Saffet Görmüş

Saffet Görmüş
@sftgrms
Mimar-yazar. Mekâna hikmet giydirmeyi şiar edinen Görmüş, eserlerini Kur’an ve sünnet ışığında kaleme alır. Ailesiyle süren hayatında asıl gayesi, ebedi öz geleceğe hazırlanmak ve zamana sahici bir iz bırakmaktır.
MİMAR/YAZAR
ÜNİVERSİTE
TEKİRDAĞ
MALKARA
6 okur puanı
Nisan 2026 tarihinde katıldı

Saffet Görmüş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·288 syf.·
2026 3. kitabı
Joseph Murphy
7.8/10 · 18,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İHLÂSIN ÖZÜ VİCDANDA ŞEKİLLENİR …
Muhakeme Sonucu: Vicdan, insan olmanın müşterek paydası ; samimiyet ise insan kalbinin evrensel lisânıdır. Dinlerin, kültürlerin ve coğrafyaların ötesinde, her insanın derinliklerinde bir “doğruyu arama” sesi vardır ki, işte o ses vicdandır. Ve o ses, ne zaman sahici bir cevap arasa, samimiyetle buluşur. Vicdan, yalnız mü’minin değil; bütün insanların yaratılışına yerleştirilmiş ilâhî bir rehberdir. Zira o, kalpteki adalet hissinin menbaıdır. Bir insanın vicdanı diri ise, kalbi henüz bütünüyle Allah’a kapalı değildir. Vicdan, imanın yerine geçmez; fakat imana açılan ilk kapıdır. Çünkü vicdan, insanı Hakk’a götüren yolda ilk işarettir; samimiyet ise o yolda yürüyebilmek için lüzumlu cesarettir. Samimiyet, menfaatin değil, hakikatin terazisidir. İçinde gösteriş bulunmayan her hâl, her söz ve her niyet, samimiyetin bir tecellisidir. Bu hâl, insanı hem Yaradan’a karşı sadık, hem de yaratılmışlara karşı dürüst kılar. O hâlde vicdan; insanlığın müşterek sesi, samimiyet ise o sesin berrak yankısıdır. Bu iki nur birleştiğinde, insan kalbinde adalet, merhamet ve huzur neşvünemâ bulur. Ve işte o vakit ihlâs, yalnızca bir iman hâli olmaktan çıkar; bütün insanlığın ortak değerine dönüşür—hakikate sadık, kalbi temiz, özü dürüst olmanın evrensel ölçüsüne… Çünkü ihlâs-ı iman, hakikatin kalpte vücut bulmuş hâlidir.
Sayfa 15 - EVRENSEL HAKİKAT HAYKIRIŞI·Kitabı okudu
Felsefe
İHLÂSIN ÖZÜ VİCDANDA ŞEKİLLENİR …
İnsan, fıtratı icabı hataya meyyaldir. Nefsin gelip geçici ve aldatıcı lezzetleri hükmündeki zehirli bal çukuruna düştüğünde, vicdan duygusu uyanır. Bu uyanış, mahcubiyet ve pişmanlık hislerini harekete geçirir; insan, kendi iç ıztırabını teskin edecek bir sığınak aramaya başlar. İşte bu arayış, kulun aczini fark edip Rabbine yönelmesinin ilk işaretidir. O sığınma ihtiyacına mukabele eden Rahmân-ı Zülcemâl ise, kuluna olan muhabbetinin bir tezahürü ve rahmetinin açık bir nişanesi olarak, merhamet kapısını tövbe ile ardına kadar açar. Tövbe, yalnız bir affedilme talebi değil; vicdanın Hak’ka doğru attığı ilk sahih adımdır. Kul, ya bu kapıya teslimiyetle yönelir; vicdan ıztırabından kurtularak emniyete erer ve Allah’a olan muhabbetinin ilanı ve sadakati olan ihlâs-ı iman ile emir ve nehiylere riayet eder. Böylece Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın fazl-u keremiyle , vaad ettiği ebedî saadete nâil olur. Yahut da—Abdülkâdir Geylânî Hazretleri’nin veciz temsilinde ifade buyurduğu gibi—bala konmuş bir sinek misali, zahiren bir lezzet alıyor gibi görünür; fakat o lezzetin cazibesine kandıkça daha derine batmaya başlar. Balın içinde debelendikçe kurtulacağını zanneder; hâlbuki her çırpınış, onu helâke bir adım daha yaklaştırır. Temsil seyirci olan taklidi imanı işaret eder, oysa hakiki iman mazluma el uzatmaktır. Ve vicdan o el ile zahir olur! Allah’ın tövbe kapısına yönelme fırsatı belki o uzatılan elledir.
Sayfa 14 - EVRENSEL HAKİKAT HAYKIRIŞI·Kitabı okudu
1. HAKİKAT-İ MUHAKEME "İHLÂS İLE VİCDAN"
İHLÂSIN ÖZÜ VİCDANDA ŞEKİLLENİR … İhlâs, samimiyet, vicdan, his ve bütün duyguların menşei; yaş ve kuru ne varsa her şeyin Hâlık’ı olan Allah’tır. O Hakîm-i Mutlak, hikmeti iktizasıyla hayırla beraber şerri de yaratmıştır ki, insanın iradesine bir melce , yani Hâlık’ına sığınabileceği bir zemin bulunsun; tam teslimiyetini izhar edebileceği bir vesile açılmış olsun.
Sayfa 14·Kitabı okudu
Din