Bir bilginin doğruluğu, doğrunun bilgisi olduğu anlamına gelmez. Kitabı yarıda bırakmayı sevmem ki bu kitapta daha başlarda sıkıldım. Bu kitabı okumak yerine Ruhi Çenet izlesem daha bilgi katardı bana. Kurgu roman gibi geldi. Şimdi bir ergene sorsan avengers kahramanlarını ballandıra ballandıra anlatır. Hepsi bağıntılı ve sistemli ama koca bir hiç. Freud un ilkleri ve katkıları tartışılmaz ama nereye gittiği bellrsiz bir trende yer ayırtmanın anlamı yok.
Totem ve TabuSigmund Freud · Kapra Yayıncılık · 20217,9bin okunma
9/10
·195 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 02:04
Sahi kaç veda kaldırabilir insan? Hikaye, 17 yaşındaki Franz’ın annesinin isteğiyle küçük kasabasından çıkıp Viyana’ya, tütün satıcısı Otto’nun yanına çırak olarak gönderilmesiyle başlıyor. Franz, o küçük dünyasından çıkıp büyük şehre adım attığında hayatı tanımaya başlıyor. Ve bu süreçte yolu Sigmund Freud ile kesişiyor. Yaş farkına rağmen aralarındaki o derin dostluk, Freud’un hayat ve ilişkiler üzerine Franz’a rehberlik edişi okurken içimi ısıtan en güzel detaylardan oldu. Bir gün Franz, Anezka adında bir kıza aşık oluyor ve biz kitap boyunca bu aşkın karşılık bulup bulmayacağının izini sürüyoruz Arka planda ise Nazilerin, Gestapo’nun gölgesi o döneme hakim. Ve Franz’ın hayatındaki önemli figürler birer birer eksilmeye başlıyor. Bu sırada annesiyle kartpostallar aracılığıyla haberleşmeye, bağını koparmamaya çalışıyor. Otto’nun o korumacı tavrı, annesiyle olan mektuplaşmaları beni o kadar etkiledi ki… Kitabı okurken Franz’ın zihinsel ve duygusal olarak büyümesine tanık oluyoruz. Yazarın duru, sade ama bir o kadar da derin bir anlatımı var. Kitabın sonu ise öyle pat diye biten cinsten değildi, sonrasını biraz okuyucunun hayal gücüne bırakan, düşündüren ama kesinlikle tatmin eden bir finaldi Kalbimin en özel köşesine kurulan bir kitap oldu. Yazarın kalemiyle tanıştığım için çok mutluyum, diğer kitaplarını da okuyacağım. Franz’ın hikayesini deneyimlemenizi çok isterim. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar!
Tütüncü ÇırağıRobert Seethaler · Jaguar Kitap · 20211,703 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
rüyalar vs gerçekler
9/10
·336 syf.·
2026 66. kitabı
Nermin Yıldırım’dan okuduğum dördüncü kitap ve onun oyunbaz, katmanlı dilini çok seviyorum. Birçok romanında olduğu gibi burada da geçmiş bugünü belirliyor. Kimse konuşmasa bile travmalar yaşamaya devam ediyor. Karakterler geçmişte yaşanan olaylarla değil, o olayların zihindeki izleriyle mücadele ediyor. Bir kuşağın sustuğu şey, sonraki kuşağın yükü oluyor. İlk bakışta bir aile hikâyesi ya da bireysel bir yüzleşme romanı gibi görünse de, aslında hafıza, travma, sırlar içeren derin bir metin. Kitaptaki rüyalar yalnızca bilinçaltının ürünü değil; karakterlerin bastırdığı duyguların, unutmak istediği anıların ve yüzleşemediği gerçeklerin dili hâlinde. Sigmund Freud ve Carl Jung’ın rüya üzerine düşünceleri aklıma geliyor ayrı ayrı; * Freud için rüya bastırılmış arzuların yoludur. * Jung için rüya kolektif bilinçdışına açılan kapıdır. Peki rüyalar neden anlatılmaz.? Çünkü anlatıldığı anda yalnızca rüya değil, onun sakladığı gerçek de ortaya çıkacaktır. Romanda yalnızca rüyalar değil, acılar, utançlar ve sırlar da anlatılmaz. Belki de romanın temel fikri şudur: İnsan hayatını çoğu zaman anlattıkları değil, anlatamadıkları şekillendiriyordur. Roman boyunca karakterler doğrudan konuşamazlar. Acıları, suçlulukları, özlemleri ve korkuları açıkça ifade etmekte zorlanırlar. İşte rüyalar burada devreye girer: Söylenemeyenin söylenme biçimi, bastırılanın geri dönüşü, geçmişin bugüne sızması olarak… Kitabın son kısmını okuduğunuzda her şey çözülüp bitmiyor içinizde, bazı sorular da peşinden geliyor son sayfayı çevirdiğinizde. İyileşmek için illaki gerçeği mi öğrenmeli insan, yoksa kendi hikayesini yeniden mi kurmalı her şeyden bir haber? Geçmişi keşfedip onun değiştirilemez olduğunu gördükten sonra ne yapacağız peki? Olduğu gibi bilmek mi daha çok iyileştirir yoksa daha az
1000Kitap
Rüyalar AnlatılmazNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20194,391 okunma
Puan vermedi·526 syf.·
2026 4370. kitabı
Psikanalizin Kara Kitabı, Sigmund Freud'un ortaya koyduğu psikanalitik kuramı eleştirel bir gözle inceleyen kapsamlı bir çalışma. Birden fazla yazarın katkısıyla hazırlanan eser, psikanalizin bilimsel dayanaklarını, tarihsel gelişimini ve psikoloji üzerindeki etkilerini sorguluyor. Kitabın en dikkat çekici yönü, Freud'un görüşlerini kutsallaştırmadan ele alması. Yazarlar, psikanalizin bazı kavramlarının deneysel olarak doğrulanamadığını, Freud'un bazı vakaları seçici biçimde yorumladığını ve kuramın zamanla bilimsel psikolojinin gerisinde kaldığını öne sürüyorlar. Bu nedenle kitap, psikanalize karşı bir reddiye olmaktan çok, onu eleştirel düşünce süzgecinden geçirme çabası olarak görülebilir. Eserin dili yer yer akademik olsa da, psikolojiye ilgi duyan okurların takip edebileceği bir anlatıma sahip. Kitap boyunca yalnızca Freud değil, psikanalitik geleneğin genel yaklaşımı da mercek altına alınıyor. Bu durum okuyucuyu tek taraflı bir kabule değil, sorgulamaya davet ediyor. .. Bir düşüncenin değerini anlamanın en iyi yolu, onu yalnızca savunanları değil eleştirenleri de okumaktır.
Psikanalizin Kara KitabıCatherine Mayer · Albaraka Yayınları · 031 okunma
9/10
·232 syf.·
2026 11. kitabı
Başta farklı resimlerin yorumlandığı bir psikoloji kitabı okuyacağımı sanmıştım ama çok farklı bir kitaptı. Olayların nasıl birbirine bağlandığına inanamayacaksınız. Müthiş bir gerilim kitabıydı, elimden bırakamadım resmen.
Tuhaf ResimlerUketsu · Domingo Yayınları · 20251,756 okunma
6/10
·72 syf.··
2026 56. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 21:46
Psikanaliz Üzerine Beş Ders – Sigmund Freud Psikoloji tarihinin en etkili isimlerinden biri olan Sigmund Freud, Psikanaliz Üzerine Beş Ders adlı eserinde kendi kuramının temel taşlarını okuyucuya oldukça anlaşılır bir şekilde sunuyor. Kitap, Freud’un Amerika’da verdiği beş konferansın metinlerinden oluşmasına rağmen akademik bir ders havasından çok, düşünmeye sevk eden bir sohbet niteliği taşıyor. Eserde Freud, psikanalizin nasıl ortaya çıktığını anlatırken özellikle histeri vakalarından yola çıkıyor. İnsan davranışlarının yalnızca bilinçli kararlarımızın sonucu olmadığını, bastırılmış duygu ve düşüncelerin de hayatımızı şekillendirdiğini örneklerle açıklıyor. Bilinçdışı, bastırma, direnç ve rüya yorumları gibi bugün psikoloji literatürünün en bilinen kavramlarının temellerini bu kitapta görmek mümkün. Kitabı okurken beni en çok etkileyen nokta, Freud’un insan zihnine dair yaptığı gözlemlerin üzerinden uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen hâlâ düşündürücü olmasıydı. Her ne kadar günümüzde bazı görüşleri eleştirilse ve bilimsel açıdan tartışılsa da, ortaya koyduğu fikirlerin psikoloji, edebiyat ve hatta günlük yaşam üzerindeki etkisini görmek oldukça ilgi çekici. Bu eser, psikanalizi derinlemesine öğrenmekten çok onu anlamak ve Freud’un düşünce dünyasına giriş yapmak isteyenler için güçlü bir başlangıç niteliğinde. Kısa hacmine rağmen okuru insan zihninin görünmeyen yönleri üzerine düşünmeye davet eden, psikolojiye ilgi duyan herkesin kütüphanesinde bulunması gereken önemli bir klasik. Çünkü bazen insanı anlamaya çalışmak, önce kendi bilinçdışına bakabilme cesaretini göstermekten geçiyor.
Psikanaliz Üzerine Beş DersSigmund Freud · Kapra Yayıncılık · 2022745 okunma