Puan vermedi·232 syf.··
2026 30. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 17:27
Yazarımız bize Abdülaziz, Abdülhamit ve Cumhuriyet Dönemi'ne dair anılarını ve gözlemlerini, o dönemlerin insanlarının yaşam tarzlarını aktarıyor. Çok fazla bilgi sahibi olması bazı kısımlarda beni şaşırttı, özellikle kadınların yaşantılarına dair kısımlar... Yazarımızın yer yer eleştirileri de göze çarpıyor. Katılmadığım bazı görüşleri olmakla beraber eski dönemlerin yaşamlarını merak ettiğim için bu kitap beni o zamanlara götürdü. Okumak hiçbir şey kaybettirmez. Teşekkürler Refik Halid Karay.
Üç Nesil Üç HayatRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 2022256 okunma
6/10
·408 syf.··
2026 94. kitabı
Kitap bir kaçırılma hikayesi ile başlıyor.Cora ,kızkardeşinin nişanlısı Dean ile bir psikopatın eline düşüyorlar.Bodrumda zincirli kaldıkları 3 hafta boyunca yaşadıkları korkunç şeyler sonrasındaki hayatlarını okuyoruz.Birincisi Dean kaslı vs -kitaptaki anlatıma göre-niye kurtulmak için hiç mücadele etmiyor malum serbest bırakıldıkları anlar var hikayede.-Yabancıların filmlerdeki ve bu kitaptaki korkaklık-mücadele eksikliği hep bizim için şaşırtıcı oluyor.İkincisi Cora korkunç şeyler yaşamış bir kadın olarak duygusal yakınlıktan başka daha fazlasını ister mi sizce!!!!Bir diğeri Cora ve Dean'in yakınlaşmasını biz okuyuculara normal göstermek için yazar ,Dean'in nişanlısı abla karakterini empati yoksunu, anlayışsız ve aşırı bencil biri olarak çiziyor. Ayrıca geçmişte ilk karşılaştıkları andan beri Dean ve Cora'nın aslında birbirlerine hep ilgileri olduğunu ima ediyor.Bu kısmı da sevmedim.Neden Dean ve Mandy 15 yıldır mı ne birlikteler o zaman??? Ve sonunda her şey hallolmuş bir şekilde herkes mutlu mesut.Bu da oldukça ütopikti. Yazarın dili akıcı ama konuyu yönlendirme-anlatma şekli çok kötüydü.
Kalp Attığı SüreceJennifer Hartmann · Pukka Yayınları · 2024353 okunma
Reklam
Zorlayıcı kitap
Puan vermedi·172 syf.··
2026 36. kitabı
Otomatik Portakal Kitabı okumaya başladığımda bu nasıl bir kitap diye düşündüm, devam edip etmemekte kararsız kaldım. Yoğun argo kullanımı da ilk başlarda okumayı zorlaştırdı. Tabii devam ettim. Suç, şiddet, tecavüz, korku, dehşet; her şey var ve bunları yaparken zevk almaları insanı ayrıca rahatsız ediyor. Anlatıcı olan ana karakterin müzik aşkı ise oldukça enteresan. Bu kadar karanlık ve acımasız bir karakterin klasik müziğe tutkuyla bağlı olması, karakteri daha karmaşık hâle getiriyor. Sonrasında beklenen güç savaşı ve kumpaslar geliyor. İlginç bulduğum başka bir şey de sokak ve cadde isimleriydi. Bunlar gerçek isimler değil; Umutsuzluk Caddesi, Tükeniş Sokağı, Zaferler Mahallesi, Aydınlar Sokağı gibi isimler kullanılmış. Bu isimler bana mekânları tarif etmekten çok toplumun ve insanların durumuna gönderme yapıyormuş gibi geldi. Ancak kitap benim için yalnızca şiddet ve suçtan ibaret değildi. Asıl mesele, insanın özgürlüğü ve seçim hakkıydı. Hapishane çözüm mü? Bana göre kitap bunun cevabının peşine düşüyor. Peki ya zihin özgürlüğü? Bedeni özgür, zihni esir bir insan ne kadar yaşayabilir? İnsan olmak neyin karşılığında zihin özgürlüğünden vazgeçmektir? Romanın en güçlü yanı da burada ortaya çıkıyor. Bir insanı zorla iyi yapmak gerçekten onu iyi bir insan yapar mı? Kötülük yapma seçeneği elinden alınmış bir insan ahlaki olarak değerli sayılabilir mi? Devletin ya da herhangi bir otoritenin güvenlik adına insan zihnine müdahale etmesinin sınırı nedir? Kitap boyunca aklımda kalan asıl sorular bunlardı. Sonuç şaşırtıcı mıydı? Bana göre hayır. Ancak kitap iyi ve kötünün yer değiştirip değiştiremeyeceğini, özgür iradenin insanı insan yapan temel özelliklerden biri olup olmadığını sorgulatmayı başarıyor. Otomatik Portakal, şiddetiyle akılda kalan bir kitap olmaktan çok,
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,2bin okunma
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 00:00
Yazar resmen her şeyi didik didik araştırmış. Birkaç kurgu karakter ve ilişki dışında okuduğumuz neredeyse her şey, o sözlüğe girmeyen kelimeler bile tamamen gerçekmiş. Kitabın bu kadar gerçeği yansıtması insanı acayip içine çekiyor. Karakterlerden Esme’nin babasını, Lizzie’yi ve Gareth’ı çok sevdim. Hele babasıyla o Scriptorium'daki halleri, Lizzie’nin o sarsılmaz dostluğu, Gareth’ın naifliği çok güzeldi. Ama Bill tam bir şerefsiz, okurken insanın sinirini bozuyor resmen. Esme’nin yaşadığı onca şeye rağmen kelimelerin peşini bırakmaması, o tutkusu beni çok etkiledi. Zaten kendisi de diyor, "Ben sözlüğün cariyesiyim" diye... Hakikaten daha çocukken o masanın altına düşen kelimeleri toplarken ruhunu o sözlüğe teslim etmiş. Tarihin, dildeki o kadın emeğinin nasıl görünmez kılındığını Esme’nin gözünden okumak çok sarsıcıydı. Kelimelerin gücünü ve arkasındaki o gerçek hikayeyi çok zarif işlemiş yazar. Kesinlikle bittikten sonra bile insanı uzun süre etkisinde bırakan, çok özel bir kitap.
Kayıp Kelimeler SözlüğüPip Williams · Serenad Yayınları · 2022650 okunma
Güzel bir gün ölmek için
9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 13:58
Ernest Hemingway'in 1929 da yayımlanan eseri Silahlara Veda savaş karşıtı bir eserdir. Yazar bu kitabın sonunu 47 kere tekrar yazmıştır. Alternatif sonlar ve yazarın taslak olarak yazdığı notlar 27. Baskının son kısmına eklenmesi harika olmuş. Bu kısımdan görüleceği gibi aslında daha çarpıcı, daha edebi ve felsefi sonlar yazmasına rağmen kendi yazım tekniği ile sade bir sona yer vermiş. Bu sadelik insanın günlük hayat akışının sadeliğini öne çıkararak buzdağı tekniğinin harika kullanımıdır. Günlük yaşantı sadedir ölümler, doğumlar vs. ancak günlük yaşamın olağan akışı içinde akan olayların altında tonla acı tonla keder barındırır. Hiç kimse bir kelime dahi etmese bile bu acıyı ve insana verdiği yükü kavrayabilir. İşte böyle bir eser bu kitap. Savaşın acımasızlığını, bir hiç uğruna savaşta öldürülen insanları, kan boşalır gibi gelen acıları edebi bir dil yerine sade bir dille anlatarak bu duyguları okuyucuya bırakmıştır. Okuyucu bu acılar karşısında kitabın nasıl bu kadar sade bir dile sahip olduğunu görünce "bu acılar daha edebi betimlenebilirdi" der ancak kitabın amacı zaten okuyucuya bunu dedirtmektir. Kitap akarken Ernest Hemingway'in düşüncelerine de rastlıyoruz. Düşünen herkesin ateist olduğu. Tanrı eleştirisi. Savaş başlatan kişilerin halk tarafından kurşuna dizilmesi gerektiği ki mussolini'nin 2. Dünya savaşı sonrasında italyan devrimci halk tarafından ayaklarından asılmasını vurguluyor. İnsanların savaşlara iyimser yaklaştığını sevdiklerinin savaşa gittiğinde ya da günümüzde terör operasyonlarına katıldığında onun başına bir şey gelmeyeceğini ya da ufak bir kurşun yarasıyla döneceğini düşündüklerini ancak gerçeğin hiç böyle olmadığını, savaşa gönderdikleri sevdiklerinin paramparça olduğunu söylüyor. Bununla beraber savaşın gerçeklerinden bahsetmeye devam eder. Askerlerin savaşamayacak
Edebiyat
Silahlara VedaErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 20257,9bin okunma
Spoiler
5/10
·336 syf.·
2026 8. kitabı
Çok karmaşık hislerim var bu kitap hakkında. Genel olarak fikir gerçekten güzel ve kitabın konusunu okuduğumda çok hoşuma gitmişti. Alma sebebim de buydu zaten. Ama maalesef diğer kısımları tuhaftı. Karakterlerin ikisi de yahudiydi ve bayağı yahudilikle ilgili sohbet var ya da sadece bir gün içerisinde bütün her şey yaşanırken gidip esrar aldılar, yani şaka mıydı bu kitap? Aşırı tuhaf aşırı tuhaf geldi. Ayrıca bu Amerikan tarzdaki rom-com'larda kültür çatışması olayınından hiç hazzetmiyorum. Kitaptan soğumamın temel sebebi oluyor. (Tabii bu kitapla alakalı bir şey değil.) Son olarak eklemek istediğim bir şey daha var: Lanet "third act break up"tan bu kitabımızda da vardı. Yani evet tam olarak break up gibi sayılmaz çünkü 1 saat falan sürüyor sanırım emin değilim -Kitabın her bölümü saat saat ilerliyor- ama Neil'ın elindeki ismin Rowan olduğunu öğrendiğimizde ben "Aa ismi olmasına rağmen kızı öldürmekten vazgeçmiş." gibi bir tepki verdim ve bir sayfa sonra Rowan'ı Neil'a karşı ihanete uğramış gibi hissederken okudum, ayrıca kavga ederken? Şaka mısın kızım ya. Kitabın tek iyi yanı özetlemek gerekirse konusu ve akıcılığıydı. Sonuç olarak incelemem bu şekildeydi önermiyorum.
Romantik
Bugün Bu Gece YarınRachel Lynn Solomon · Yabancı Yayınları · 202543 okunma
Reklam
Reklam