Sezer C.

Sezer C.
@sezercambaz
Bir takım sıfatlar.
Kenan gülümsedi. Gülmek, çok çok gülmek geliyordu içinden. Hay şu insanlar!.. Çıkarlarımızdan, hem de günlük çıkarlarımızdan başka ölçü yok ki elimizde; vermemişler ki... Hele bir vermeye kalk; taşa gömsünler!..
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Şişli’ye dolmuş da dert bu saatte. Nedir bu yaşamak dediğimiz be! Avara kasnak, dön dur, yirmi dört saat bitti!.. Bütün yirmi dört saatler bitti mi sen bitersin. Herkesin derdi aman bitmesin! Bir bok oluyor sanki de, aman bitmesin!.. Bugün de bitti işte...
Yine kavgadan kaçmıştı. Kenan, çakılıp kalmıştı sanki. İşte böyle yarım bırakır insanı. Ne olur sonuna kadar savaşsan... Haksız olduğumu göstersen. Kırsan, yıksan beni. Ya da benim gerçeğimi biraz sen de duysan. Bak yastığı bile nasıl düzeltir.
Böyle herşeyin birbirine karıştığı, her sualin birbirine muvazi olarak yürüdüğü, ümitle çalınan her kapıdan bir ejderha ağzının açıldığı bir devirde insanlığın mukadderatının birtakım yarı deli meczupların, mesuliyetsiz peygamberlerin, production, surproduction deterministlerinin, hüsnüniyetleri ancak silah seslerinde vuzuhla konuşan, idam hükümlerinde kıvamını bulan gerçek çehresini takınan ütopyacıların elinde bulunmasının felaketini düşünün.
Yaşadığımız dünyada başında doktor olmadan ölmek adeta ayıptı. Bu ancak muharebe meydanlarında, insanlar toptan, binlerce, on binlerce öldükleri zaman olabilirdi. Çünkü ölüm aslında pahalı bir şeydi. Fakat bazen ucuzlar, herkesin olurdu. O zaman ne doktora, ne eczacıya, ne ilaca, ne de herhangi bir şefkate ihtiyaç olmadan insanlar birbirlerine sokularak, birbirlerini kucaklıyarak, birbirlerinin içine geçerek, birbirleriyle en hususi taraflarını paylaşarak ölürlerdi.
Alıntı