Sıkıntılara sadaka dağıtarak hafifletmeyi reddediyoruz, çünkü bu tür bir yardım her halükarda amacına ulaşamaz, aynı zamanda yardım alan kişinin sorumluluk duygusunu yok eder ve onu kendi kendine yardım etmeye elverişsiz hale getirir. Führer bir keresinde şöyle demişti: ''Yaşamak istiyorsanız, bunun için savaşmalısınız ve eğer bu durmaksızın savaşılan dünyada bunu yapmayı reddediyorsanız, yaşamayı hak etmiyorsunuz demektir...''
İvan, --Oedi Berlioz,- misal sen Tanrı'nın oğlu İsa'nın
doğumunu çok iyi ve hicivle betimlemişsin ama meselenin
özü şu ki, İsa'dan önce doğmuş bir sürü tanrının oğlu var;
örneğin, Fenikelilerin Adonis'i, Friglerin Attis'i, Perslerin
Mitra'sı. Uzun lafın kısası, İsa da dahil, hiçbiri doğmadı,
hiçbiri var olmadı. Doğum veya mesela müneccimlerin zi-
yareti yerine bu ziyaretle ilgili saçma söylentiler dolandığını
betimlemen gerek. Ama senin hikayenden İsa'nın gerçekten
de doğduğu sonucu çıkıyor! ..
Kalbimden ayağınaydı yolum,
Gördüm, hep seni gördüm.
Kara gecede, kara uykuda yürüdüm.
Bomboştu her şey, elimde bir dünya tarağı
Gök ağlıyordu, ben zülfünü ördüm.
Kubbem yok ki benim, bir tepsinin kenarında uykum
Dönersem, aşağ'sı çok yüksek
Düşeceğim nasılsa gördüm.
Dünya beni sarmazdı sarmalamazdı döndüm.
Gök ağlıyordu, ben zülfünü ördüm.