Yağmur camın önüne konmuş bir paravan gibi. İçinden geçerek bahçeye çıkıp karanlığıa, geleceğe doğru yürüyebilirim. Kişinin kendinden daha yüce bir şey tarafından kuşatılması; bu değil midir bütün mistiklerin hayali?
Resmedilemeyecek bu hikayeyi, belki yazar diye, bu yüzden anlattım oğlum Orhan 'a. Hasan'ın ve Kara'nın bana yolladığı mektupları, zavallı Zarif Efendi'nin üzerinden çıkan mürekkebi dağılmış at resimlerini çekinmeden verdim. Her zaman asabi, huysuz ve
mutsuzdur ve sevmediklerine haksızlık etmekten hiç korkmaz. Bu yüzden Kara 'yı olduğundan şaşkın, hayatlarımızı olduğundan zor, Şevket 'i kötü ve beni olduğumdan güzel ve edepsiz anlatmışsa sakın inanmayın Orhan 'a. Çünkü hikayesi güzel olsun da inanalım diye kıvırmayacağı yalan yoktur.