Ne dem bâkî , ne gam bâkî
İnsanı sabırsızlığa sevk eden şey: - Derdini sanki sürekli devam edecekmiş gibi düşünmesidir. Şımarıklığa sevk eden şey ise: - Kendisini ve elindeki nimeti sürekli kalacakmış gibi düşünmesidir. Oysa Yavuz Sultan Selim’in dediği gibi: • “Ne dem bâkî, ne gam bâkî.” Hayırlı Cumalar 🌹
Galiba bu yolu yapmayacaklar. Köylü de bana yardım etmiyor. Pek ölü mahluklar... Belki de pek akıllı mahluklar da, boşuna yere uğraşmak istemiyorlar. İçimde hiç şevk kalmadı. Sabahattin Ali Yeni Dünya
Kitap Alıntısı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
*"Allah'ım,* *İşler karmakarışık bir hal aldığında beni en doğrusuna, davranışlar birbirinden seçilmez hale geldiğinde beni en temizine, görüşler birbiriyle çeliştiğinde beni senin en çok razı olduğuna, kime güveneceğimi şaşırdığımda beni en güvenilir kimselere sevk et."* > Amin🤲
Din İslam
Her nefis ölümü tadıcıdır; sonra ancak bize döndürüleceksiniz.
"İhlâsı (hakka uymayı nefsin arzularına uymaya tercih etme hasletini) kazanmanın ve muhâfaza etmenin en müessir (te'sirli) sebeplerinden birisi, râbıta-i mevttir (ölümü düşünmektir). Evet, ihlâsı zedeleyen ve riyâya (gösterişe) ve dünyaya sevk eden, tûl-i emel (uzun vâdeli arzular) olduğu gibi, riyâdan nefret veren ve ihlâsı kazandıran, râbıta-i mevttir. Yani ölümünü düşünüp, dünyanın fânî olduğunu mülâhaza (idrâk) edip, nefsin desîselerinden (hîlelerinden) kurtulmaktır." Lem'alar, 21. Lem'a, 170
Alıntı
Rububiyetin Yok Sayılması ve Gücün İlahlaştırılması Ateist ve seküler bakış açısı, Allah'ın evreni yaratıp kenara çekildiği (Deizm) ya da hiç olmadığı (Ateizm) iddiası üzerine kuruldu. Ancak asıl tehlike, Allah’ın Rububiyetinin (hükümranlığının, eğiticiliğinin, kurallar koyarak evreni ve insanı sevk ve idare etmesinin) hayattan dışlanması oldu. Değişim: Boşalan egemenlik alanına "güç" oturtuldu. Haklı olanın güçlü olduğu değil, güçlü olanın haklı (ve emperyal) sayıldığı bir sentez işletilmeye başlandı. Sonuç: Hukuk ve ahlak, ilahi rızadan koparak gücü elinde bulunduran elitlerin çıkarlarını koruyan birer "yürütmelik" haline geldi
1000Kitap
Maide Suresi-8. Ayet
Bir topluluğa olan kininiz, sakın sizi adaletsizliğe sevk etmesin.