Yine bir kitap incelemesi ve temmuz ayında okunabilecek en uygun kitapla! Bu kitabı seneler önce almıştım, hep dedim temmuz ayında okuyayım, bu zamana kadar temmuzda okumayı başaramamıştım bu sefer başardım. Yazarın Aşk Cephesi kitabını da bilerek mart ayında okumuştum, Çanakkale kitabı ve zaferin olduğu ayda okumak istedim. Anlamlı oluyor böyle, hem anmış oluyorum hem de anlamış. Bu açıdan çok güzel oluyor, kitap okumuş, romanla kurgulanmış ama gerçek bir tarih oluyor. 15 Temmuzu hepimiz birebir yaşadık, o günü ben de hatırlıyorum gayet. Benim ve bizim için çok önemi büyük bir gün, zaferimizin günüydü. Şehitlerimizin, gazilerimizin ve halkımızın silahsız verdiği o mücadeleyi unutmak mümkün değil. Vatanımızın, milletimizin ne kadar güçlü olduğunu gördük, hainlerin ortaya çıktığına tanık olduk. Birlik ve beraberlik içinde olabileceğimizi, ırk, din, dil ayrımı olmadan bayrağımızı elimizden düşürmeyeceğimizi gösterdik tüm dünyaya! Bizim için ve dünya için koca bir zafer ve direnişti! İçimize sızan, adeta hava gibi olan, dinle, imanla tüm herkesi kandıran o örgütün ifşa olduğu gündü ve biz uyandık ve durdurduk. Bu yüzden milletimizin uyanış tarihiydi ve tarihimize altın harflerle yazıldı. O selaları unutmak mümkün değil. Kitaba gelecek olursak, çok güzel işlenmiş ve kurgulanmış. Önümüze kurguyla birlikte sürmesi çok güzeldi, sıkılmadan, tarih kitabı değil de roman okuyormuş gibi ama aynı zamanda gerçeğin ta kendisi olan bir kitaptı. Karakterler, olaylarla birlikte güzel yazılmış, bilmediğim yanlarını da öğrenmiş oldum.
-spoiler-
İki dostun sonunu böyle olması gerçekten üzdü ama hayatın gerçeği bu. İnsan hangi yolu seçiyorsa odur, keşke pişman duyup da doğru yönelse dedim ama işte içine kötülük sindi mi kararıyor insan tövbe etmedikçe. O kara leke büyüdükçe kaplıyor tüm