İnsanlığın Ortak Dili: Sevgi ve Hoşgörü
Puan vermedi·56 syf.··
2026 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:13
Romanın başkahramanı Momo, sevgisiz bir aile ortamında büyümüş, yalnız ve mutsuz bir çocuktur. Babasıyla sağlıklı bir ilişki kuramayan Momo, hayatın anlamını ararken Mösyö İbrahim’in sıcaklığı ve bilgeliğiyle tanışır. Herkesin Arap bakkal olarak tanıdığı Mösyö İbrahim, aslında hayatı derin bir hoşgörü ve sevgi anlayışıyla yorumlayan bir insandır. Momo zamanla ondan yalnızca yaşamın pratik yönlerini değil, aynı zamanda mutluluğun, sabrın ve insan sevgisinin değerini de öğrenir. Kitapta Kur’an, dinî kurallardan çok insanın iç dünyasını aydınlatan bir bilgelik kaynağı olarak ele alınıyor. Mösyö İbrahim’in Momo’ya aktardığı düşünceler, farklı din ve kültürlerden insanların ortak insani değerlerde buluşabileceğini gösteriyor. Bu yönüyle roman, dinler arası hoşgörü ve evrensel insanlık mesajları taşıyor. Yalnızlık, aidiyet ve insan olmanın anlamı üzerine düşündüren, sıcak ve umut dolu bir roman. Farklılıklara rağmen insanların birbirlerini anlayabileceğini gösteren kitap, her yaştan okuyucuya hitap eden evrensel bir yaşam dersi niteliğinde.
İnceleme
Mösyö İbrahim ve Kuran'ın ÇiçekleriEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20246,4bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 43. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:37
Anne ve babasının ayrılığının ardından sebepsiz krizler geçiren ve epilepsi teşhisi konulan Antonio'nun, tedavisi için annesinin işi nedeniyle babasıyla birlikte Marsilya'ya gidişini ve burada geçirmek zorunda kaldığı 48 saatlik uykusuzluk sürecini anlatıyor. Yazar, Antonio'nun babasıyla birlikte çıktığı bu Marsilya yolculuğunda, belki de hayatlarında bir daha elde edemeyecekleri bir fırsat yakalayan baba ve oğlun birbirlerini yeniden keşfetmelerini çok doğal ve samimi bir dille aktarıyor. Benim için kitabın en güzel yanı, baba ve oğlun birbirlerini tanımaya çalışırken okura da aile ilişkileri üzerine düşündürmesi ve bu ikilinin birlikte geçirdiği özel zamanları okuyormuş hissi vermesi. Kitabın dili oldukça akıcı. Genel havası melankolik olsa da insanın içini ısıtan sıcak bir yanı var. Çok derin ya da yoğun duygusal bir roman sayılmaz; bazı noktalar biraz yüzeysel kalmış. Daha derin işlenmesini istediğim yerler olsa da kitabın sakin ve samimi atmosferini ve abartılı bir dram sunmamasını okuru yormadan ilerlemesini sevdim.Dinlendiren, sakin ve samimi bir roman arıyorsanız güzel bir tercih olabilir.
Sabahın ÜçüGianrico Carofiglio · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,008 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi
"Bir köşeye çekiliyorsun, belki de bir duvar dibine. Sonra uzun uzun bakıyorsun gökyüzüne..."Maral Atmaca’nın kalemine bir kez daha hayran kaldığım, okurken hem nefesimin kesildiği hem de kahkahalarla güldüğüm muazzam bir seri maratonunun sonuna geldim! Saka ve Sanrı'dan sonra bu seri de benim için kesinlikle tereddütsüz bir 10/10!Hikaye, yetiştirme yurdunda 29 çocukla birlikte gizemli bir şekilde damgalanan ve o geceden sonra hayatı tamamen değişen Sedef'in Maral Atmaca Yankı Sarmaşık etrafında dönüyor. Yıllar sonra "Damgacı"nın yeniden ortaya çıkıp bu yarasaları tek tek avlamaya başlamasıyla ekibin bir akademide toplanması ve hayatta kalma mücadelesi tek kelimeyle kusursuz işlenmiş.Yaralasar'ı Benim İçin Unutulmaz Kılan Ne Oldu?Mizah ve Eğlence: Kitabın gizemi ve aksiyonu ne kadar yüksekse, komedi dozu da bir o kadar harikaydı! Sedef’in o dik başlı, hazırcevap ve esprili yapısı okurken beni sürekli güldürdü. Karaktere ve mizahına kelimenin tam anlamıyla bayıldım!Dostluk ve Ekip Ruhu: Sedef, Alaz Altuğ Sipahi, Yiğit, Hakan ve diğer tüm Yarasalar... Aralarındaki o didişmeler, birbirlerine olan bağlılıkları ve kurdukları o sıcak bağ içimi ısıttı. Bir kitaptaki ekip ruhu ancak bu kadar güzel yansıtılabilirdi.Gizem ve Ters Köşeler: "Damgacı kim?" sorusunun peşinden koşarken yazarın önümüze serdiği ipuçları, kurduğu akıl oyunları ve yaptığı ters köşeler yine bildiğimiz Maral Atmaca kalitesiydi.Aksiyonun, derin bir gizemin ve bolca kahkahanın bir arada olduğu, okurken asla sıkılmayacağınız bir dünya arıyorsanız bu 4 kitaplık seriyi gözünüz kapalı okuyun. Yarasalar her zaman kalbimin bir köşesinde kalacak. Kesinlikle tavsiyemdir!
Yaralasar - 1Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 202113,1bin okunma
8/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2026 126. kitabı
Herkese Merhaba Bugün sizlere Zarif Oktay kaleminden Zarif Örgüler 3 kitabının yorumu ile geldim Haziran ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 107 sayfalık bir kitap •Normalde buralarda beni hep sayfaların arasında, bambaşka dünyalarda gezerken görmeye alışkınsınız, biliyorum. Ama benim için o okuma maratonlarının arasında zihnimi dinlendirmek, kahvemi yudumlarken el emeği bir şeylerle uğraşmak inanılmaz bir terapi. •Kitabın içeriğinde hırkalardan yeleklere, kazaklardan bluzlara kadar her tarz için ayrı bir model var. Benim en çok aklımı başımdan alan iki model oldu: •Biri o pofuduk, sıcacık duran pembe Puffy Hırka. Hırkanın o sağa sola çaprazlama ilmek tekniklerini, dik yaka detayını örgüye hiç başlamamış birinin bile anlayacağı şekilde adım adım, fotoğraflarla anlatmışlar. Diğeri ise renk geçişlerine bayıldığım, angora iplerle örülen o kruvaze yakalı bluz. •Hangi model için kaç yumak gidiyor, şiş numarası ne olmalı, kaç ilmekle başlanıp nerede artırılacak, A'dan Z'ye her şey o kadar pratik ve net ki, örgüyü sadece bir hobi değil, kendi modanızı yaratma sanatı haline getiriyor. •Yazar Zarif Oktay, İlmek İlmek Sanat diyerek yola çıkmış ve yünün o büyüleyici, sıcak dünyasını zarif bir dille aktarmış. •Arka kapağında ki sözü çok sevdim; Yün, yalnızca bir iplik değil; bir miras, bir tutku, bir masaldır, diyor. Gerçekten de öyle. Eğer siz de bu ara hem zihninizi dinlendirecek hem de bittiğinde bunu ben yaptım diyerek gururla giyeceğiniz tasarımlara imza atmak istiyorsanız, bu rehbere mutlaka bir şans verin derim. Yazarımızın kalemine sağlık Okumayı ihmal etmeyin im t u b i s ʚĭɞ
Zarif Örgüler 3Zarif Okay · Parlayan Kitap · 20261 okunma
8/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2026 78. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 00:00
Herkese Merhaba Bugün sizlere Aysun Koç kaleminden Tevekkül Doğum Masalı kitabının yorumu ile geldim Nisan ayının sıradaki kitabı 2025 yılı basımlı 46 sayfalık bir kitap Çok naif, kalbe şifa niyetine okunacak bir kitap. •Hikayemiz Ahsen ve Addas’ın daha bebekleri dünyaya gelmeden niyetlerini tazelemeleri, helal lokma peşine düşmeleri ve hayırlı bir nesil için dua etmeleri başlıyor. •Ahsen’in rüyasında gördüğü o siyah kutu ve içindeki Kevser yazılı kolye.. İsimlerin birer tesadüf değil, emanet olduğunu o kadar naif anlatmış ki yazar, çok etkileyiciydi. •Doğum sancılarını korkutucu bir acı olarak değil de bebeğe kavuşturan şifalı dalgalar olarak tanımlaması bakış açımızı nasıl da kökten değiştiriyor. Ahsen’in sancılar geldiğinde bedenini serbest bırakıp fıtratındaki o güce güvenmesi tam bir uyanış anı. •"Doğumda kendimi korkulara değil, sana teslim etmemi nasip et." Bu sadece doğum için değil, hayatın tüm fırtınaları için okunacak bir teslimiyet nişanı değil mi? •Aysun hocamızın dili çok duru, bir terapi seansındaymışsınız gibi güven veriyor. Zaten kitap doktor, ebe ve psikolog onaylı; yani altı çok dolu bir manevi rehberlik sunuyor. Resimler ise o kadar sıcak ki, sayfaları çevirirken Ahsen’in evindeki o huzuru, komşusu Perihan teyzenin getirdiği poğaçanın kokusunu bile hissedebiliyorsunuz •Eğer zihninizde doğumla, gelecekle ya da hayatın getirdiği belirsizliklerle ilgili korkular varsa, bu yetişkin masalı size çok iyi gelecek. Yazarımızın kalemine sağlık Kitap ile ilgili düşüncelerinizi yorum bırakabilirsiniz Okumayı ihmal etmeyin im t u b i s ʚĭɞ
Tevekkül Doğum MasalıAysun Koç · Az Kitap · 20268 okunma
10/10
·240 syf.··
2026 142. kitabı
Bugün sizlere iş hayatının içinde kaybolmuş, yönünü arayan herkesin kendinden bir parça bulabileceği bir kitapla geldim: Beyaz Yakanın Dört Mevsimi Bu kitap klasik kişisel gelişim kitaplarından biraz farklı. “Başarılı olmanın 10 yolu” ya da “liderlik sırları” gibi keskin kurallar sunmuyor. Bunun yerine çalışma hayatının iniş çıkışlarını, insan ilişkilerini, tükenmişliği, yeniden başlamayı ve büyümeyi mevsimler üzerinden samimi bir dille anlatıyor. Okurken en çok hoşuma giden şey, kitabın kendini bir üst perdeden anlatmaması oldu. Sanki kahve molasında bir arkadaşınız size yaşadıklarını anlatıyor gibi hissettiriyor. Özellikle Ikea örneği çok etkileyiciydi. Her sistemin herkese uymayacağını, iş hayatında bazen adapte olmanın ne kadar önemli olduğunu çok güzel anlatıyordu. Bence bu kitap özellikle: İş hayatına yeni başlayacak gençler, Ofis hayatında yorulan beyaz yakalılar, Kariyerinde yönünü sorgulayanlar için güzel bir rehber olabilir. Altını çizmelik cümleleri, kısa ama düşündüren pasajları ve sıcak anlatımıyla okunması keyifli bir kitaptı. Çünkü bazen insanın ihtiyacı olan şey büyük başarı formülleri değil, “yalnız değilsin” hissidir… Kitapla kalın dostlar
Beyaz Yakanın Dört MevsimiEren Gülsever · Ceres Yayınları · 20263 okunma