“Sen, ey teveccühlü okur! Kalbini, aklını ve düşüncelerini, oradaki diğer her şeyi bastırıp tamamen kaplayan bir şeyi hiç yaşadın mı? İçinde bir şeyler coşup kabarmış, kaynayan bir kor halini alıp tutuşan kanın damarlarından fışkırma raddesine gelmiş ve yanaklarının rengini koyulaştırmıştır. Bakışın öyle tuhaflaşmıştır ki, sanki bomboş bir odada başka hiçbir göze görünmeyen kişileri görmek ister gibidir ve sözcükler akıp giderek karanlık iç çekmelere dönüşmüştür.”
"Türkçülük, Türk milletini yükseltme mefkuresidir." Ziya GökalpTürkçülüğün Esasları Türkçülük kavramını mahiyeti ve programı açısından öğrenmek için başvurulabilecek temel eserlerden biridir.
Gökalp'e göre Türkçülük, Türk milletini dil, kültür, ahlak ve ülkü birliği içinde güçlendirme düşüncesini içeren yüce bir davadır; kitabında Türkçülük kavramını etnik olarak değil, kültürel, ahlaki, sosyal ve siyasi olarak açıklar. Bu nedenle, milli kültürün korunması, Türkçenin sadeleştirilmesi, halkın değerlerine yönelinmesi ve toplumun eğitim, aile, ahlak, hukuk, sanat ve ekonomi gibi alanlarda güçlendirilmesi gerektiğini savunur.
“Türkçülük, siyâsî bir fırka (parti) değildir; ilmî, felsefi, bediî (estetik) bir mekteptir; başka bir tabirle, harsî (kültürel) bir mücahede (çalışma) ve teceddüt (yenilik) yoludur.”
“Bilhassa bizim gibi siyâsî düşmanları çok bulunan milletler için, en büyük istinadgâh (dayanak) vatanî ahlâk olabilir. Vatanî ahlâkımız kuvvetli bulunmazsa ne istiklâlimizi, ne hürriyetimizi, ne de vatanımızın tamamiyetini muhafaza edemeyiz. O halde Türkçülük, her şeyden ziyade, millet ve vatan mefkurelerine kıymet vermelidir.”