Sevgi
Puan vermedi
Nihal e duydukları şeyi erkek oldukları ve hormonları olduğu için şehvet ve arzu olarak anlattılar. Halbuki dümdüz sevgi işte. O kadar. Bir insanın bir insana duyduğu sevgi. Eve nihal yerine köpek alabilirlerdi. Onu da böyle sevmeye meyilleneceklerdi. Nihal olmaz da ayşe olurdu. Onu da seveceklerdi. Ayşe değil hakan olurdu. Onu da daha az hormonal düşünüp yine seveceklerdi.
Bizim Büyük ÇaresizliğimizBarış Bıçakçı · İletişim Yayınevi · 202010bin okunma
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 13:18
*Yaşayan iki annenin biricik yetim kızıydım.. *Ben Arminuta’ydım, yani geri verilen. Konuştuğum dil başka bir dildi ve kime ait olduğumu bilmiyordum. 13 yaşındaki bir kız sevgi dolu,kitaplarla çevrili güvenli dünyasından koparılır ve hiç tanımadığı bir gerçekliğe, beş çocuklu öz ailesinin yanına bırakılır. Bu geri verilişin nedenleri ondan sır gibi saklanır. Terk edilişin acısını, aidiyet arayışını ve ayakta kalmanın kırılgan dengesini anlatan derin ve sarsıcı bir roman.
Geri Verilen KızDonatella Di Pietrantonio · Domingo Yayınevi · 20254,052 okunma
Reklam
SA KRALLIĞININ ( SABANCILAR) KARANLIK YÜZÜ
Puan vermedi·240 syf.··
2026 90. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 11:22
Açıkçası Adana'da Piç OlmakAdana'da Piç Olmak kitabını elime aldığımda bu kadar şaşıracağımı düşünmemiştim. Dışarıdan bakınca herkesin gıpta ettiği, masallardaki gibi bir hayat yaşıyor sandığımız bir ailenin içinde neler yaşanmış neler...inanılmaz! Miras kavgaları, dışlanmalar, ötekileştirmeler, "piç" ilan edilmeler... Bazen bir anı kitabı okuduğumu unutup adeta bir Türk filmi izliyormuş gibi hissettim. En çok da para ve miras uğruna insanların ne kadar gözünü karartabildiğini görmek rahatsız etti beni. Pis oyunlar, hesaplar, yokedilen hayatlar... Sayfalar boyunca para hırsının insanları ne hale getirebildiğine tanık oluyorsunuz. Merak uyandıran, şaşırtan, zaman zaman öfkelendiren ama en çok da insanın içini burkan kendi tabirleiryle öteki Sabancı Sevgi SabancıSevgi Sabancı nın kaleme aldığı bir anı kitabını üzüntüyle bitirmiş oldum.
Edebiyat
Adana'da Piç OlmakSevgi Sabancı · Köknar Kitap · 2023163 okunma
Puan vermedi
Bazı kitaplar vardır, sayfa sayısı azdır ama bıraktığı etki yıllarca akılda kalır. Küçük Prens benim için tam olarak öyle bir kitaptı. İlk bakınca çocuklara yazılmış gibi görünse de satır aralarında büyüklere söylenmiş o kadar çok şey var ki... Özellikle insanların büyüdükçe kaybettiği bazı duyguları ve bakış açılarını çok sade ama etkili bir şekilde anlatıyor. Hikâye ilerledikçe kendimi sık sık durup düşünürken buldum. En sevdiğim tarafı ise kimseye ders vermeye çalışmadan insanın kalbine dokunabilmesi oldu. Kısa sürede biten ama bittikten sonra uzun süre akılda kalan, farklı yaşlarda tekrar okununca farklı şeyler hissettiren nadir kitaplardan biri bence. Ben okurken hem gülümsedim hem de biraz hüzünlendim.
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025279,7bin okunma
10/10
·196 syf.·
2026 35. kitabı
Manga okumayı pek sevmem aslında. Ama bu yazarın mangaları, seçtiği konular çok tatlı. Severek okuyorum her kitabını. . Genç bir erkeğin kırsaldan Tokyo 'ya kaçması ile başlıyor kitap. Hayatta kalma çabası, iş ve kalacak yer bulma uğraşı.. Sonrasında ise özel bir gücün peşine düşer. Bu araştırma yolunun bir kızla kesişmesini sağlar. Böylece kitabın akışı da bambaşka bir hal alır.. Hodaka ve Hina.. Gizem, biraz hüzün, biraz umut ve sevgi... . Sempatik bir çizgi roman. Kitap adına bakınca çok romantik bşr konu bekliyordum ama bambaşka sebepten bu isim verilmiş. Konu ile oldukça uyumlu. Bu kitap serinin ilk kitabı. 2tane devam kitabı var görünüyor. Sırayla okuyacağım, sonu nereye varacak çok merak ediyorum. Bu tarzı sevenlere tavsiyemdir. Tatlı bir konusu ve hoş çizimleri var.
Seninle Bir İklim - 1. CiltMakoto Shinkai · Gerekli Şeyler Yayıncılık · 2020481 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2026 48. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 12:41
#okudumbitti YAZAR: PEDRO SİMÓN YAYIN: İNKILAP KİTABEVİ ÇEVİRİ: NERGİS GÜRCİHAN Herkese merhabalar bugün Pedro Simón'un kaleme aldığı Nankörler kitabıyla geldim. Kitabımız ilk bakışta bir büyüme hikâyesi gibi görünse de satır aralarında annelik, fedakârlık, sevgi ve zamanın geri döndürülemez etkileri üzerine derin bir anlatı sunuyor. Romanın merkezinde, öğretmenlik görevi nedeniyle sürekli farklı yerlere taşınmak zorunda kalan Mercedes ve oğlu Curro yer alıyor. Curro'nun çocukluk yıllarından başlayıp yetişkinliğine uzanan yolculuğunu okurken yalnızca onun değişimine değil, bir annenin yıllar boyunca verdiği görünmez mücadeleye de tanıklık ediyoruz. Kitabın en güçlü yanı, karakterlerini kusursuz insanlar olarak sunmaması. Mercedes'in aldığı kararlar, Curro'nun yaşadığı kırgınlıklar ve hayatlarına giren insanların bıraktığı izler hikâyeyi son derece gerçek kılıyor. Bu nedenle okurken bazen Curro'nun yanında yer alıyor, bazen de Mercedes'in sessizce taşıdığı yükü hissediyorsunuz. Yazar, büyük olaylardan çok duyguların izini sürüyor. Çocukluk anılarının sıcaklığı, yıllar içinde oluşan kırgınlıklar, özlemler ve geç fark edilen gerçekler romanın her sayfasına sinmiş durumda. Özellikle anne-oğul ilişkisi üzerinden anlatılan sevgi ve fedakârlık, hikâyenin duygusal gücünü daha da artırıyor. Nankörler bana, insanların birbirlerini en çok sevdikleri halde bazen en derin yaraları da birbirlerine açabildiklerini hatırlattı. Geçmişe dönüp baktığımızda bazı fedakârlıkları çok geç fark ettiğimizi, bazı teşekkürleri ise söylemek için geç kaldığımızı düşündüren bir roman oldu. Duygusal yönü güçlü, karakter odaklı ve aile ilişkilerini tüm gerçekliğiyle anlatan romanları sevenler için etkileyici ve unutulmayacak bir okuma deneyimi. #ALINTILAR Sağır birinin yaşadığı sessizlik
NankörlerPedro Simón · İnkılâp Kitabevi · 202611 okunma
Reklam
Reklam