Bu dünya hayatının süresine dikkatlice baktığın zaman, o sürenin aslında şimdiki andan ibaret olduğunu görürsün. Gördüğün o şimdiki an, iki zamanın, yani geçmişle geleceğin arasındaki ayrım noktasıdır.
Geçmişe ve geleceğe baktığında, ikisi de sanki var olmamışlar gibi yokluktan ibarettir.
Öyleyse, sonsuzcu sürüp gidecek olanı, bir göz açıp yumacak kadar geçici olana satandan daha şaşkın kim vardır?
“Ağrı neredesin bakayım?”
Dinliyor: “Hah, işte. Varsın olsun. Ne yapalım! Ya ölüm? O nerede?”
İçinde, ölüme karşı her zamanki korkuyu arıyor, bulamıyordu. Hani ölüm? Ne ölümü? Hiç korku yoktu! Çünkü ölüm de yoktu. Ölüm yerine ışık vardı.