Günlerdir biriktiğini bildiğin Lodos fırtınası patlayıverir gece­ yarısına doğru - sen de, dışarıya çıkıp, oturup, dingince, sey­retmeden önce, tümceni kurarsın : paketinde son bir sigara kal­ mıştır -- Dolunay'dan bir akşam sonradır; yakarsın onu ...
Sayfa 127 - Metis·Kitabı okudu
Aşk da vardı. Ancak onun çizgilerini hayal meyal seçebiliyordum: Entarisi koyu yeşile mi benziyordu, ne? Belki de çok açık renkli bir şeydi de, ışık öyle gösteriyordu. Yalnız boyu uzundu, zayıftı, göğsünü seçmeye çalışıyordum, olmuyordu. Esmer diyesim geliyordu; esmer olmasını istediğimdendi bu belki de. Böyle bir kadını hiç sevmediğimi, fakat bu yapıdaki, hattā dūpedüz bu kadını bütün erkeklerin bir defaya mahsus olmak üzere deli gibi sevdiklerini düşünüyordum. Işte ben de, deli gibi sevmek üzere idim. Bunu ben bile yeni yeni sezmeye başlarken, birdenbire, salondaki herkesin anladığını, nasıl diyeyim, gördüm, gördüm; ceplerinden mendil veya sigara paketi çıkarmışlar gibi gördüm: Bu kadına tutulduğumu onlar benden önce anlamışlardı. Ne kadar da doğruymuş. Her şey yavaş yavaş suyun yüzüne çıkıyordu. Bu kadınla gidecektim, bu kadınla gitmek tehlikeli bir şeydi ve bunları salondakiler benden önce veya, daha doğrusu, en doğrusu, tam benimle birlikte biliyorlardı. Yalnız "tehlikeli" kelimesi çok yetersiz, anlatamıyor duyduğumu. Korku mu? Vardı öyle bir atışı kalbimin. Ama ben soruyordum kendi kendime: Dünyadaki ilk çığlığım acaba.. dört buçuk, beş yaşımda, bir akranımla birlikte yıkık bir kilisenin mahzenine girişim acaba.. on altı yaşımda, kötü dedikleri bir kadınla, hayatımda ilk olarak bir kadınla yatışım acaba kalbimi böyle mi çırpındırmıştı?
Sayfa 264·Kitabı okudu
Reklam
Mahmut Derviş ilk kalp krizini 1984 senesinde geçirmiş ve başarılı bir müdahale sonucu kurtarılmıştı. Kalbi 2 dakika boyunca durmuş ve doktorlar elektroşok uygulamışlardı. O sırada gördüğü bir rüyayı, daha sonra yakın arkadaşlarına anlatmıştı. Kendini bembeyaz bulutların içerisinde yüzerken görmüştü. Çocukluğu gözlerinin önünden geçiyordu. Uyandığında ise kalbinin üzerinde şiddetli bir ağrı hissetmişti. İkinci kriz, 1998 senesinde geldi. Bu kez daha şiddetliydi ve doktorlar kesin olarak sigara ve kahveden uzak durmasını söylemişlerdi.
Senin yerin burası değil, Al bir sigara iç...
Sayfa 126·Kitabı okuyor
Yaşamıyoruz. Resimlerimiz, fotoğraflarımız kadar yaşamıyoruz. Mendilimiz, gömleğimiz, potinlerimiz kadar yaşamıyoruz. Bir sigara kâğıdını şu masaya koy, üstüne bir taş bırak, kapılan kapa ve git! Üç yüz sene sonra gel, yerinde bulursun. Belki sararmış, belki buruşmuş, fakat yine o. Bir sigara kâğıdı kadar yaşayamıyoruz. Kefenimizden evvel çürüyoruz.
"İki sigara kaldı bu gece için, Yüzyıl yetecek çocukluğum, İki muhabbet kuşum, Biraz da ateşim var. Dua ediyorum ateşe, Vazgeçsin diye beni yakmaktan bu gece."
Reklam
Reklam