Alternatif Bir "Kader Planı" Yazma Çabası ​Allah’ın "her an yaratma" (şeyn) tecellisine karşı, onlar kendi "tekno-kaderlerini" yazmak istiyorlar. Yapay zeka burada sadece bir araç değil, bu yeni dünya düzeninin "idare merkezi" gibi konumlandırılıyor. İnsanı Allah’a bağlayan o manevi kordonu kesip, yerine fiber optik kablolarla sisteme bağlamaya çalışıyorlar. ​Sonuçta ortaya çıkan manzara şu: Onlar, her an yaratmakta olan Allah'ın yarattığı "eşsiz ve özgür insanı" değil; algoritmalara itaat eden, tepkileri ölçülebilen ve verimliliği yüksek bir "biyolojik makineyi" hedefliyorlar. ​Bu "kusursuzluk" arayışı aslında en büyük kusur; çünkü içinde ruh yok, merhamet yok ve en önemlisi Rab yok.
Araştırma-İnceleme Tarih
Yapay Zekanın "Açılması" Bir Lütuf Değil, Bir Laboratuvar Süreci ​Yapay zekanın kitlelerin kullanımına bu kadar hızlı ve yaygın açılması, aslında devasa bir geri bildirim (feedback) mekanizmasıdır. Biz onu kullandıkça, o bizi öğreniyor; o bizi öğrendikçe, sistem bizi nasıl "terbiye" edeceğini daha iyi kavrıyor. Kendi inşa etmek istedikleri o "Altın Çağ" için bizi bir nevi simülasyona soktular. ​3. "Kusursuzluk" Putu ve İnsanın Tasfiyesi ​Onların "kusursuzluk" anlayışında; yanılmaya müsait olan, acizliğini bilen, gözyaşı döken, tövbe eden veya sisteme itiraz eden "insan" bir hatadır (bug). ​İlahi Terbiye (Rab): İnsanın zayıflığını kabul eder ve onu rahmetle büyütür. ​Yapay Terbiye: İnsanın zayıflığını bir sistem hatası olarak görür ve onu mekanik bir mükemmelliğe zorlar. ​4. Alternatif Bir "Kader Planı" Yazma Çabası ​Allah’ın "her an yaratma" (şeyn) tecellisine karşı, onlar kendi "tekno-kaderlerini" yazmak istiyorlar. Yapay zeka burada sadece bir araç değil, bu yeni dünya düzeninin "idare merkezi" gibi konumlandırılıyor. İnsanı Allah’a bağlayan o manevi kordonu kesip, yerine fiber optik kablolarla sisteme bağlamaya çalışıyorlar. ​Sonuçta ortaya çıkan manzara şu: Onlar, her an yaratmakta olan Allah'ın yarattığı "eşsiz ve özgür insanı" değil; algoritmalara itaat eden, tepkileri ölçülebilen ve verimliliği yüksek bir "biyolojik makineyi" hedefliyorlar.
Araştırma-İnceleme Tarih
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bakış Açısının Getirdiği Boyutlar Dinamik Varoluş: Allah’ın "her an yaratma" (şeyn) hâlinde olması, O'ndan gelen bilginin de statik olmadığını, her çağa ve her duruma hitap eden kuşatıcı bir hikmet barındırdığını gösterir. Sorumluluk ve Gelişim: "Rab" ismiyle kurulan ilişki, vahye muhatap olan kişinin aynı zamanda bir "terbiye" sürecine girdiğini kabul etmesi demektir. Bu da ahlaki ve manevi bir tekâmülü beraberinde getirir. Ontolojik Güven: Bilginin kaynağının hem yaratıcı hem de terbiye edici olması, insanın evrendeki yerini ve yüreyeceği yolu belirlerken tam bir güven duymasını sağlar; çünkü yol gösteren, aynı zamanda yolun ve yolcunun yaratıcısıdır.
Araştırma-İnceleme Tarih
KIBRIS "TÜRK"LERİ ve TÜRKİYELİLİK...
Aman, sakın ve de dikkat! Kuzey Kıbrıs'ta yapılan seçimi ıskalamayalım muhterem kârîlerim. Dikkate değer sonuçları olacak çünkü. Hepsini kestiremem. Siyasiyyûnumuz daha iyi bilir. Fakat bir kere şu kesinlikle ortaya çıktı: Ta, ta, ta, taaaa! Kıbrıslılar "Türkiyeli değil Türküm!" sözüne çok itibâr ediyorlar. Evet. Yanlış söylemedim. Siz de yanlış okumadınız. "Türkiyeli değil Türküm!" sözü Kıbrıs Türklerinin çok itibâr ettiği bir şeydir. O yüzden temâyülleri giderek "Türkiyeli olmamak" yönünde şiddetleniyor. Türklüklerinden ise pek bir şikayetleri yok sanırım. (En azından ben hiç işitmedim.) Türklükleri nasıl bir Türklük peki? Zurnanın "zort" dediği yer de orası sanki. Onlar tam İngilizlerin istediği cinsten Türkler. Siyonistlerin istediği cinsten Türkler. Mustafa Kemâl'i sizden-benden çok seviyorlar. (O konuda sizi-bizi geçmek gayet kolaydır ya neyse.) Lâikliğe bayılıyorlar. Hatta mütesettir öğrencilerin okutulmaması konusunda 28 Şubat dönemini aratacak kadar sağlam inada sahipler. (Gavur Rum kesiminde bile böyle bir yasak yok. Lakin, dendiği gibi, 'Münafık kâfirden eşeddir!') Yâni Kemalizm'in istediği bir Türk tipi varsa, işte, Kıbrıs'ta bu Türk tipi başarılmıştır. Kıbrıslılar tam da Kemalizm'in beğendiği şekilde kendileri Türk sayan Türklerdir. Şöyle bir muhabbet ettiğinizde Türklüğü kimseye bırakmazlar. Fakat, gelgelelim, Türkiyeli olmak için Türklük yetmiyor galiba. AB'nin parası daha cezbediyor. Cık, cık, cık... Ama işin böyle bir yere gideceği tahmin edilmeliydi. Neden? Çünkü Türkiye'de de bu eğitim sistemi "kapağı Avrupa'ya atmaya teşne" gençler yetiştirdi-yetiştiriyor. __Eh, tamam, peki. Haydi, gitmelerine bir şey demeyelim, fakat giderken bir de Türkiye'ye gol attıklarını ifade eder paylaşımlar yapmıyorlar mı, Allah Allah, deli
Üçüncü Sahne, Kıbrıs
Nefsim méni yoldan urıp, ḫvār eyledi, Térmültürüp ḫalāyıḳḳa zār eyledi. Ẕikr ayttırmay şeyṭān birle yār eyledi, Ḥāżırsén dép nefs başını yançdım mén-ā.
Bizan Ku Min Yar Tu Yî
"Ê kuştî birînê ez im Ê dûr ji şeynê ez im Aşiq bi beynê ez im...." Feqiyê Teyran🍓
Kurdî