Kitabı annemin kitaplığından aldım, kendisi de başlıktan etkilenerek almış. Yaşanmış bir hikaye olması kitap bittiğinde insanın içinde, tabii ki duyguları olan ve empati duyabilen yürekli insanların içinde, bir şeyler cız ediyor. Ne yazık ki benzer durumlar yaşanmaya devam etmekte. İnsanlara bedensel ya da zihinsel engelleri nedeniyle acır gözle bakan, onları eksik gören, kendisini onlardan üstün tutan taşlaşmış kalplilerle aynı havayı soluyoruz. Sağlıklı doğmak büyük bir nimet evet ancak sağlıklı doğmak hayatımız boyunca böyle süreceğini düşündürtmemeli. Hayatta her an her şey olabilirken hepimizin bir gün engelli olabileceği ihtimalini unutmamalıyız.
Kitapta öncelikle Ali Ağa karakteri insanı oldukça rahatsız ediyor. Merve ve Deniz kardeşlere babalarının yaşattıkları, günümüzde hala birçok kadın ve kız çocuğunun maruz kaldığı durumlar ve nedense hala biz bunu önleyemiyoruz! Ardından Deniz'in ilk defa kendisi için bir karar alarak attığı adımda ona hayatı zehir eden mavi gözlü Kerem karakteri de hemen her gün haberlere yansıyan, kadınlar üzerinde her hakka sahip olduğunu düşünebilen, gücünü kadınlar üzerinde kullanan, ve bunu söylerken hiç çekinmeyeceğim, aşağılık birisi. Okurken nasıl olur diye düşünüp durdum ancak insanlar bu acılara maruz kalıyorlar. Keşke hayat daha güzel, insanlar daha iyi yürekli, dünya yaşanacak daha umutlu bir yer olsa.
Evet, hikaye beni etkiledi ancak şahsi görüşüm biraz daha edebi dille yazılması kitabın etkileyiciliğini artırabilirdi. Özellikle diyaloglarda kullanılan cümlelerin, verilmek istenen duyguları tam olarak yansıtamadığını düşünüyorum.
Bedensel ya da zihinsel eksiklikleri kimseyi bizden aşağı konuma koyamaz. İnsanlar farklı şartlara ve farklı bedenlere sahiptir, bu bazı zorluklar yaratabilir ancak engelleri koyan kişiler