8/10
·102 syf.··
2026 25. kitabı
Kısacık bir şey olsa bile bitince insanın içini bir sıkıntıdır basıyor. Kocaman bir roman bitirmiş kadar yorgunluk çöküyor. Hikâye, küçük bir çocuğun gözünden önünde gerçekleşen kocaman bir trajediyi anlatıyor. Toplumun baskısı, töreler ve insanların dedikoduları bir çocuğun hayatını nasıl şekillendiriyor, nasıl karartıyor. Hasan adında bir çocuk ve etrafında, ona bir şey yaptırmaya çalışan bütün bir köy var. Daha fazla söylemeyeceğim çünkü bu kitabın gücü tam da o "olacak mı, olmayacak mı" gerilimi sürekli hissettirmesinde. Okur başından itibaren olacakları sezer. Yaşar Kemal'in babası da, romandaki gibi, küçük yaştayken bir cinayete kurban gitmiş. Ve yazar bu hikayeyi Kozan hapishanesinde tanıştığı bir çocuktan dinlemiş, yaklaşık otuz yıl sonra romana dönüştürmüş. Bunu bilerek okumak kitaba ayrı bir gerçeklik katıyor. Kırmızı Pazartesi'yi sevenler için bu kitap çok yakın bir akraba. Toplumun ortak suçunu işleyen, herkesin bildiği ama kimsenin önlemediği bir trajedi. Birbirinden çok uzak ve farklı iki toplumda yaşanan bu cinayetler aracılığıyla töreleri, birey üzerindeki toplum baskısını ve kötülüğü sorgulamışlar. Hasan'ın annesini öldürmesiyle, Vicario kardeşlerin Santiago Nasar'ı öldürmesi — ikisi de aslında bireysel bir cinayet değil, toplumun ortak kararı. Cinayet silahını Hasan tutmuş olabilir, ama tetiği gerçekten çeken o mudur? Aynı soruyu Kırmızı Pazartesi'de de soruyorsunuz: Santiago'yu Vicario kardeşler mi öldürdü, yoksa susan bütün kasaba mı?
İnceleme
Yılanı ÖldürselerYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202028,1bin okunma
Puan vermedi
“Çünkü efendim, bir adam kötülük yapmışsa, yıkımı, bir kuşun fırtınayı sevdiği gibi önceden sezer." Bu söz, öykünün en vurucu cümlelerinden biri olarak kabul edilir. Suçluluk duyan insanın felaketi içgüdüsel olarak hissetmesini ve hatta ona doğru çekilmesini anlatır.“
Başkasının KarısıFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 19675,5bin okunma
Reklam
Puan vermedi
“Çünkü efendim, bir adam kötülük yapmışsa, yıkımı, bir kuşun fırtınayı sevdiği gibi önceden sezer." Romanın en vurucu cümlelerinden biri. Kendini kandırmaya çalışsa da insanın içten içe gerçeği bildiğini anlatır.
Başkasının KarısıFyodor Dostoyevski · Aperatif Kitap Yayınları · 20215,5bin okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 140. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 17:42
Selam kitap dostlarımm bugün yazardan okuduğum ikinci kitapla karşınızdayımm. Yazarın kalemi çok güzel, hani bazı kitapların ruhu vardır derler ya, işte bu kitap da öyle. Ayrıca yazarın okuduklarım dışında bir kitabı daha var. Onu da okumak için sabırsızlanıyorum. Bazı hayatlar sessizlikle şekillenir. Kimi insanlar konuşamadıklarıyla, kimi ise kaybettikleriyle yaşar. Barış, genç yaşta babasını kaybetmiş, aidiyet duygusunu yavaş yavaş yitirmiş bir adamdır. Fabrikanın bitmeyen gürültüsü içinde çalışırken, aslında kendi içindeki sessizliği bastırmaya çalışır. Günleri birbirinin aynısı gibi geçerken, karşısına çıkan İpek ona uzun zamandır unuttuğu bir şeyi hatırlatır: Umudu. Bazen bir bakış, bazen yarım kalan bir cümle, insanın içinde yıllardır kapalı duran kapıları aralayabilir. Öte yandan Semih, dışarıdan kusursuz görünen hayatının içinde kendine ait bir yer bulamamaktadır. Sahip olduklarının çokluğu, içindeki boşluğu doldurmaya yetmez. Yolunun eski kitaplarla dolu bir sahaf dükkânında Elif ile kesişmesi, onu ilk kez kendi hayatını sorgulamaya zorlar. Bir fabrikanın yorucu koridorlarından bir sahafın tozlu raflarına uzanan bu hikâyede; Barış, Semih, İpek ve Elif kendi yalnızlıklarıyla yüzleşirken, insanı insan yapan kırgınlıkları, özlemleri ve değişimleri de keşfederler. Sahaf'taki Gölgeler, görünmeyen hayatların, yarım kalmış duyguların ve sessizce taşınan yüklerin romanı. Bazen bir dostlukta, bazen bir kitap sayfasında, bazen de beklenmedik bir karşılaşmada saklanan umutları anlatıyor. Çünkü bazı gölgeler karanlığı değil, ışığa ulaşmaya çalışan insanların hikâyelerini taşır. Kesinlikle okumalısınız çok güzeldi
Sahaftaki GölgelerSelim S. Sezer · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20261 okunma
Ahh Ercan ahh...
8/10
·212 syf.··
2026 38. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 13:52
Araf; boşluk ,sıkışmışlık duygusu uyandıran bir kelime ben de. Araf ; daha önce de yorumlarda belirttiğim gibi incelemelerini okuduğum sevgili Alper kitap yazsa nasıl olur diye düşünürdüm yazmış, güzel de olmuş emeğine, yüreğine sağlık, kalemin daim olsun .Kitap yorumuma gelince; bu kadar olayın bu kadar insanın arafta kalması beni şaşırttı... Hep mi kaybedilir...Ercan çocukluğu sorunlu, baba sevgisi görmemiş, annenin eleştirilerine maruz kalarak büyüyen bir çocuk. Meslek seçiminde bile ailenin, babanın baskısı, otoritesi var. Diğer karakterler Beren, Adara,Sezer, şerefsiz Şeref enişte...Onlarında hayatları Ercan'a çıkıyor... O kadar çok şeye dokunmuşsun ki bu beni yordu açıkçası... Keşke sonu böyle olmasaydı daha farklı olabilir miydi acaba Neyse yazar sensin Ben okur olarak olayların içine girdim kafamda kurgular yarattım. İçine girdiğim Roman benim için güzeldir... eline emeğine sağlık, Alper'cm Alper Turgay Cehiz Dip not:Biraz Mahir Ünsal Eriş,azcık da Tarık Tufan tadı aldım ... Okuru bol olsun, İçimizden birinin kitabını okumak isteyen okusun... herkese keyifli okumalar...
Duygu ve Düşünce
ArafAlper Turgay Cehiz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202627 okunma
Söz verdiğim üzere... Araf'a uzunca bir değerlendirme! :)
9/10
·212 syf.·
2026 41. kitabı
Bir ilk roman yazmak zaten başlı başına cesaret isteyen kıvılcım. Hele ki aşk, aile şiddeti, özgürlük, pişmanlık ve kader gibi büyük temalara dokunuyorsa, yazar zihninin odalarını tüm şeffaflığı ile kolektif bilince açmış demektir. Bu nedenle uzun bir değerlendirmeye başlamadan önce Alper Turgay 'i bu cesaretinden dolayı tebrik etmek isterim. Romanın bende bıraktığı düşünsel etkilerine geçmeden önce, yapısına ve anlatım biçimine özellikle değinmek istiyorum. Araf akıcı ve kolay okunabilir bir dile sahip. Ağır betimlemeler ve uzun cümleler içermiyor. Ancak yapısı gereği zamanın sürekli kırılması, gerçek ile hayalin iç içe girmesi, aynı olayın iki farklı anlatıcı tarafından yeniden kurgulanarak anlatılmasi dikkatimi çeken en önemli unsurlar oldu.İki ayrı anlatıcı varlığı; bazı sayfaların yer yer tekrara düşmesini gerektiriyor. Dikkatli bir okur değilseniz ve yeni duyguya geçiş yapmakta zorlanan yapınız varsa okuma ritmini kesen bir dezavantaj olabilir. Bütün bu yapı ile desteklenen içsel yoğun monologlar, psikolojik ve sosyal katmanların olası sonuçlarının yansıması kitabi kolay okunur bir düz yazı olmaktan çıkartıyor.Tam olarak radikal bir modernist anlatım, demek iddialı olsa da; büyük oranda beklentiyi karşılıyor. Kurgusal çerçevede ve yüzeyde "aşk romanı" gibi görünse de; derinde psikolojik, varoluşsal ve sosyal katmanlar üzerinden kurulmuş bir roman denemesi izlenimini verdi. Çünkü romanın kurgusu spiral bir düzene dayanıyor ve bölümlere ayrılmış. Beren, Adara, Sezer, Gökhan, diger bütün karakterin anlatılarının merkezi bir şekilde Ercan’in hayatın anlamini aradığı, çözülmez ic çatışmalarinin merkezinden birleşiyor. Bu üç katman üzerinden oluşturulan ortak temalar sosyolojik olarak zihnimi bir soru merkezinden besledi; “Birey, geçmişinin ve toplumun onayladigi
Alıntı
ArafAlper Turgay Cehiz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202627 okunma
Reklam
Reklam