Puan vermedi
Hüseyin rahmi Gürpınar şıpsevdi kitabında der ki ,sevgililerden biri diğerinden bıkıp da artık yeter dediği zaman bu gınaya rağmen sevişmede ısrarcı olmak uygun halmidir?Düzcesi yüzsüzlükten ve arsızlıktan başka bir şey değildir. -Bu ifadede Hüseyin Rahmi, ilişkilerdeki rızaya, saygıya ve inceliğe dair oldukça net bir duruş sergiliyor. “Şıpsevdi” romanı mizahi ve eleştirel diliyle, toplumsal davranışları yer yer keskin bir şekilde hicveder. Burada da aşkın ya da sevginin, karşılıklı hissiyatla anlam kazandığını vurguluyor. Bir tarafın artık yorulduğunu, uzaklaşmak istediğini dile getirmesi—“yeter” demesi—duygusal sınırın çizildiği andır. Gürpınar’ın mesajı özünde şu: • Sevgide ısrar, şefkatle ve karşılıklılıkla anlamlıdır. • Bir taraf rahatsızlık duyuyorsa ve bu açıkça ifade edilmişse, buna rağmen duygusal veya fiziksel yakınlıkta diretmek saygısızlıktır. • Bu tutum “yüzsüzlük ve arsızlık” olarak nitelendirilerek, hem etik hem edebi bir eleştiri içerir. -Bu cümle aynı zamanda Gürpınar’ın dönemindeki toplumsal ilişkileri sorgulayan tavrının da güzel bir örneğidir. Aşkı, sadece coşku değil; aynı zamanda nezaket, sınır tanıma ve edep olarak tarif eder. Ne dersiniz?
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Özgür Yayınları · 20143,422 okunma
7/10
·768 syf.··
2025 47. kitabı
Herakleitos; Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.” demiş. Zaman, mekan ve olgular değişim gösterebilir. Kişilikler ise ortamdan ortama değişir, geldiği yerin evvelini unutursa orada değişim yoktur, kişinin kişiliğinde eksiklik ve başkalarının sözleriyle hareket etme vardır.. Türk düşünce hayatını bir bina olarak görürsek bu bina için her bir tuğla koymuş ilim(bilim) adamının bir payının oldığu gerçektir. Yalçın Küçük Hoca aydın olarak belirttiği düşünen insanların tarihini Osmanlı'nın gerileme döneminden başlatmış olması İmparatorluğu kurtarmak için 3. Selim'in başlattığı Nizam-ı Cedid, yani Yeni Düzen anlamını taşıyan sistemi Osmanlı Devleti'nde kanayan yara haline gelmiş, müsterih, baldırı çıplak, askeri nizam ile ilişiği olmayan, haydut, erazil, faiz yiyen, savaş meydanından kaçan zavallı bir görünüme sahip bir yapıda olan zihniyeti değiştirmek için kurduğu düzenin adıdır ve bu değişim askerin ıslahına ve yenileştirilmesine karşılık geliyordu. Her değişim fen dünyasında, sanat dünyasında, askeri dünyada eskiler tarafından iyi görülmez ve buna karşı bir cephe almak için tutucu tavır sergilemekten kaçınmazdır. Osmanlı Devlet Aklı gerileme ile elinde bulundurduğu gücün gitmesini istememektedir. Bu gerilemenin ise ordudan dolayı olduğunu düşünmeleri, girilen savaşlarda seyfiye( askeri) sınıfı ve kalemiye ( bürokrasi, diploması) sınıfı erbabından kimselerin lahiyaları ile rapor haline getirilerek Sultan'a arz ediliyordu. Ordu'nun kötü halde olması eskinin artık işlevselliğini kaybettiğini yeni bir düzenin (nizamın) gelmesi kaçınılmaz olarak görüldü. Türk devlet aklında halk-ordu= devlet demek olduğu Türk ananesinde bilinmekteydi. 3. Selim Han Hazretleri'nin kurmak istediği düzen Nizam-ı Cedid yeniçeri ve gücü bırakmak istemeyen seyfiye, kalemiye ve ilmiye sınıfları
Aydın Üzerine Tezler 5Yalçın Küçük · Tekin Yayınevi · 199729 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
ᘛ~SAVUNMA SANATLARI~ᘛ
9/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2025 29. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2025 05:38
İsmiyle müsemma,şiir sanatıyla ,hayata karşı bir savunma... ᘛ~ᘛ~ᘛ~ᘛ~ᘛ~ᘛ~ᘛ~ᘛ~ᘛ~ Furkan Çalışkan 'ın Savunma Sanatları kitabı,hayat ile başa çıkmaya çalışanlar için,hayata karşı duruş içeren dizelerden oluşuyor. Herkese uygun bir satır var sanki... Yaşamın zorluklarına karşı , şiirin bir savunma mekanizması olarak kullanıldığı fikri, kitaba ayrı bir mânâ katıyor. Şöyle geçiyor satır aralarının birinde; Dünya nasıl da büyük nasıl da kaplamış kalbimi Ne olur yardım et, katlayıp koyalım kenara Dünyanın insan kalbini doldurması kime huzur vermiş ki? Dünya ayaklarının altına serilmiş nice insan örneği görüyoruz intihar eden.. Oysa biliyoruz ve inanıyoruz ki "Gönüller ancak Allah'ı cc anmakla huzur bulur." (Rad-28) . İşte Furkan Çalışkan , bu beyitler ile, bu rahatsızlığını dile getiriyor. Dünyayı katlayıp kenara koymak ve huzura yer açmak isteğini anlatıyor. Huzura yer açmak istediği olaylara karşı da, şiiriyle bir duruş sergiliyor. Yazar, Savunma Sanatları 'nda 'savunmasız' yakalandığımız yaşam olaylarına değiniyor. Dertleşmek istediği okurlar için de;bu savunma halini , 'sorumlu olmadığımız yerden gelen yumruk'lar olarak ifade ediyor. Hayattaki bazı zor durumlar için biçilmiş bir kaftan bu cümle bana göre.. İnsanın gündelik telaşlarından, var olma kaygısından, duygularından dem vurarak ilerleyen dizeler, ısrar ve inatla bizi insan olmanın mahcubiyetine,ağırlığına götürüyor. Mesela sevgiye dair şu ifadeler enfes ; Ve içimizde taşıdığımız o kömür Yıkadıkça kirlenen korkunç bir sevgi... Frene basma, insan gitmek için yapılmıştır Senden ricam ruhum ikimizin arasında kalsın Biliyorum, yolda olan yolda kalır İkamet bitti madem, o kömür artık yansın! ••Bir nur sandığım sevgin, meğer yıkadıkça kirlenen kömürmüş. .. İkamet bitti madem kalpte,madem bu sevgide
Şiir
Savunma SanatlarıFurkan Çalışkan · Ketebe Yayınları · 2020255 okunma
10/10
·155 syf.··
2024 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2024 08:45
Dayakların en acı verici yanı içinde barındırdığı hakarettir. Bireyin anlam arayışının başarılı olması ona sadece mutluluk değil,aynı zamanda ıstırapla başa çıkma gücü de verir. Peki ya insanın anlam arayışı boşunaysa ne olur? İnsan anlam bulmaya nasıl başlar? Anlam,sadece çalışmada değil aynı zamanda sevgide de bulunabilir… 20.yüzyılın önde gelen psikiyatrlarından Vicktor E.Frankl, “İnsanın Anlam Arayışı’nda,kurucusu olduğu logoterapi’nin ilkelerini,İkinci Dünya Savaşı sırasında bir toplama kampındaki deneyimleri eşliğinde anlatmaktadır. Yaşamdan ne beklediğimizin gerçekten önemli olmadığını,asıl önemli olan şeyin yaşamın bizden ne beklediği olduğunu öğrenmemiz ve daha mutsuz insanlara öğretmemiz gerektiğini vurgulamış. Önemli olan koşullardan özgürleşme değil,koşullara karşı bir duruş alabilmektir. İnsan tamamen kendi belirlenimindedir,alalelade bir şekilde var olmaz; her zaman varoluşuna ne olacağını ve bir sonraki anda neye dönüşeceğini seçer.. Aynı şekilde her insan her an değişmekte özgürdür. İyiki okuduğum kitaplar arasında tavsiyemdir, Kitaplarla ve sevgiyle kalın.
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,5bin okunma