Bir kitabı bitirmeyi hiç bu kadar istemediğimi hatırlamıyorum. Sanırım bir süre düşüneceğim üzerinde. Yalnızlaştığımız, yalnızlaştırıldığımız bu günlerde Raif’in hissettiği duyguları bu kadar iyi anlamama şaşırdım birçok yerinde. Başlarda durağan ilerliyor gibi olsa da birden beni içine çekti. Olay örgüsü, karakterlerin hissettiği şeyleri o kadar güzel aktarıyor ki siz birden Maria Puder, birden Raif oluveriyorsunuz. “Ama bir kere kırılmıştım. Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi.” Bu cümlesini aklımdan çıkartamıyorum. Aşkı o kadar güzel anlatmış ki herkesin mutlaka okuması gereken bir eser. Bu kadar geç okuduğum için kendime kızdım. Kitabın sonlarına doğru tüylerim diken diken oldu sürekli, şimdi gidip üzerine biraz Raif efendiye ayrı , Maria Puder’e ayrı üzüleceğim…