”Tam bir sessizlik hüküm sürüyordu. Öyle bir duygu: Herkes beni terk etmişti, cansız varlıklara sığınıyordum. Doğa ile aramda bir bağ kurulmuştu, ruhuma inmiş çökmüş derin karanlıkla benim aramda bir bağ. Böyle bir sessizlik bizim anlayamadığımız bir lisan gibidir.”
Her şey insana fedadır, insan ise kendisine, kendi hakikatine feda...
Allah insanoğlunu ululadığı söylediği halde, gökleri ve arşı ululadığını buyurmadı. Arşa varsan da, onun üstüne çıksan da fayda yok... keza, yedi kat yerin dibini geçsen de faydasız. Gönle girmek, gönül sahibine yâr olmak lazım. Bütün peygamberlerin gâyesi gönüldür ve insan kendisini bilince her şeyi bildi demektir.
Doğu cephesinde de çatışmaya ara verildiği anlarda Rus ve Türk neferleri birbirlerine karşılıklı olarak tütün, ekmek ve şeker atarmış. Fallon'un kitabında esir ve yaralılara Türklerin karşıdan su bile gönderdikleri yazıyor.