"Ünlü Yunan tarihci Herodot'un bir sözü var. Milattan önce 400'lerde demiş ki; Yaşamın bu kadar ağır olduğu bir dönemde ölüm insan için aranan bir sığınak haline gelmiştir. İnsanlar bu cümleden çok farklı manalar çıkarabilirler oysa benim gördüğüm tek anlam var. Çaresizlik. Çaresizlik o kadar derin bir kuyudur ki içine düşüp de çıkamayacağını anladığında onu sevmeye başlarsın. Bunu da ancak ya kendini kandırarak ya da inanarak yapabilirsin. Dinlerin bu kadar güçlü olmasının en büyük nedeni bu değil mi? İnsanlara inanabilecekleri bir fikir sunuyorlar. "
Bir günü defalarca aynı şekilde yaşamak için insanın deli olması gerekirdi ama bu gerceği ancak şimdi fark edebiliyordu. Rutin denen şey içmekte olduğu uyuşturucudan farksızdı. Huzurlu sınırların içinde kalmak beyni uyuşturmanın en garanti yoluydu.
Ölüler; öfkeli, inatcı, vahşidir. Ölüler aptaldır. Çocuklar ve kadınlar gibi kaprisli, kendini beğenmiştir. Ölüler delidir. Bir ölü bir canlıdan nefret ederse vay haline. Aşık olursa vay haline. Bir canlı bir ölüyü asagılarsa , gururunu zedelerse onurunu yaralarsa vay haline. Ölüler kıskanc ve intikamcıdır. Kimseden korkuları yoktur , hiçbir şeyden korkuları yoktur; ne dayaktan ne yaralanmaktan ne dünya kadar düsmandan.. Ecelden bile korkuları yoktur. Dişleriyle tırnaklarıyla dövüşürler sessizce bir tek aldım gerilemezler avlarını bırakmazlar asla kaçmazlar....