Sıla Ersöz

Ve kimse kalmadı...
Puan vermedi·224 syf.··
2023 33. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2023 18:04
Kitabın sonuna kadar katil olduğunu düşündüğüm kişiler birer birer öldü. Son derece sürükleyici ve heyecanla okuduğum bir kitap oldu. On küçük asker şiirine göre adaya çağırdığı on kişiyi ustaca öldüren zeki bir katilimiz var. On kişi gittikleri adada başka kimsenin olmaması ancak on kişinin de ölmesi büyük bir soru işareti yaratıyor. Yazar da katili hayal gücümüze bırakmayıp sonunda katil adına yazılan bir mektupla bitiriyor romanını. Okumanızı tavsiye ederim. Agatha Christie
1000Kitap
On KişiydilerAgatha Christie · Altın Kitaplar · 202143,7bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
sürükleyici bir Ayfer Tunç romanı...
Puan vermedi·216 syf.··
2023 34. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2023 00:00
Ayfer Tunç kitaplarını sevmemin temel nedeni: karakterlerin her birimizin hayatta sıklıkla karşılaşabileceği tiplemeler olması. Kuru Kız'ın komşuları da tam olarak bu tiplerden. Bu sıcak havalarda kitap okumak insanı zorluyorken, akıcılığıyla sıkmayan ve sürekliliğini koruyan bu kitap eminim çok iyi gelecektir. Ortalama bir kadın boyundan çok fazla olan boyu ve zayıf bedeniyle, yaşadığı hayatı da göz önüne alarak ona farklı davranan komşularını ve annesini kaybetmesiyle değişen hayatının hikayesi. Kendi ayakları üzerinde durabilen güçlü bir kadının ona acıyan insanlara karşı zekasını nasıl kullandığını keyifle okudum. Ayfer Tunç
Edebiyat
Kuru KızAyfer Tunç · Can Yayınları · 20237,9bin okunma
hayatın renkli tarafını seçmek veya görmek insanın kendi elindedir...
Puan vermedi·160 syf.··
2023 29. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2023 00:00
Kitabı annemin kitaplığından aldım, kendisi de başlıktan etkilenerek almış. Yaşanmış bir hikaye olması kitap bittiğinde insanın içinde, tabii ki duyguları olan ve empati duyabilen yürekli insanların içinde, bir şeyler cız ediyor. Ne yazık ki benzer durumlar yaşanmaya devam etmekte. İnsanlara bedensel ya da zihinsel engelleri nedeniyle acır gözle bakan, onları eksik gören, kendisini onlardan üstün tutan taşlaşmış kalplilerle aynı havayı soluyoruz. Sağlıklı doğmak büyük bir nimet evet ancak sağlıklı doğmak hayatımız boyunca böyle süreceğini düşündürtmemeli. Hayatta her an her şey olabilirken hepimizin bir gün engelli olabileceği ihtimalini unutmamalıyız. Kitapta öncelikle Ali Ağa karakteri insanı oldukça rahatsız ediyor. Merve ve Deniz kardeşlere babalarının yaşattıkları, günümüzde hala birçok kadın ve kız çocuğunun maruz kaldığı durumlar ve nedense hala biz bunu önleyemiyoruz! Ardından Deniz'in ilk defa kendisi için bir karar alarak attığı adımda ona hayatı zehir eden mavi gözlü Kerem karakteri de hemen her gün haberlere yansıyan, kadınlar üzerinde her hakka sahip olduğunu düşünebilen, gücünü kadınlar üzerinde kullanan, ve bunu söylerken hiç çekinmeyeceğim, aşağılık birisi. Okurken nasıl olur diye düşünüp durdum ancak insanlar bu acılara maruz kalıyorlar. Keşke hayat daha güzel, insanlar daha iyi yürekli, dünya yaşanacak daha umutlu bir yer olsa. Evet, hikaye beni etkiledi ancak şahsi görüşüm biraz daha edebi dille yazılması kitabın etkileyiciliğini artırabilirdi. Özellikle diyaloglarda kullanılan cümlelerin, verilmek istenen duyguları tam olarak yansıtamadığını düşünüyorum. Bedensel ya da zihinsel eksiklikleri kimseyi bizden aşağı konuma koyamaz. İnsanlar farklı şartlara ve farklı bedenlere sahiptir, bu bazı zorluklar yaratabilir ancak engelleri koyan kişiler
Edebiyat
Kader Gayrete AşıktırEthem Emin Nemutlu · Olimpos Yayınları · 20231,007 okunma
sevgi ve ilgiyle güzelleşmeyecek bir şey yoktur
Puan vermedi·112 syf.··
2023 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2023 17:29
Bizi karnında büyütüp dünyayla tanıştıran annelere sonsuz teşekkürler. Anne, bir çocuğun hayatında en önemli yapı taşıdır. Ama birçoğunun atladığı şey: babanın da bir çocuğun hayatındaki kilit nokta oluşu. Doğurduğu gibi bakımı, büyütmesi ve eğitilmesinde sorumluluğu annelerin üstüne yıkan ve babaları kızan, eleştiren, para kaynağı, ama asla bizi sevdiğini açıkça belli edemeyen kişi konumuna koyan da ne yazık ki yine yetiştiğimiz toplum. Aile denen kavram bir çocuk için anne ve babadır. İkisi de hayattayken ve ikisi de yanındayken birinin geri planda kalmasının, çocukla minimum iletişim halinde olmasının, bir saçını okşayıp nasıl olduğunu bile sormamasının, çocuğun gelecek hayatı için büyük travmalara neden olduğu yapılan araştırmalar ve çevrede gözlediğimiz örneklerle sabit. Nesil ilerledikçe psikoloji ve etkileri araştırılıp gün yüzüne çıkmaya başladı ve insanlar bilinçlendi. Artık babalar da çocuklarıyla vakit geçirmediklerinde, onlara gereken ilgiyi vermediklerinde ileride doğabilecek sonuçları biliyorlar ve çocuklarına onları sevdiklerini hissettiriyorlar. "Bütün ailem bir arada olduğunda ve ben bu ortamda çocuklarımı öpüp sevdiğimde beni ilkin ayıpladılar. Ardından kardeşlerim 'iyi ki ilk adımı atarak bize yol açtın çocuklarımızı rahatça, çekinmeden sevebiliyoruz' dedi." bu cümleyi derste Adanalı bir öğretmenim kurmuştu ve yaşadığım şaşkınlığı hala hatırlıyorum. Kitapla bunun ne alakası var derseniz, Kafka'nın hayatındaki baba faktörünü ve aralarındaki iletişimsizlikten, baba korkusundan kaynaklanan harcanmış çocukluğunu okuyanlar beni anlayacaktır diye düşünüyorum. Dünyaya gelen her çocuk sevgiye ve ilgiye muhtaçtır ve bu sorumluluk başlıca onu dünyaya getirenlerindir. Babanın söylediği bir söz bile, çocuğun zihninde tüm hayatını etkileyecek bir yer
Edebiyat
Babaya MektupFranz Kafka · Can Yayınları · 201954,1bin okunma
Puan vermedi·74 syf.··
2023 27. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2023 20:02
Okuduğum ilk e-kitap olan Dönüşüm'ü bugün bitirdim. Kitapçılarda ve sosyal medyada sürekli karşılaştığım bu kitabı, asla yenemediğim hatta gün geçtikçe aşırılaşan, bazılarınızın abarttığımı düşüneceği böcek fobimden dolayı alamıyordum. Kitabın kapağı malumunuz... Farklılaştığımızda ya da bir gruba olan aidiyetimiz ortadan kalktığında, muhatabımızdaki kişilerin değişimini göstermek gibi geldi bana kitabın amacı. George, ailesini geçindirmek için kendisinden fedakarlık ederek çalışan bir gençken bir süre sonra bu duruma alışan ailesi bunu, onun zaten yapmakla yükümlü olduğu bir vazifeymiş gibi görüyor. George'un dönüşümü onlara istemeseler de kendini kabul ettiriyor. Özgürlük sandığımız aslında ne? Yapmaktan şikayet ettiğimiz görevlerimizi, işlerimizi, ödevlerimizi kendimize sürekli bir yük olarak görüyoruz. Hepimizin bir kez dahi olsa 'insan değil de farklı bir canlı olsaydım, yapmam gereken görevler olmasaydı, işe okula gitmeseydim, sadece yemek bulup üreyerek hayatta kalmaya çalışsaydım' bu ve benzerlerini aklından geçirdiğini biliyorum. Dönüşüm'de işte bunu görebiliyoruz. Bizler sorumluluklardan kurtulmayı özgürlük olarak görürken; küçük bir odada, istediği gibi hareket edemeyen, başkalarından arta kalan yiyecekleri tabii eğer onlar verirse yiyebilen ve düşüncelerini dahi paylaşamayan bir dönüşüm böceği de bu hayatı gerçekten özgür olarak adlandırır mıydı acaba? Dönüşüm Franz Kafka
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268,2bin okunma