Şifanur

Şifanur
@sifanursmr
Bir zamanlar dünya sandığım bahçeyi ayrık otları, dikenler bürümüş.
Yüksek Lisans
25 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·208 syf.··
2023 4. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2023 22:37
Japonların hayat felsefesi üzerinde yoğunlaşan bu kitap hayatımızı nasıl düzene sokmamız gerektiğini, meşguliyetimizi artırarak mutluluğu kovalamak gerektiğini "ikigai" kelimesi ile aktarmaktadır. İkigai kısaca "hep meşgul kalarak mutlu olma sanatı" demek aslında. Beynimizi sürekli meşgul etmenin insanlara daha iyi geleceğini ve yaşam kalitesini artırarak uzun yaşam olanakları sağlayacağına değinir. Spor yapmak, midenin %80'ini doldurmak, gülümsemek, hayata şükranlarımızı sunmak, emekli olmamak, acele etmemek... İşte kısaca Okinawalıların uzun yaşam sırrı. Midemizi doldurmak yerine beynimizi doldurmamız gerektiğini savunur. Gerçekten kitap bizi her açıdan besliyor. Budizm ve Stoacıların yaşamlarını da konu alarak harikulade bir eser sunulmuştur zannımca. Herkül ve Hydra efsanesiyle anlatmak istediği efsane :) Hayat bizi ne kadar yaralarsa yaralasın o kadar da güçlendirir. Bundan sonra anti-kırılganlık üzerinde daha fazla duracağım. Üzüldüğüm, yıprandığım, üstüne düştüğüm ne varsa hepsini tekrar tekrar gözden geçirerek yaşama tutunacağım. İkigai şimdiye odaklanır, anı yaşar. Geçmişe takılı kalıp gelecek için çok fazla endişelenmeyelim. Okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Yaşam-Mutluluk
IkigaiFrancesc Miralles · Penguin Books · 201723,9bin okunma
Reklam
Stefan Zweig- Satranç
Puan vermedi·83 syf.··
2023 3. kitabı
Okumaya başladığım an biraz sıkıldım doğruyu söylemek gerekirse. Ama devam ettikçe bir hiçlikten nasıl kurtulacağımızın cevabını da buldum. Kitap, iki kişinin hayatı üzerinden ilerliyor. Küçük yaşta satrançla tanışan Mirko Czentovic ve Nazilerin esir kampında zihninde satranç oynayan Dr. B. NEW York'tan Burnos Aires'e giden yolcu gemisinde geçen bu kısa hikayede aslında vermiş olduğu mesaj son derece can alıcı. Dr. B. yaşadıklarını anlatcıya anlatırken çektiği acıları resmen bedeninizde hissediyorsunuz. Bu kadar acı çekmesine rağmen kaldığı odada demir parmaklıklardan başka bir şey olmaması ve gardiyanın cebinden çaldığı bir kitap sayesinde hayatının farklılaştığını gözler önüne sermekte. Yalnızca zihninde var olan bir satranç tahtası ve taşlar. İşten onun hayatı esir kampında yalnızca bunlardan ibaret. Psikolojik olarak okunduğu zaman çok fazla anlam veriyor aslında. Özellikle Zweig'in intihar etmeden önceki son kitabı olmasını da Dr. B. 'nin çektiği acılarda aslında kendini anlatmasına bağlamaktayım. Benim çok çok beğendiğim bir kitap olmadı ancak okunduğu taktirde farklı dünyalar keşfetmenizi sağlayabilir...
Psikoloji
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,1bin okunma
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu-Stefan Zweig
Puan vermedi·68 syf.··
2023 2. kitabı
Kitabın yarım kalmasına mı üzülsem, bir türlü kavuşamamalarına mı üzülsem yoksa R. 'nin hatırlayamamasına mı bilemedim. Gerçekten tam bir dram. Fedakarlık ve zorluk karşısında susan dilsiz bir kadın ve sadakatsiz bir adamın aşkı. Düşünüyorum da ben yapabilir miydim, aşkımı bu kadar uzun süre saklayabilir miydim? Özellikle bir de ortada çocukları varken ne mümkün. Gerçekten yazarın anlatımına hayran kaldım. Bir solukta okudum. Uzun bir kitap değil ama kurgusu inanılmaz. Sanki kitabın içinde dans ediyordum. Her satırını okurken bu da olmasın ama diyerek okudum. Kimi yerde çok duygulandım kimi yerde R. 'nin bir duygusuzluğunu aklıma getirdim. Üstelik yazar bir adamken hatırlamamasına çok sinirlendim. İşte bilinmeyen bir kadının öyküsü böyle... İçinde bolca fedakarlık barındıran aynı zamanda hüznü gözler önüne seren, çocuğuna bakmak için hangi ceremelerden geçtiğini aktaran duygu dolu bir öykü. Güzel olmasına karşın eksik bittiğini düşünüyorum. Kesinlikle tamamlanması gereken bir kitap. Okuyup bitirdiğim dakikadan beri acaba kadın öldü mü, sonu ne oldu, R. hatırladı mı diye düşünüp duruyorum. Umarım bir gün bu kitabın sonunu yazarken bulurum kendimi veya birileri bu sonu yazar. Okunmasını tavsiye ederim. Ama kitaba bir aşk kitabı gibi bakmak yerine tüm duygunuzu verin. Bir kadının fedakarlığını görün ve düşünün. Neden bir kadın onca sene aşkını gizler ki? Karşısında sadakatsiz ve güvensiz bir adam olduğu için mi? Gerçekten merak konusu. Kesinlikle bir kez konuşmayı hak eden bir kadın vardı R. 'nin karşısında. Diyecek çok fazla şey var. Okuduğunuz zaman anlayacaksınız. İyi okumalar...
Hüzün
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,3bin okunma
Virginia Woolf-Kendine Ait Bir Oda
Puan vermedi·144 syf.··
2023 1. kitabı
Sizce eşitlik nedir? Feminizm erkek düşmanlığı mıdır? Peki, kadınlar neden kurmaca edebiyata dair ortaya bir eser çıkaramaz? Aslında bu soruların cevabını kitabın içine gizleyen Virginia Woolf, erilligin üstün bir güç konumunda olduğunu savunur. Bu durumun önüne geçmek istediğini kitabın her sayfasında görmekteyiz. Kadınların özgürlüklerini kazanmalarının bir yolu olarak "kendilerine ait bir odalarının olması" ve "para kazanmakla" elde edilebileceklerini açığa kavuşturmaktadir. Elizabeth döneminde, kadının cehaletini eleştirmeye çalışarak onları okumaya ve yazmaya sevk eder. Kadınların neden erkekler gibi bir buluşa imza atamadıklarını ve erkeklerin neden kadının hem efendisi hem de sahibi olduğunu detaylıca irdelemiştir. Kitapta verdiği mesajın kadınların, erkekler olmadan da kendi ayaklarının üzerinde durabileceğini ve kadınların yalnızca kendileri hakkında ne düşündüğünün önemli olabileceğini vurgulamıştır. Birçok kadın yazara değinmiş ve eserlerinin ne denli okunmaya değer olduğundan bahsetmiştir. Ayrica Shakespeare'in tiyatrolarına da değinerek Kkadınların da onun gibi eserler ortaya çıkarabileceğini savunmuştur. Virginia Woolf
Edebiyat
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · Girdap Kitap · 202148,1bin okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2020 4. kitabı
Küçük Zeze, şiddet ve geniş hayal dünyası... İşte Zeze böyle bir çocuk. Yaramaz olması sebebiyle ailesinden şiddet gören ama yine de hayal kurmaktan vazgeçmeyen bir çocuk. Portuga ile yollarının birleşmesi sonucu sevgiyle büyüyor. Küçük bir çocuğun ihtiyacı olan sevgiyi ona Portuga aşılıyor. Zorluklarla dolu bir yaşam. Ayrıca kitabı okurken öğrendiğim bir bilgi romanı daha da sevmemi sağladı. "Vasconcelos, tam on iki günde yazdığı bu romanı 'yirmi yıldan fazla bir zaman yüreğinde taşıdığını' söyler." Bunu öğrendikten sonra kısa bir zaman diliminde yazılmış bir kitap olmasına rağmen nasıl bu kadar güzel bir roman okuduğuma bir kez daha şaşırdım. Yazar çok başarılı. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275bin okunma
Reklam