Din, dindar, azınlık
Dinsizlik, uluslararası söylem merkezleri tarafından meşrulaştırılmakta ve küresel ölçekte algı yönetim aracı hâline getirilmektedir. Oysa bugün dünya genelinde İslam Dini'ne ve muharref dinlere inananların sayısı, dini reddeden veya dini yaşamı küçümseyen topluluklara kıyasla hâlâ daha fazladır. Buna rağmen özellikle bilim, siyaset, kültür ve sanat alanlarında etkin olan çevreler, dine mesafeli ya da düşman pozisyonda varlıklarını sürdürebileceklerine inanmaktadır.
Sayfa 42 - Hayat yayınları
1000Kitap
İttihat ve Terakki Cemiyeti
Hürriyet ve İtilaf Fırkası, Miralay Sadık, Damat Ferit, İsmail Hakkı Paşa, Lütfi Fikri, Rıza Tevfik, Dr. Rıza Nur gibi, tek ortak yönleri İttihat ve Terakki'ye düşmanlık beslemek olan adamların himayesinde kurulmuştu. Parti, gücünü, uzun süredir birbirine düşman unsurları bir araya getirmesinden alıyordu. Rumlar, Bulgarlar, Ermeniler, Araplar ve Türkler, kısa vadeli bir amaç çevresinde, İttihat ve Terakki Cemiyeti'ni yıkmak için toplanmışlardı. İtilafçılar, sonunda her şeyin kendilerinden yana işlemeye başladığına inanmışlardı. İttihatçılar ise bu seçimin çökmekte olduklarının, dolayısıyla hemen harekete geçmeleri gerektiğinin işareti olarak gördüler. 1910 Ağustos'unda Talât, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin Selanik'teki "gizli meclis"inde, "güvenoyu alamamak olasılığını sezer sezmez... (Meclisi) hemen dağıtmak üzere hazırlıklı bulunuyoruz" demişti.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İnsanlar herkeste herkesçe benimsenen, ortak bir değere dayanamıyorlarsa, insan için insan anlaşılmaz kalıyor demektir. Ayaklanmış insan bu değerin açıkça benimsenmesini ister, çünkü sezer veya da bilir ki, bu ilke olmazsa, yeryüzünde karışıklık ve cinayet egemen olacaktır.
Sayfa 37 - Can Sanat Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Zahmetli şey ölü olmak, yeni baştan, ağır ağır alışmak öyle zor ki, biraz olsun bengilik sezer insan zamanla. – Ama yaşayanların hepsi de yanılır, böyle kesin ayırarak.
Sayfa 21
Şiir
“İnsan; özgürleşebildiği ölçüde yalnızlaşıp, yalnızlaşabildiği ölçüde özgürleşebiliyor galiba. Özgürleşmek, bağları koparmakla mı mümkün? Geçmişle olan bağlar, gelecekle olan bağlar, beklentilerimizle, insanlarımızla olan bağlar… Yalnızlık ve özgürlük iki ucu keskin bıçak adeta. İkisi de birbirinin tamamlayıcısı, tanımlayıcısı.” (Tuğçe Isıyel)
Sayfa 171·Kitabı okudu
Edebiyat
“Keşke bilse şu kısacık ömrüme nasıl dokunduğunu, nasıl içime işlediğini. Onunla içten içe nasıl konuştuğumu ve çığlık çığlığa nasıl sustuğumu… Ah bir bilse… Hayatıma giren tüm yazarlardan, şairlerden, hayatıma etki eden herkesten daha çok, en çok onu anladığımı, onu kavradığımı; hem de en boşluksuz, en perdesiz, en yalın haliyle… Ah bir bilse… O, nasıl ki pek sevdiği üç yazarının; Italo Svevo’nun, Cesare Pavese’nin, Franz Kafka’nın soluğunu kattıysa soluğuna, keşke benim de onun incecik soluğunu eklediğimi bilse kendi soluğuma…” (Tuğçe Isıyel)
Sayfa 166·Kitabı okudu
Edebiyat