Zihin böyledir. Mantıken, sevgi ve nefret zıttır, çelişkilidir fakat varoluşsal olarak öyle değildir. Sevgi hiçbir engelle karşılaşmaksızın kolayca nefrete dönüşebilir. Nefret, hiçbir engele çarpmadan birbirine karışan dalgalar gibi sevgiye dönüşebilir.
"Aşk hiç de sizin söylediğiniz basit sempati veya bazen derin olabilen sevgi değildir. ○ büsbütün başka, bizim tahlil edemediğimiz öyle bir histir ki, nereden geldiğini bilmediğimiz gibi, günün birinde nereye kaçıp gittiğini de bilmeyiz.
“Karanlığı öğrendim anne. Alacakaranlığı. Tam karanık olmasa da, alacakararılık çok kötü bir şey. İnsan oraya buraya çarpıyor. Şimdi karanlığı öğreniyorum, zifiri karanlığı… Bu gece biri bana, ‘Tam karanlığı bilmeyenler, dünyayı aydınlatacak bir ışığın da ne olduğunu bilmezler, bunu aramazlar,’ dedi.”