Valizin Walize dönüşümü, işine gelirsee:)
Evet Küçük İskender. Kimine (kim kimse artık) göre aykırı, ayıp, müstehcen bilmem ne dahaa uzar gider kısa kesiyorum. Olanı olmayanı rahatlıkla ifade edince bu kelimelerle yaftalanıyorsun , bilirim. Bu kitabında şiirler, düzyazılar, günlükler var. Aykırı olma durumun sevdim. Bu da budur kardeşim daha üsteleme, he yokk diyorsan oturursun oturduğun yerde kalem kağıt yoklara takılmamış bir tarzı var. Dedigim gibi, kimine göre ayıp ya bu nedir kalıbı. Amannnn takılırsak böyle şeylere oturalım biz de oturduğumuz yerde, kitap kapağı açmayalım. Kitapta edebiyat hakkında şöyle diyor:
"Edebiyat bir makam, bir unvan bir monarşi egosu savaşı sanmakta ısrar edenler edebiyatı başka bir şeyle karıştırıyorlar mutlaka ya da edebiyattan beklentileri farklı. Oysa sanatçı ve yaşadığı toplum aynı evde büyümüştür ve herkes bulduğu ilk delikten, açıktan, çatlaktan, bacadan dışarı çıkmıştır. Dışarı çıkmayanlar ise tıpkı rahimde ölüp anneyi zehirleyen bebek gibii bulunduğu coğrafyaya öfke kusar, çevrelerine olumsuzdurlar ve daha da kötüsü kendilerini de sevmeyi beceremezler. Toplum onları unutmak için fırsat kollar."
Dediği gibi kötü edebiyattan zehirleniyoruz. Günümüzde çok satan listelerine baktığımızda sayfanın sadece iki parmaklık kısmını doldurcak kitaplar zirveye taşınıyor. Sayfanın geri kalanın da ne mi var? Bir sonraki kitabında da aynı (az olan) eforu ( ben böyle tanımlıyorum yoksa rast gelen eylem tam olarak bu değil) sağlayarak zirvelere( neyin zirvesiyse artık) taşıma umudu. Sonra da böyle yazarlar efendim tercihleri farklı diye olur mu böyle şey diye eleştiriliyor. Haddim ve ya değil. Kim ne okursa okusun. Herkesin bilgisi kendine. Mesele ağzı olan konuşuyor değilde konuşabildiğim