7/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 87. kitabı
Kitap adı: Yine De Sevdik Yazar adı : Miraç Çağrı Aktaş Sayfa sayısı :160 Kitap türü: Deneme// Hayattan kısa kesitler Kitabın ana teması, sevgi ve sevmek ile ilgili gibi gözükse de değil, kitabın ana teması "Keşkelerimiz" bana göre. Yazar kendi hayatından örnekler vererek konuya gayet güzel vakıf olmuş. Aynı yazarın okumuş olduğum bu ikinci kitabı "Okurken, iç sesinizle sohbet ettiğinizi düşünürseniz şaşırmayın" Kitapta kısaca her türlü sevgi ve sevdaya değinmiş, bu ister yar, ister ana, ister baba ister dede ve arkadaş, dost olsun. Çocukluğunu yaşayamadığından dem vurmuş ve buna karşılık güzel hayaller kuracağından bahsetmiş yazar. Sevdiği ve değer verdiği insanların ihaneti o kadar sarsmış ki, neredeyse en çok "yaşattığını yaşamadan ölme" cümlesini okuyorsunuz kitabın sayfalarında. *"Papatyalar çok narin ama dikenli güller için onları ezip geçtiniz" * Bazen sorgularız değer verdik de ne oldu? Kısaca bu kitapta da karşılaşıyorsunuz aynı ifade ve durumlarla. *** "Her şeyi bilmenize gerek yok, üzmeyin birinin acı çekmesine neden olmayın yeter" Yazar İnsanın en üzüntülü anlarında, genelde söylenen kelimeler, "unutursun ya da alışırsın", olduğundan dem vurmuş. Sanırım bu durum bizim kültürümüze has bir durum. ***"Sizi olduğu gibi kabul edip seven insanları sevin, kendi menfaatleri için sizi değiştirmeye çalışan insanlardan ise uzak durun" ***"Bahanelere sığınıp sizi ihmal edenler değil, size zaman yaratanlar olsun yanınızda,diyor yazar son olarak. Bu kadar spoiler yeterli. Kitabı beğendim, kesinlikle tavsiye ediyorum. Not:" Keşkelere o kadar çok güçlü sarılıyoruz ki, yeri geliyor onlarla saklanıp hayatın en güzel anlarını kaçırıyoruz" Aylin Özgür
Yine de SevdikMiraç Çağrı Aktaş · Olimpos Yayınları · 20184,494 okunma
Otomatik Portakal
8/10
·172 syf.··
2026 8. kitabı
"Bir insanı makineleştirebilir misiniz? İçindeki kötülüğü zorla söküp aldığınızda, geriye kalan şey gerçekten 'iyi' bir insan mıdır, yoksa sadece kurulmuş bir otomatik portakal mı? Anthony Burgess, Alex’in hikayesi üzerinden bizi adalet, özgür irade ve devlet kontrolü üzerine öyle bir düşünmeye zorluyor ki, kitabı bitirdiğinizde kendinizi uzun süre duvara bakarken bulabiliyorsunuz. Distopya sevin ya da sevmeyin, bu sarsıcı klasiğe mutlaka hayatınızda bir kez şans vermelisiniz. Soruyorum size: Sizce insan bilerek kötüyü seçebiliyorsa mı insandır?
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·96 syf.··
2026 2. kitabı
eğer uzun süredir edebiyatın içindeysen koş vuonga sarıl, sancılı bir süreç olacak ama ne demiş ekşideki bir eleman: ellerindeki yaraları sevenden zarar gelmez, el ve kalplerinizdeki yaralarınızı sevin. Bu adam size nurtopu gibi bir yara bırakmak için vietnam-amerika köprüsünden bildiriyor. hem kitabı, hem sizde uyandıracaklarını seviniz kisaca, öptüm
Gece Göğünde Çıkış YaralarıOcean Vuong · Harfa Yayınları · 2022263 okunma
8/10
·494 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
Klassik Türk ədəbiyyatında iz qoymuş realist yazar Orxan Kamalın Yad Qızı romanını oxuyub bitirdim. Əsər Nazan adlı sadəlövh bir gənc xanımın acınacaqlı həyat hekayəsindən bəhs olunur. Yazar öz əsərində reallığın ən acı yönlərini, həyatın zəif xislətlilərə qarşı tətbiq etdiyi əzici gücü və mühitin onlar üzərindəki böyük təsirini olduqca aydın şəkildə nümunələndirir. Müəllif öz əsərində vurğulamağa çalışır ki, insan hər cür çətinliklərə və hər növ mühitə düşə bilər, ancaq yaşananların və ətraf-mühitin onun üzərindəki təsirində isə, həmin insanın öz xarakteri böyük rol oynayır. İnsan, ona yönələn zərbələr qarşısında zəiflik göstərdikcə, hər keçən gün bu zərbələrin həcmi də böyümüş olur. Odur ki həyat, qaynanası Həcər tərəfindən ailəsi dağıdılan fağır Nazanı, ağlına belə gətirmədiyi saysız çirkinliklərin içərisinə yuvarlayır. Halbuki Nazan, güclü bir iradə sərgiləyərək həyatını tamam fərqli bir yöndə də inşa edə bilərdi.((( Nazan xarakteri məni həm üzdü həm çox əsəbləşdirdi. Bir qadın necə key, sadəlöv olar.? öz həyatında heç bir söz haqqı olmayan qadının başına gələn hər şey öz sakitliyi və hər şeyə "hə" deməsinə görə olur. Bir növ qarşısına qoyulan hər şeylə razılaşan Nazan ona biçilən həyatı yaşayır.Taleyi ilə barışır və bütün olanlara alın yazısı kimi baxır. SPOİLER: Nazan təhsilsiz, evinə, yoldaşına, oğluna və ən əsası zamanın qayda-qanunlarına, ədalətsiz cəmiyyətin qanunlarına tabe bir insandır. Vəkil yoldaşı Məzhəri çox sevsə də, qayınanasının qorxusu ucbatından sevgisini göstərməkdən çəkinir. Gün ərzində yalnız qulluqçu kimi ev işlərini Nazan zamanla ərinin özündən uzaqlaşmasına səbəb olur. Məzhər, yoldaşının bu halını görür və klub qadını olan Jaləyə könül verir. Jalə yüngül əxlaqlı qadın olsa da, Nazanın halına acıyır və onun evdən qovulmasına səbəb olan
Yad QızıOrhan Kemal · Qanun Nəşriyyatı · 200915,2bin okunma
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Aslen Avukat olan yazarımız Zekeriya Çetin kaleminden, toplamda 147 sayfalık duygu yüklü bir içerik bizimle. İki yıl önce yazarımızın kalemiyle "Uzun Zaman Önce" eserini okurken tanışmıştım ve severek okumuştum ama bu eseri daha bir başka demeden geçemeyeceğim. #kitababaşlarken O gecede, sıradanlığın kılığında koca bir keder gizliydi. Hiçbirimiz anlamadık. Köpekler ulumadı, gökyüzü kırmızıya bürünmedi, içimize kötü hisler çöreklenmedi. Her şey normal akışında sandık. Değilmiş meğer......... Sayfaları çevirdikçe hüzünlenmemek elde değil. Şuan bunları yazarken dahi tüylerim ürperdi. Ülkece zihnimizden asla silinmeyecek olan, dilimizin söylemeye varmadığı "Asrın Felaketi" 6 Şubat depreminde yaşananlar gözümüzün önünde canlanıyor. Yazarımız her ne kadar romanda anlatılan kişilerin ve olayların kurgusal olduğunu belirtse de gerçek hayatın izlerini taşıdığı için, hatta belki şahit olmadığımız bazı hayatların ta kendisi olduğunu düşünürsek kurgu kısmı devreden çıkıyor. Depremin sabahında teyze oğluna ulaşamayan karakterimiz bir umut apar topar Hatay'a gider. Enkaz başında kuzenine ulaşmayı beklerken Ali ile tanışır. Ali çocukken Irak_İran savaşında ailesini, sevdiklerini kaybetmiş ve Türkiye'ye sığınmış. Yıllar sonra sevdiği kadınla evlenip yuva kurmuş. Ama şimdi sevdiği kadın ve evladı enkaz altındadır. Ali yine bir umut bekleyiş içindedir. 6 Şubat depremini hatırlayarak tüylerim ürperirken bir de Ali'nin anlattıklarını okurken kelimeler boğazıma dizildi desem yeridir. Kitap ilk sayfadan itibaren duygu yüklü ve ders çıkarılacak nitelikte. Yaşama şükretmek, doğal afetin önüne geçememek, savaşların acımasız yüzü ve geride bıraktıkları, vatansızlık duygusu, umutlu bekleyişin belirsizliği, her anın son an olabilecek hissine kapılmak ve daha bir çok duygu iç içe yer
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026102 okunma
Genç Bir Şaire Mektuplar
9/10
·56 syf.··
2026 80. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 15:39
Rainer Maria Rilke'nin, genç şair Franz Xaver Kappus’a yol göstermek amacıyla kaleme aldığı on mektuptan oluşan bu eser, okuma tempomu alışılmışın dışına çıkaran, her cümlesini sindirerek ilerlediğim kitaplardan biri oldu. Rilke’nin sanat ve sanatçıyı tanımlarken sunduğu insani tekamül noktaları,benim için çarpıcı noktaların başında yer alıyor . En büyük sanatçının Tanrı, yaratılan en yetkin sanat eserinin ise insan olduğu düşüncesinden hareketle; bu "sanatın" en saf ve en gerçek haliyle yaşatılması gerekliliğini fazlasıyla hissettirdi(insanca yaşamak) . Kitap, hem bir sanatçıya öğütler veriyor hem de bir insan olarak nasıl var olunması gerektiğine dair derin bir perspektif sunuyor. Rilke’nin felsefi dokunuşunu en iyi özetleyen şu satırlar, yalnızlığın bir zayıflık değil, aksine bir büyüme alanı olduğunu vurguluyor: "İşte bu nedenle sevgili beyefendi, yalnızlığınızı sevin ve size verdiği acılara, kulağa hoş gelen yakınmalarla katlanın. Çünkü yakınınızdakilerin size uzak olduğunu söylüyorsunuz, bu da etrafınızdaki alanın genişlemeye başladığını gösteriyor. Eğer yakınınız bile uzaksa o zaman benliğinizin genişliği yıldızlara dayanmıştır, çok büyüktür, başka hiç kimseyi dahil edemeyeceğiniz bu büyümeye sevinin ve geride kalanlara iyi davranın, onların karşısında kendinizden emin ve sakin durun, şüphelerinizle onlara eziyet etmeyin ve anlamalarının mümkün olmadığı ümidiniz veya sevginizle onları korkutmayın. Onlarla aranızda basit ve sabit bir ortak payda bulun, öyle ki siz sürekli değişseniz de onun değişmesi gerekmesin, yaşamları sizinkinden farklı olan insanları sevin, sizin güvenle yaklaştığınız yalnızlıktan korkarak yaşlanan insanlara karşı hoşgörülü olun." Yazarın mektupları boyunca sanat, aile, sevgi, aşk ve acı gibi temel temaları "yalnızlık" ekseninde ele
Duygu ve Düşünce
Genç Bir Şaire MektuplarRainer Maria Rilke · Can Yayınları · 20261,474 okunma