Muhakkak ki bütün insanların birer ruhu vardı, ama birçoğu bunun farkında değildi ve gene farkında olmadan geldikleri yere gideceklerdi. Bu ruh, ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum görmeden meydana çıkıyordu… Biz ancak o zaman sahiden yaşamaya -ruhumuzla yaşamaya- başlıyorduk.
Doğayı nişanlı bir kız gibi güzel, el değmemiş görmek isterseniz, bir bahar günü oraya gidin; yüreğinizin kanayan yaralarını uyușturmak isterseniz, güzün son günlerinde yine oraya gelin; baharda, aşk gökte kanat çırpar orda; güzün, orada bu dünyadan göçmüş olanları düşünür insan.