Yazık bize! Bana da yazık! Bu yaşıma gelmişim Aziz Nesin'le yeni tanışıyorum. Şu kitabı 110 kişi okumuş koskoca sitede. Kendimden utandım..
Bunu mazeret diye söylemiyorum ama, bizim kuşak oldukça garip, arada sıkışmış, modern çağa adım atmaya çalışan, ama bir taraftan da "aman ha adım atmayın, ahlâk elden gider, din elden gider, vatan elden gider, kâfir olursun, komünist olursun, anarşik olursun!" diyenler tarafından yaka paça çekiştirilen bir nesildir.
Aziz Nesin yasaklı, tehlikeli yazarlardandı bizim için. Eğitim hayatım boyunca bir kere bile kendisinden ya da eserlerinden bahseden bir öğretmenim olmadı. Şiirlerle uyutulduk, suya sabuna dokunmayan yazarlarla uyuşturulduk. Aziz Nesin'ler, Nazım Hikmet'ler, Sabahattin Ali'ler ya ateistti ya da vatan haini. Evet Aziz Nesin ateistti, ama misyoner falan değildi. Gençleri dinden çıkarmak gibi bir derdi yoktu, kitaplarını okuduğunuzda böyle bir uğraş içinde olmadığını da göreceksiniz. Yani adam kendine kadar ateist, millete dağıtmaya niyeti yok. O ve arkadaşlarını yakmaya çalışanların iddia ettiği gibi kadınlarımızın ve kızlarımızın namusunda gözü yok. Kendi sözleri ile şöyle açıklıyor durumu: "Evet ben bir ateistim. İnananlara, inançlara saygı duyuyorum. ''Ben genelde 400 yıl önce ne olursa olsun, en doğru sözler olsun, bugün aynen onların yürürlükte kalmasından yana değilim. 700 yıl önce, 750 yıl önceki Mevlana da öyle, tabii bunların içinde ölümsüz değerde sözler elbette vardır. Ama o felsefe bütünüyle bugüne ait uygulanamaz ve o yüzden ben Müslüman değilim, yoksa Kuran’da da güzel sözler var. 1300-1400 yıl önceki sözlerin, kimin sözü olursa olsun, eskimeyeceğine inanmıyorum. Eskimiştir."
8 Yaşında hafız olmuş, yıllarca her türlü dinî eğitimi almış, müslüman doğmuş bir adamı da bu açıklamayı yapmak durumunda bırakmışlar.