#okudumbitti
YAZAR: PEDRO SİMÓN
YAYIN: İNKILAP KİTABEVİ
ÇEVİRİ: NERGİS GÜRCİHAN
Herkese merhabalar bugün Pedro Simón'un kaleme aldığı Nankörler kitabıyla geldim. Kitabımız ilk bakışta bir büyüme hikâyesi gibi görünse de satır aralarında annelik, fedakârlık, sevgi ve zamanın geri döndürülemez etkileri üzerine derin bir anlatı sunuyor.
Romanın merkezinde, öğretmenlik görevi nedeniyle sürekli farklı yerlere taşınmak zorunda kalan Mercedes ve oğlu Curro yer alıyor. Curro'nun çocukluk yıllarından başlayıp yetişkinliğine uzanan yolculuğunu okurken yalnızca onun değişimine değil, bir annenin yıllar boyunca verdiği görünmez mücadeleye de tanıklık ediyoruz.
Kitabın en güçlü yanı, karakterlerini kusursuz insanlar olarak sunmaması. Mercedes'in aldığı kararlar, Curro'nun yaşadığı kırgınlıklar ve hayatlarına giren insanların bıraktığı izler hikâyeyi son derece gerçek kılıyor. Bu nedenle okurken bazen Curro'nun yanında yer alıyor, bazen de Mercedes'in sessizce taşıdığı yükü hissediyorsunuz.
Yazar, büyük olaylardan çok duyguların izini sürüyor. Çocukluk anılarının sıcaklığı, yıllar içinde oluşan kırgınlıklar, özlemler ve geç fark edilen gerçekler romanın her sayfasına sinmiş durumda. Özellikle anne-oğul ilişkisi üzerinden anlatılan sevgi ve fedakârlık, hikâyenin duygusal gücünü daha da artırıyor.
Nankörler bana, insanların birbirlerini en çok sevdikleri halde bazen en derin yaraları da birbirlerine açabildiklerini hatırlattı. Geçmişe dönüp baktığımızda bazı fedakârlıkları çok geç fark ettiğimizi, bazı teşekkürleri ise söylemek için geç kaldığımızı düşündüren bir roman oldu.
Duygusal yönü güçlü, karakter odaklı ve aile ilişkilerini tüm gerçekliğiyle anlatan romanları sevenler için etkileyici ve unutulmayacak bir okuma deneyimi.
#ALINTILAR
Sağır birinin yaşadığı sessizlik