birkaç gündür kitap okuyamıyorum.bugün de okumazsam muhtemelen zar zor kazandığım okuma alışkanlığını da kaybederim gibi. 5-10 sf da olsa okumak lazım
Aynısı insan için de geçerlidir. İnsanın, kim olduğuna dair bir bilgisinin, fikrinin olması ayrıdır, kendini hakikatiyle tatması ayrıdır. İnsan kendi hakikatini tatmayana ve buna şahid olmayana kadar sadece kendisi hakkında bir düşünceye, bilgiye sahip olmuş olur ki bu bilgisini tatmadığı sürece de kendini tanımış olmaz. İman için de aynısı söz konusudur. Bir iman tadılmıyorsa iman değildir, imanın bilgisidir; çünkü inanmak, “inanıyorum” demek iman değildir, imanın bilgisidir. İman ise bu bilgiyi tatmaktır. “Ben Allah’ı seviyorum” dediğimizde Allah’a olan sevgimizi ne kadar tadıyorsak sevgimiz o kadardır. Yoksa lafla “ben Allah’ı çok seviyorum” demek sevgi olmaz. Nasıl ki birine “seni seviyorum” dediğimizde o kişiye karşı gönlümüzde bir aşkın, tabir-i caizse ateşin; yani bizi etkileyen, yakan bir şeyin olması gerekiyorsa rabbimizi sevdiğimizi söylediğimizde de gönlümüzde rabbimize karşı bizi yakan bir aşkın olması ve bu aşkı tadıyor olmamız gerekir. Sf 380 Kendine Hiç Sordun mu Ben Kimim? Muhammed Hüseyin (R.A.)
Reklam
İlk alıntımız 'umut' vaadiyle olsun :)
"Elli altı yaşındaydı, fazla değil yani 'gerçek' yaşamın yeni başladığı, çiçeklendiği yaşta." Sf. 16
Edebiyat
Tüm kadınlarımıza ithafen :)
"Kim üzdü seni kâinat güzeli?" Sf. 332 (Ben ve benimle şehir şehir gezen kitaplarım🫠🌅)
Duygu ve Düşünce
İnsan hayatta bildiği gerçekler suratına çarpınca da neden acı duyar ki? Duyuyor işte! Bugün bana bir tokat gibi vuran gerçek “değersizlikti.” Ben kendimi ne kadar sildiysem, ne kadar fark etmiyorsam, herkes görmezden gelir oldu. Kendi kendimi ben değersiz kıldım, biliyorum; çünkü hayıra hayır diyemedim, sınırlarımı çizemeyip aşanları hayatımdan silemedim. Ben her zaman “aman kırılmasın, üzülmesin” dedim. Beni kırana da sesim titredi zaten. Sf.
Reklam
Reklam