Puan vermedi·24 syf.··
2026 85. kitabı
KÜÇÜK PASTACI LİLA . Sıcacık görselleri ve miniklerin anlayabileceği bir anlatım ile #küçükpastacılila bizimle. Küçük Lila, okuldan her geldiğinde sütünü alıp pencerenin kenarına oturuyormuş. Her gün ama her gün hiç sıkılmadan bunu yaparken yüzü de her daim gülümsüyormuş. Bu gülümsemeler büyük pastacıyı mutlu ettiği kadar düşündürüyormuş da. Bir gün dayanamayıp küçük Lila'ya bunun sebebini sorduğunda aldığı cevap ise tam bir erime. Lila'nın Pastacıdan istediği tek bir şey vardır ki; sıcacık bir yuva ve sevgiyle bu hayaller sonsuza kadar neşeleri olur. Miniklere sevgi ile her şeyi yapabileceklerini, pes etmemelerini ve boş bir şapkanın içinden hiçbir zaman tavşan çıkamayacağını; fakat en önemlisi ne olursa olsun ailelerinin çocuklarının yanında olup onları sevdiğini anlatan sıcacık bir okuma. Görselleri çizgi film misali sayfa sayfa akarken, alın çocuğunuzu yanınıza, sımsıkı sarılarak hem okuyup hem konuşun birlikte. Hepinize çok iyi gelecek eminim. Keyifle . .
Küçük Pastacı LilaRana Urgunlu Sır · Kara Karga Yayınları · 20246 okunma
İnceleme yazısı Can'ım Tenimden Ayrıldı- Ebru Asya
10/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Ares Kitap tarafından ikinci baskısı yayımlanan “Can’ım Tenimden Ayrıldı,” adlı eser, iki yüz sayfadan oluşmaktadır. Yazar ve şair, Ali Haydar Koyun’un altıncı kitabıdır. Kitapta kırk beş anlatı vardır. Metinler genel yapı itibariyle birkaç sayfadan oluşmuştur. Her bölümün başlangıç sayfasında okuru anlatıya hazırlayan lirik geçişler bulunur. Bu geçişler anlatının duygusal eşiğini belirlerken aynı zamanda epigraf işlevi görür. Kitabın içeriğine dair bölümde yazar, eseri kaleme alma gerekçesini açıklamaktadır. Geride yazılı bir eser bırakmamış olsa da can dostum dediği Yücel Doğanşahin’in yazılmaya değer bir hayat sürdüğünü vurgular. Bu kitabı yirmi altı yıllık hatıraların vefa nişanesi olarak okura sunar. Bir kayıp üzerinden duygu paylaşımının yapıldığı metinlerde yazar, süslü anlatımlardan kaçınmıştır. Okurla sohbet ediyormuş gibi kurduğu içten dil sayesinde kitabı herkesin kolayca anlayabileceği ve içselleştirebileceği bir zemine taşımıştır. Ancak bu sadelik anlatımın şiirsel yönünü gölgede bırakmamıştır. Bazı cümleler şiirsel mısralar inceliğinde sayfalara süzülmüştür. Yalınlık içinde derinlik barındıran bu üslup, esere duygusal bir zarafet kazandırmıştır. Yürüme engelli Yücel Doğanşahin’in hayatına adanan Can’ım Tenimden Ayrıldı adlı eser biyografik ve tanıklık temelli bir kitaptır. İçerikte; anılar, mektuplar, günlükler, dost duygular adı altında yapılan yorumlar ve taziye mesajları yer almaktadır. Acı, burukluk, boşluk, çaresizlik, dostluk, düşler, fedakârlık, karanlık, ölüm, özlem, sancı, sevgi, sonbahar, vicdan, yara, yas gibi temalar işlenerek, yer yer Ali Tura, Ahmet Arif, Benjamin Franklin, Cemal Süreya, Charles Bukowski, Konfüçyus, Mevlâna, Osho, Paul Carson, Publilius Cyrus, Şükrü Erbaş, Tuncel Kurtiz, Yusuf Hayaloğlu gibi yazar- şair ve düşünürlerden
Can'ım Tenimden AyrıldıAli Haydar Koyun · Ares Kitap · 20222 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·198 syf.·
2026 295. kitabı
Livaneli'nin Serenad kitabında yer alan Nadia Yahudiydi. Yine Livaneli'nin Huzursuzluk kitabındaki Meleknaz bir Ezidi kızıydı. Bülbülü öldürmek kitabında yer alan Tom Robinson siyahi bir insandı ve son olarak Çizgili Pijamalı Çocuk kitabında yer alan Shmuel yine bir Yahudi çocuktu. Farklı kitaplarda yer alıp her biri yüreğimize dokunmayı başarabilen bu karakterlerin hepsinin ortak bir özellikleri vardı: ya sevdiklerinden ayrı düştüler, ya da öldüler... Peki bu insanların suçları neydi? Sadece ve sadece onlara zulmedenlerden farklı bir ırka mensup olmalarıydı... Henüz çok uzak değil şunun şurasında 70-80 yıl önce medeni! olarak nitelendirilen Avrupa'nın göbeğinde yer alan Auschwitz toplama kampı bir diğer adıyla ölüm! kampında yaşanılanlarla birlikte yazar bize o döneme ait etkileyici ve hüzünlü bir hikaye sunmuş. Babası Hitler'in Almanya'sında komutan olan Bruno, babasının görevi nedeniyle ailesiyle birlikte Auschwitz'e yerleşiyor. Yalnız kalan ve hiç arkadaşı olmayan 9 yaşındaki Bruno, yeni şeyler keşfetmek ve yalnızlığına bir nebze çözüm bulma umuduyla evinden çıkıyor ve evinin karşısında yer alan tel örgüler doğrultusunda yürümeye başlıyor. Bu yürüyüşün bir noktasında tel örgülerin diğer tarafında kendisi gibi 9 yaşında olan Shmuel ile karşılaşıyor ve arkadaş oluyorlar. İlerleyen günlerde Bruno hergün ailesinden gizli bir şekilde aynı yere arkadaşıyla buluşmaya gidiyor. Birbirlerini çok seven, sürekli sohbet eden ve tel örgülerin ayırdığı bu çocuklar birlikte oyun oynayabilmek ve daha çok birlikte vakit geçirmek istiyorlar. Bir gün Bruno arkadaşının giyindiği çizgili pijamalardan giyinip, arkadaşının da yardımıyla asla girmemesi gereken tel örgülerin çevirdiği alana giriyor... bundan sonrasını kitaptan okumak daha iyi olacaktır. Kitabın o kadar çocuksu nitelikte
İnceleme
Çizgili Pijamalı ÇocukJohn Boyne · Tudem Yayınları · 202150,6bin okunma
Çocuklar mı sahipsiz, yoksa insanlık mı?
9/10
·208 syf.·
2026 70. kitabı
✯Bellisperennis✯ Ülkenin ve toplumun kanayan yaralarını, zaman zaman argo ifadeler olsa dâhi öylesine etkileyici anlatıyorsun ki, Günday’a duyduğum hayranlığa bir de zekâsına ve kalemine duyduğum hayranlık eklendi. Bu kitap aslında dünyanın dört bir yanında karanlığa terk edilmiş, derin kuyulara düşmüş; çıkabilmek için binbir türlü eziyet yaşamış ve tüm bu acıların karşısında geleceğe dair umutlarını yitirmiş çocukların hikâyesini anlatıyor. Kısa kısa öykülerden oluşsa da hepsinin ortak noktası, toplum olarak görmek istemediğimiz ya da görmezden geldiğimiz çocuklar. Her hikâye insanın içine işliyor, düşündürüyor ve vicdanıyla yüzleştiriyor. Bu yüzden bu kitabı herkesin mutlaka okumasını tavsiye ederim. Belki o zaman etrafımızda olup bitenlere biraz daha duyarlı bakmayı öğreniriz. Konu Hakan Günday olunca tavsiyelerimin ardı arkası kesilmiyor. Bu kez, çok kıymetli bir hocama kitabı önerip onunla birlikte okumak ve üzerine ortak bir inceleme hazırlamak benim için büyük bir mutluluktu. Okuma serüvenine eşlik eden bu paylaşımın ardından şimdi sözü hocama bırakıyorum. Mahsun Evet bir eserin daha sonuna geldik. Hakan Günday ilk tanışmam değil belki ama kendisini,kalemini takdir ettiğim hatta biraz daha ileri gideyim çok sevdiğim eseri Derz oldu.Derz;insanların karanlık taraflarını anlatan sıradışı bir yapıt olarak karşıma çıkmakla beraber, hikaylerde anlatılan kahramanların kusursuz olmayışları içimizden biri gibi lanse edilmesi ve bunu yaparken kullandığı sert ve yer yer argo dilini mükemmel bir uyumla harmanlanması eserin en sevdiğim özelliği oldu.Ve eserin en sevdiğim yanıda toplumsal eleştiriyi yaparken takındığı tavır ve kullandığı dil oldu.(Bir ara acaba Aziz Nesin'mi okuyorum diye düşünmedim değil )Bana kitabı öneren ve birlikte okuma şerefine nail olduğum Melda
DerzHakan Günday · Doğan Kitap · 02,230 okunma
Hayatımızı gerçekten yaşanır kılan şey nedir?
7/10
·296 syf.··
2026 42. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 10:23
Yaşam ile ölümün kıyısında, sonsuz olasılıklarla dolu bir kapıyı aralamak ister misiniz? Hayatımızda verdiğimiz küçük ya da büyük kararların, seçmediğimiz yolların bizi nereye götüreceğini kaç kez düşündük? Başkahraman Nora Seed; kedisini kaybetmiş, işinden kovulmuş, ilişkileri çıkmaza girmiş ve hayata dair tüm bağlarını yitirmiş hissettiği bir dönüm noktasındadır. Aldığı üst üste kötü kararların yükü altında ezilen Nora, yaşamına son vermeye karar verdiğinde kendisini zamanın akmadığı, gece yarısında sabitlenmiş devasa bir kütüphanede bulur. Bu kütüphane, Nora’ya yaşayabileceği tüm alternatif hayatları deneme şansı sunar. Nora, kütüphanedeki raflar arasında gezinirken aslında kendi pişmanlıklarıyla yüzleşir. Mutluluk sadece "mükemmel" sandığımız seçimlerde mi gizlidir? Hayatımızı gerçekten yaşanır kılan şey nedir? Seçmediğimiz yollar, elimizdekilerden gerçekten daha mı güzel? Gece Yarısı Kütüphanesi, sadece Nora'nın değil, kendi hayatının "keşke"leri arasında kaybolmuş herkesin kendinden bir parça bulabileceği bir kitap. Umut, yaşama sevinci, pişmanlıklar, kaygılar, sevgi, dostluk ve çok daha fazlası var bu kitapta. Eğer şu sıralar hayatın ritmini kaçırdığınızı düşünüyor ve bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız, bu kitaba mutlaka şans vermelisiniz. Kitapla, umutla ve sevgiyle kalın.
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 18. kitabı
İnsan sevgiyle yaşar... Kitabın ana teması bence sevgi, merhamet ve inanç. Vurgulanan değerler, gerçek mutluluğun maddi şeylerde değil, insanlar arasındaki saf sevgide var olduğu, maddiyatın anlamsızlığı ve ölüm karşısında her şeyin boş olduğu, affetmenin erdemi , intikam almak yerine sabretmenin gerçek huzura kavuşturduğu, sade yaşam ve manevi arınmadır. Hikayeler kısa fakat anlamları derin, sade anlaşılır bir dille anlatılmış, yaşadığımız hayata rehber niteliğinde bir kitap. Bence her yaştan insanın kesinlikle okuması gereken bir kitap. Hatta bir kez değil , ara ara okunup hatırlanmalı. Tolstoy, sevgiye çok inanmış; ben de inanıyorum , dünyayı kurtarsa kurtarsa ancak sevgi kurtarır. İyi okumalar dilerim.
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234,2bin okunma