Değişimin öznesi de nesnesi de sizsiniz. Kendimizi başkalarıyla karşılaştırarak, eleştirerek veya suçlayarak çok fazla zaman kaybediyoruz. İşe kendi kalbinize özen göstermekle başlayın. Kalbinizi en çok neyin kırdığını belirleyin ve onu nasıl iyileştireceğinizi düşünün. Okuldaki zorbalık, evdeki veya iş yerindeki eleştiriler ve şiddet gibi acı verici deneyimler son derece üzücüdür. Kendinizi kalbinizi dönüştürmeye ve iyileştirmeye adayın. Mevcut duygusal durumunuzu ve neye dönüşmesini istediğinizi düşünün.
“Yeryüzü tamamen çürümüş ve şiddet dolu, her yanda ahlaksızlığa rastlıyorum, çünkü bütün sakinleri yanlış yollara sapmış, insanların kötülüğü büyük, bütün düşünceleri ve bütün arzuları şaşmaz biçimde ve yalnızca kötülüğe yönelik.”
"Yaşadığımız çağ kaygı çağıymış. Biliyor musun?"
"İnsanlığın yaşadığı her çağ kaygı çağıdır. Bana sorarsan, ben bu çağa şiddet çağı derim. Bana göre bugünlerde herkesin aklında şiddet var. Sanki yok edecek bir şey kalmayana kadar böyle devam edeceğiz."
“Rüzgâr bir kaplan gibi hırçınlaştığında, fırtına yaklaşırken dağ kötücül bir keyifle titrediğinde kız kendisini huzurlu hissediyordu. Başını kurşun rengi gökyüzüne kaldırıyor, çimenlerin üzerinde dolaşan gerilimi içine çekiyordu. Nehir de zevkten gürüldüyor gibi geliyordu ona. Kız gök gürültüsünü ve yağmuru bekliyordu. Çünkü nihayet anlaşıldığını düşünüyordu.”