Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley
Aslında kitabın yazılışı bir o kadar ironik, keyifli bi anı.
Yazar Mary Shelley, eşi Percy Bysshe Shelley ile 1816'da İsviçre'ye gidiyor. Ve bu sayede Lord Byron'a komşu oluyorlar.
Byron; İngiliz şair ve romantizm akımının önde gelen simalarındandı. İtalya'da kaldığı süre boyunca sık sık arkadaşı ve şair meslektaşı Percy Bysshe Shelley'i ziyaret ederdi. Hayatının ilerleyen dönemlerinde Byron, Yunanlıların kendisine halk kahramanı olarak saygı duyduğu Osmanlı İmparatorluğu'na karşı savaşmak için Yunan Bağımsızlık Savaşı'na katıldı.
Bu dipnottan sonra anımıza dönecek olursak.. Çok yağmurlu bir yazmış, bu yağışlar öylesine uzun sürermiş ki yazar evden başını çıkaramıyormuş.
İşte tam da böyle bir günde konu hayalet öykülerinden açılıyor.
Lord Byron, "Hepimiz birer hayalet hikâyesi yazalım." teklifinde bulunuyor.
John William Polidori, Percy Shelley, Lord Byron ve Mary Shelley'nin oluşturduğu bu dörtlü hemen işe girişiyorlar.
Hatta eklemeden edemeyeceğim, vampirlerden bahseden bilinen ilk edebi eser olan "The Vampyre" - John William Polidori bu yarış sayesinde doğuyor.
Mary, ne yazacağını düşünmeye başlıyor ve bununla ilgili şunları diyor; " Bir hikâye düşünmeye başladım; bizi bu işe teşvik edenlere emsal olacak bir hikâye. Tabiatımızın gizemli korkularına seslenecek, dehşetten insanın nefesini kesecek bir hikâye; öyle ki okur çevresine bakmaktan ürkütsün, kanı donsun, kalp atışları hızlansın. Bunları başaramayacağım takdirde hayalet hikâyem adına layık olmayacaktı. "
Ve ard arda geçen hemen sonraki günlerin birinin karanlık gecesinde bi rüya görür.
" Orada hayalet gibi bir adamın yattığını, sonra güçlü bir motorun çalışmasıyla yaşam belirtileri sergilediğini, huzursuz, yarı canlı halde kıpırdadığını gördüm. Korkutucuydu şüphesiz; zira herhangi bir