Genel olarak kitabı beğendim.
Fakat bir eksiklik hissi bıraktı bende. Hakkında çok övgüler duyduğum için beklentim yüksekti belkide. Polisiye bir roman olduğu için açıkçası sonunda çok şaşırmam ya da ters köşe olmayı beklemiştim ama öyle bir etki oluşturmadı. Açıkçası sonlara doğru suçlu olarak lanse ettikleri ismin suçlu olamayacağını zaten kendileri "kesin suçlu bu" modunda olukları için olmayacağı belliydi. Asıl katil ortaya çıktığında ise bir şaşkınlık oluşturmadı bende.
Anlatıma baktığımızda ise kitapta bazı konuların ve konuşmaların fazla uzatıldığını düşünüyorum. Bazı şeyler çok uzun uzadıya anlatılıyor bu da benim kitaba olan ilgimi azaltan bir durum. Kimi zaman atlayarak okuma isteği bile uyandırdı.
Kıskançlığın, ihanetin, entrikanın ve aşkın konu alındığı Tanzimat romanı.
Küçüklüğünden itibaren kıskançlığı ile nam salımış olan Zehra’nın Suphi ile evlenmesiyle artan kıskançlık krizleri ve beraberinde gelen çeşitli olayların konu alındığı eser, kullanılan dil sayesinde keyifli bir okuma sunuyor.
Günümüzde kaleme alınan karmaşık entrika ve aşk romanlarının karmaşasından uzakta olan eser, bence beklentilerinizi yüksek tutmadığınız taktirde sizi tatmin edecektir.
Tanzimat dönemi ve eserlerini düşündüğümüzde döneminin en önemli eserlerinden olma sebebini, eseri okudukça anlıyoruz.
Ben bir insanı öldürdüğüm zaman, onu bıçakla değil, gerçekle öldürdüm. Bu yüzden korkuyorlar; beni yok etmek için bu yüzden acele ediyorlar. Bıçaktan korkmazlar. Onları korkutan gerçeğimdir.