Olmadığınız bir şeyi olmayı hedeflerseniz, başarısızlığa mahkumsunuz. Kendiniz olmayı hedefleyin. Kendiniz gibi bakmayı, davranmayı ve düşünmeyi hedefleyin. Kendinize en sadık versiyonunuz olmayı hedefleyin. Kendiniz olma haline kucak açın. Kendinizi onaylayın. Sevin. Bunun için çok çalışın. İnsanlar sizi küçümsediğinde ve sizinle alay ettiğinde, onlara kulak asmayın. Dedikodu çoğu zaman üstü örtük bir kıskançlıktır. Oyalanmayın. Direnme gücünüzü koruyun.
"Ama bırakın birlikteliğinizde boşluklar olsun,
Ve bırakın göklerin rüzgarları aranızda dans etsin.
Birbirinizi sevin, ama sevginizi bir zincire dönüştürmeyin.
Bırakın sevgi ruhlarınızın kıyıları arasında gidip gelen bir deniz olsun.
Birbirinizin kadehini doldurun, ama aynı kadehten içmeyin.
Ekmeğinizi birbirinize verin, ama aynı dilimi yemeyin.
Birlikte şarkı söyleyin, dans edin, eğlenin, ama her birinizin yalnız kalmasına izin verin.
Aynı müzikle titreşseler de, bir lavantanın telleri bile ayrı ayrı durur.
Kalplerinizi birbirinize verin, ama ötekinde kalmasın.
Çünkü ancak Hayat'ın eli kalplerinizi içine alabilir.
Birlikte durun, ama birbirinize çok yaklaşmayın;
Çünkü mabedin sütunları birbirinden ayrı durur,
Ve meşe ile servi birbirinin gölgesinde büyümez. "
"Bu da kurallardan biri: Başkalarından saygı, ilgi ya da sevgi bekliyorsan, önce sırasıyla kendine borçlusun bunları. Kendini sevmeyen birinin sevilmesi mümkün değildir. Sen kendini sevdiğin hâlde dünya sana diken yolladı mı ,sevin. Yakında gül yollayacak demektir."
“Boşa çaba harcamayın ve anlatmaya çalışmayın. İçinizdeki çocuğu siz sevin, ona olduğu haliyle değerli olduğunu ve artık kendini üzmeyi bırakmasını söyleyin.”
Halil Cibran şöyle der:
Bırakın da bunca beraberl iğin arasında biraz boşluklar
olsun ve Tanrısal alemin rüzgarları esip dolanabilsin aranızda. Birbirinizi sevin ama sevginin üzerine bağlayıcı anlaşmalar koymayı n.