zeynep

9/10
·375 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2022 00:00
Kitabı bitirdiğimde boşluğa düştüm. Okurken de Nietzsche’nin aşıladığı ümitsizlik yüzünden boşluğa düşmüştüm, bitirince de aynı şey oldu. Nietzche ve Breuer’i, düşüncelerini, hislerini, tartışmalarını, bilgeliklerini ve zekalarını yarıştırmalarını şimdiden özledim. Nietzsche’ye kızdım, üzüldüm ve hep anlamaya çalıştım. Bazen inançlarıma ters düşse de, böyle bir bakış açısını dinlemenin bana çok şey kattığını düşünüyorum. Nietzsche’den de Breuer’den de çok şey öğrendim, onları çok sevdim. Breuer’in Nietzsche’ye yaklaşmak için olan çabası ve sabrı; onun ise yavaş yavaş kalbini yumuşatması, sonunda samimi olması kesinlikle okumaya değerdi. Yalnızca, kitaba başladığım andan itibaren bu iki karakterin karşılaşmalarının kurgu olduğunu düşünmediğim için yazarın notunu okuduğumda hayal kırıklığına uğradım. Bu ikilinin gerçekten karşılaşmış olmasını dilerdim.
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·475 syf.··
2022 1. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2022 18:38
Su gibi akıp giden sürükleyicilikte olmasa da 70’lerden başlayıp günümüz dönemine dek özelde İstanbul, genelde Türkiye resmini çok güzel çizdiğini düşünüyorum. Bu dönemler hakkında pek de fikri olmayan birine birçok şey katacak zenginlikteydi. Yakın tarihteki görüş çeşitlilikleri ve ülkenin sosyoekonomik durumu hakkında fikir sahibi etti. Diğer güzel yanı da anlatılanların herkesin başına gelebilecek olaylar, herkesin karşılaşabileceği kişiler olmasıydı. Gerçeklikle hiç kopmayan bağı birinin hayatına gerçekten de yakından şahitlik ediyormuşum gibi hissettirdi. Kısacası, okurken müthiş eğlendirmese de ufkumu genişleten bir kitaptı.
Kafamda Bir TuhaflıkOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202416,3bin okunma
8/10
·211 syf.··
2021 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2021 01:21
*SPOILER* Sürprizlerle dolu heyecanlı bir kitaptı. Oidipus hikayesinden daha en başta söz edildiğinde karakterin ilerde buna benzer bir şeyler yaşayacağını tahmin etmiştim ama sonra o kadar dallanıp budaklandı, o kadar farklı açılardan baktım ki kafam karıştı. En sonunda da kitabın asıl yazarının Cem değil de Evren olduğunu öğrenince zaten ipler tamamen koptu, kitabın tüm büyüsünü götürdü bu bilgi. Cem’in olayları yaşarken gerçekte neler hissettiğini, aslında aklından neler geçtiğini hiçbir zaman bilemeyecek olmamız ve bunu tüm kitap boyunca aslında tamamen yabancı birinden, oğlu Evren’den dinlemiş olmamız beni hayal kırıklığına uğratmış olsa da, böylesine düşündürücü ve etkileyici bir kitap okuduğum için mutluyum.
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,1bin okunma
7/10
·146 syf.··
2020 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2020 01:29
“Devasa bir kazancın kaybı” Kitabın tek kelime grubuyla özeti bu olabilir. Yaşlı adamın hâline çok üzüldüm, hâlini çok iyi anladım. Yaşadıkları şeyler gerçek hayattan öte değildi. Hırs uğruna, bir şeylere saplantılı bir şekilde takılıp bir daha eski haline dönemeyecek kadar eski halinden uzaklaşmak. Hatta bazen hedefe ulaşılsa bile hedefin artık hiçbir anlam ifade etmemesi. Yaşlı adama, yaşlı adamın ellerine, balığa, köpek balıklarına binlerce farklı anlam yüklenebilir, gerçek hayatla kıyaslanabilir. Kitabın sonunda bu tarz bir benzetme bekledim ama sonra bunun okuyucuyla bırakıldığını düşündüm. Trajik bir öyküydü.
Yaşlı Adam ve DenizErnest Hemingway · Bilgi Yayınları · 202541bin okunma
7/10
·118 syf.··
2020 1. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2020 12:30
Kitabı bitirdiğimde bir 10-15 sn son cümlelere bakakaldım, devamında neler yaşandığını 3. bir şahsın gözünden anlatılmasını bekledim. Başa dönüp önsözü yeniden okudum, olayın devamı yerine geçti yazılanlar. Önsöz kısmında birçok yerde yazarla tartışmak istedim. Ölüm cezasının kaldırılmasını istiyordu, mahkumların da bir hayatı, ailesi, hayalleri ve ailesine borçlu olduğu görevlerden bahsediyordu. Peki ya mahkumun işlediği suçun öznesi, kurban? Onun da bir hayatı, ailesi, hayalleri yok muydu? Tüm yazı sanki ölüm cezasına çarptırılan mahkumlar sütten çıkmış ak kaşıkmış da tamamen suçsuz yere ceza yemişler gibi yazılmış (aralarında illaki suçsuz yere infaz edilenler vardır tabii). Hiçbir yerde mahkumların işlediği suçlardan bahsedilmemiş. Kitabın kahramanı bile kendi suçundan hiçbir yerde bahsetmedi. Şu ana kadar ilk kez bir kitabı okurken yazarla aynı fikirde olamadım (önsöz kısmında). Elbette haklı birçok tarafı vardı (adaletin iyileştirilmesi gerektiği, suçların daha titiz araştırılması böylece suçsuz yere cezalandırmaların azaltılması gerektiği vb.) ama yazı boyunca öfkeli bir dille ısrarla infaz cezasının kaldırılmasını savunması bir noktada rahatsız etti. İnfaz cezası savunucusu değilim ama bazı çok ileri derece suçlarda ve şartlarda değerlendirilebilir olduğunu düşünüyorum. Önsöz dışında kahramanın öyküsüne gelince bir hayli yürek burkan tarzdaydı. Okurken birçok yerde kendimi onun yerine koyduğumda çok kötü hissettim. Ama keşke suçunun da ne olduğundan bahsetseydi.
Hukuk
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,5bin okunma