Şeyma Çetin

Şeyma Çetin
@seymacetinx
Sınıf öğretmeni| MEB
15 okur puanı
Nisan 2025 tarihinde katıldı
Gündeme dair...
İnsan bazen susmak istiyor ama susunca da içi daha çok doluyor. Ben de herkes gibi okullarda yaşanan o acı olayları içim sıkışarak izliyorum. Bir zamanlar o sıralarda oturmuş biri olarak, bugün bir öğrencinin babası ve eğitimle iç içe bir insan olarak gördüğüm manzara insanın içini gerçekten yakıyor. Eskiden öğretmen dediğin, kapıdan içeri girince saygıyla ayağa kalkılan insandı. Şimdi bakıyorum, sosyal medyada öğretmeni küçümsemek neredeyse moda olmuş. Üstüne bir de atanamayan öğretmenlere çıkarılan yeni engeller… Yıllarca okuyup emek veren insanı yeniden öğrenci yerine koymak, ona “sen hâlâ hazır değilsin” demek… Bu, geleceği yetiştirecek insanlara yapılacak iş değil. Eğitim desen zaten ayrı bir yara. Müfredat sürekli değişiyor, çocukların ne öğrendiği, ne öğrendiğini sandığı bile belli değil. Bir yandan “değerler eğitimi” diyoruz ama o değerler hayatın içinde karşılık bulmayınca havada kalıyor. Sadece okulda anlatılanla ahlak olmaz. Ahlak dediğin şey, insanın her yerde gördüğü, hissettiği, yaşadığı bir şeydir. Şunu açık söyleyeyim: Sen sadece belli okul türleri üzerinden “ahlaklı nesil” kurmaya kalkarsan, farkında olmadan diğerlerini değersizleştirirsin. Bu da toplumun içine sinsice bir ayrım sokar. Küçük gibi görünen bu ayrım büyür, yayılır ve en sonunda herkesi birbirine düşman eder. Oysa mesele okul türü değil, mesele insanın kendisi. Peki neden bu kadar konuşulmasına rağmen bu iş bir türlü düzelmiyor? Aslında cevabı çok basit. Sen eğitimi sadece bir kurumun içine sıkıştırırsan, öğretmenine sahip çıkmazsan, onların değerini unutursan sonuç değişmez. Çünkü insan söyleneni değil, gördüğünü öğrenir. Ne kadar anlatırsan anlat, eğer sokakta başka, ekranda başka bir hayat varsa, insanlar gidip gördüğünü örnek alır. Haksızlık yapanın kazandığı, dürüst olanın
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Defterin sonuna vardığımda eskiden olduğum kişiyle şu an olduğum kişi arasındaki boşluğun uçsuz bucaksız olacağından korkuyordum.
Sayfa 400·Kitabı okudu
Beden olarak her insan tektir, ruh olarak asla.
Teveccühünüz efem
Ne istediğini bilen, soğukkanlı bir tip. Ne savaşta ne aşkta pes edecek biri. Keşke onu da yanımda götürebilseydim...
Öğretmenlik, yürek işi. Bilgi ve okumak yetmez.
Öğrencilere mi yoksa sisteme mi daha çok kızgınım, bilmiyorum. Öğrenciler baş belası olsalar da sonuçta çocuklar. Sistemi kuranlarsa yetişkinler. Sistem önce öğrencileri ayırdı, sonra da "sıradan" olarak yaftaladı, oysa hiç de sıradan değiller. Pek çok açıdan "olağanüstüler". Yıllar içinde etiketleri "mankafa" "sorunlu" ya da "sıradan" diye değişse de etkenler değişmiyor. Bu çocuklar neredeyse en temel düzeydeki şeyleri yapmaya bile korkuyorlar. Çocuklara doğrudan ya da dolaylı yoldan aptal derseniz er geç buna inanmaya başlayacaklarını anlamak için bilim insanı olmaya gerek yok. Özgürlük Yazarları Günlüğü Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Öğretmenim Bir Bakar mısın?