6/10
·293 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 00:00
Herkese selam. Bugün Hamnet hakkında yazacağım. Bu kitap hakkında söyleyeceğim ilk şey anlaşılmasının biraz zor olduğu. Her şey hakkında dolu detay olduğu için kendimi bazen aynı cümleyi birkaç kere tekrar ederken buldum. Öyle küçük detaylardan bahsetmiyorum. Hikayeyle hiç alakası olmayan kişiler, yerler veya olaylar hakkındaki detaylar okuma zevkini azalttı benim için. Kitabını okumadan önce filmini izlemiştim, o yüzden anlaması o kadar zor olmadı benim için. Filmde her olay kronolojik giderken kitapta bölüm bölüm bir geçmişe bir geleceğe gidiyorduk. Bu güzeldi. Kitapta herkes hakkında söylenen her şeyin ne kadar doğru olduğunu bilmek isterdim. Gerçekten neler olduğunu bilmek isterdim. Neredeyse beş yüz yıl önce yaşamış insanlar için ağlayıp üzülmek beni nedense biraz tuhaf hissettiriyor. Bunu düşünmek yani. Her zaman ve her yerde insan olacağımızı. Aslında söyleyeceklerimin devamı spoiler mı sayılır bilmiyorum. Çünkü zaten olmuş, bitmiş gerçek hayatlar bunlar. Genel kültürü biraz olan bir insan bilir zaten. Sinema salonunda babanın Shakespeare olduğunu bilmeyenler vardı, șoke olmuşlardı. Tepkilerini görmek çok hoşuma gitti mckaowkgosjfkakwkg onların anlayabilmesi için filmde birkaç ipucu vardı ama kitapta hiç yoktu. Shakespeare'in adı bir kez olsun geçmiyor. Bunun nedenini çok düşünmüştüm, bir kerecik olsun kendisi dışındaki aile üyeleri parlasın, onu bir tiyatro dehası yerine acı çeken oğlunu kaybetmiş bir baba olarak görelim diye olduğunu düşünüyorum. Bir de, kitaptaki Agnes'ı daha çok sevdim, ama beni hüngür hüngür filmdeki ağlattı. Umarım Hamnet'ın, oğlunun ismi yüzyıllardır aşınmadığı için rahat uyuyorsundur. Bana bu kitabı ödünç veren edebiyat öğretmenime buradan çok teşekkür ederim. Bir sonraki incelemeye görüşürüz! Hamnet Maggie O'Farrell
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,4bin okunma
Olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu.
9/10
·180 syf.··
Beğendi
·
2026 79. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 14:52
Dünya klasiklerinin en önemli bir başyapıtı ve tiyatro eserini okumanın hazzını yaşadım. Zira okuyanlar bu zevki bilir. Eser, William Shakespeare in diğer eserlerindeki tarzını burada da yansıtıyor. Konusuna gelince, babasının ölümünün ardındaki sırrı öğrenen genç prensin intikam arzusu ve çabaları etrafında örülüyor. Danimarka sarayında geçen hikaye, ihanet, entrika, taht savaşları, delilik ve tam bir ahlak hikayesi. İnsan psikolojisinin derinliklerine inmeyi başarmış olan bu eser okurlarına çok şey katacak diyebilirim. Sürükleyici ve akıcı tarzı ile geçmişten geleceğe uzanacak ve daha çok uzun yıllar okunacaktır şüphesiz. Keyifle okunsun.
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,4bin okunma
Reklam
ÖZETLENMİŞ İNCELEME
Puan vermedi·128 syf.·
2026 15. kitabı
ÖZETLENMİŞ İNCELEME Vitruvius’un Gölgesinde Kalan Kadın: Ralph Fox’un “Roman ve Halk”ında Eril Evrensellik ve Edebiyatta Kadının Yokluğu Özet Ralph Fox’un “Roman ve Halk” (1937) eseri, Marksist edebiyat eleştirisi içinde, kapitalist yabancılaşmaya karşı “Bütünlüklü İnsan” (The Whole Man) idealini öne çıkaran temel bir metindir. Ancak, Fox’un bu ideali inşa ederken temel referansı olan Rönesans hümanizmi ve onun simgesi “Vitruvius Adamı”, görünüşte evrensel, özünde ise derin bir şekilde eril (masculine) bir özne tasarımıdır. Bu makale, Fox’un “epik kahraman” ve “Bütünlüklü İnsan” arayışını, Vitruviusçu bir erkeklik kurgusu olarak feminist bir perspektiften eleştirmeyi amaçlamaktadır. Argümanımız, Fox’un evrensel olduğunu varsaydığı “İnsan” kategorisinin, aslında Batılı, erkek ve burjuva bir özneyi merkeze alarak, kadını bu evrensellik anlatısının dışına ittiği veya onu ikincil, tamamlayıcı bir konuma hapsettiği üzerine kuruludur. Makale, öncelikle Vitruvius Adamı imgesinin tarihsel ve cinsiyetçi doğasını ortaya koyacak; ardından Fox’un bu imgeyi edebiyat teorisine nasıl aktardığını ve bunun “kahraman”, “yaratıcı deha” ve “tarihin öznesi” gibi kavramları nasıl eril bir şekilde kodladığını analiz edecektir. Son olarak, bu eril evrensellik iddiasının, edebiyat tarihi ve eleştirisinde kadın yazarların, karakterlerin ve deneyimlerinin sistematik olarak “yok sayılması”, marjinalleştirilmesi veya çarpıtılarak temsil edilmesiyle nasıl doğrudan bir ilişkisi olduğu, Virginia Woolf, Simone de Beauvoir ve Elaine Showalter gibi feminist teorisyenlerin çalışmalarına atıfla gösterilecektir. Fox’un kapitalizm eleştirisi değerli olmakla birlikte, önerdiği estetik ideal, ataerkil tahayyüllerle iç içe geçmiş olduğu için, kadının edebi ve tarihsel varlığına dair kapsayıcı ve
Roman ve HalkRalph Fox · Ayrıntı Yayınları · 201915 okunma
8/10
·364 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:50
“Aptal olmamak, bilgeliğin başlangıcıdır.“ Horatius Eserin yazarı Christoph Martin Wieland (1733-1813), Alman mütercim, şair ve de yazar. Mütercim olarak Shakespeare'in 22 tane oyununu Almancaya ilk defa çevirip yayımlamıştır. Kendisinin en mühim eseri ise okumuş olduğum Abderalılar romanıdır. Abderalılar, ilk defa 1774 senesinde tefrika edilmeye başlanıyor ve kitap olarak da ilk baskısı 1781 senesinde yapılıyor. Abderalılar için felsefi unsurlar da içeren bir tarihî roman diyebiliriz. Zâten Wieland'ın kendisi de bu eseri için "Dahi İle Dar Kafalılar Üzerine Bir Felsefe Romanı" ifadesini kullanıyor Abdera, malûm olduğu üzere bir Yunan antik şehridir. Milattan Önce 7. asırdan itibaren tarihî kayıtlarda yerini alıyor. Abdera halkının karakteri tarif edilirken öne çıkan özellikleri için şunlar söylenir: Çabuk parlayıp çabuk sönen, dar kafalı, dar görüşlü, çoğunluğun güldüğüne ağlayan ve çoğunluğun ağladığına gülen, tuhaf takıntıları olan, kendilerini akıllı zanneden, bilge biriyle karşılaştıklarında onu yermeye çalışan değişik bir millet. Meselâ Abderalı bir düşünür olan Demokritos'un bunlardan çekmediği kalmıyor. Eserde de geçtiği üzere Demokritos, bu dar kafalara laf anlatamadığı için şehrin ücra bir yerine gidip orada yaşamaya çalışıyor ama Abderalılar kendisini orada da rahat bırakmayıp sık sık ziyaretine gelip tuhaf sorularla rahatsız etmeye devam ediyorlar. Hatta bu da yetmiyor ve devrin meşhur hekimi Hippokrates'i davet edip ondan Demokritos'u deli ilân etmesini bile istiyorlar. İşte Wieland, bu eserinde, Abderalıları mizahi bir üslup ile hicvederek anlatıyor. Yazarın bu dar kafalı insanları psikolojik olarak tahlil edip, tasvir etmesi oldukça başarılı. Zâten metni okuduktan sonra da anlıyoruz ki aslında Abderalılar hâlâ yaşıyorlar ve onların neslinden
AbderalılarChristoph Martin Wieland · Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları · 1992146 okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 19:49
Othello insan kalbinin en güzel köşesine oturan eserlerden biri oldu benim için özellikle son bölümlerde olayların geri döndürülemez bir noktaya ulaşması ve masumiyetin sevginin ve güvenin bir yalan yüzünden yok olması çok sarsıcıydı. Benim en çok üzüldüğüm nokta Othello'nun kötü bir insan olmamasıydı. Kıskançlık ve kuşku zihnini öyle yerleşiyor ki sevdiği kadını dinlemek yerine yalanlara inanıyor ve işin en acı yönü gerçeği öğrendiğinde artık her şey için çok geç olur. Desdemonanayada ayrı çok üzüldüm son anına kadar othelloya karşı sevgisini sadakatini hiç yitirmiyor. Onun çaresizliği kitabın en yürek burkan yanlarından biri oldu bence. Desdemonananin son anları çok acıydı asıl beni yaralayan nokta othello'nun gerçeği öğrendiği andır. Çünkü o anda sadece eşini değil kendi hayatını onurunu ve mutluluğunu da kendi elleriyle yok ettigini fark ediyor okur olarak bizler gerçeği bildiğimiz için onun felakete adım adım yürüdüğünü görmek kahredici bir durumdu. Emilia doğruları söylemek uğruna hayatını riske atıyor özellikle kocasının suçunu öğrendiğinde sessiz kalmaması çok etkileyiciydi desdemona'ya olan bağlılığı ve vicdanı gerçekten takdir ederdi. Lago ise kılıçlarla değilde sözleriyle onca hayatı bitirdiğini görmek çok büyük bir yıkım ve sarsıcıydı bir insana olan nefret yüzünden bu kadar şeye insan kalkışır mı diye düşünüyorum demek ki oluyormuş hayatta böyle şeyler othello'yada çok kızıyorum karısına güvenmeyip onun namuslu yaverim dediği lagonun laflaryla hareket ediyor ve sonucun neler olacagini hiç düşünmeden inaniyor yaverine ama sevgi bu değil aşk başta güvenmeyi öğretir bize ders çıkarılmasi gereken bir baş yapıt okunup üzerinde saatlerce belkide günlerce düşünülmesi gereken bir kitap Gözyaşlarıma hakim olamadım bir türlü ve hıçkıra hıçkıra ağladığım bir
OthelloWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426,8bin okunma
Hamlet
Puan vermedi·180 syf.··
2026 73. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 20:33
Hamlet‘i okurken beni en çok etkileyen şey olaylardan çok karakterlerin iç dünyası oldu. Hamlet’in sürekli sorgulaması, doğru olanı yapmak isterken kendi düşüncelerinin içinde kaybolması bana oldukça gerçek geldi. Bazen insanın en büyük engelinin karşısındaki kişiler değil, kendi zihni olabileceğini gösteren bir karakter. Bu kitap bana, adaletin, vicdanın ve karar vermenin aslında ne kadar zor şeyler olduğunu düşündürdü. Shakespeare yüzyıllar önce yazmış olsa da Hamlet’in yaşadığı ikilemler bugün bile tanıdık geliyor. Bazen bir kitabı sevmek için karakteri anlamak yetiyor; Hamlet’i sevmek için ise biraz kendini anlaman gerekiyor.
İnceleme
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,4bin okunma
Reklam
Reklam