Gerçek yol arkadaşlarımızı yitirmişiz. Üstelik, henüz iş işten geçmeden, doğru soruyu, esas soruyu da sormamışız onlara. Onların yanındayken bilememişiz. Yitik insan. Zaten her zaman geç kalmaz mıyız? Bütün bunlar artık beş para etmeyen son pişmanlıklardır.
Bir zamanlar sıradan, değerli, bazen de ürkütücü bir halde biraktigimiz yaşam yaşamın ve varlıkların ve onlarla birlikte nesnelerin de, her seferinde biraz daha içimizde yumuşadıklarını, Büzüştüklerini görürüz.