8/10
·134 syf.··
2026 9. kitabı
Bu kitapta özellikle aidiyet,kimlik arayışı ile ilgili çarpıcı düşünceler ve birazcıkta kendi üzerinden kendi yaşadıkları üzerinden de samimi bir dille yazmış yazar. Amin Maalouf'un bu kitapta dile getirdiği kimlik arayışı yüzyıllar boyunca belkide her zaman hep bir sorun ve arayış olarak kalacak ve bu konu hakkındaki düşünceleri bireyi tek bir aidiyete indirgemenin yarattığı o görünmez ama yıkıcı cepheleri gözler önüne seriyor. Maalouf, kimliğin statik bir duvar değil, sürekli katmanlanan ve akış hâlinde olan bir mozaik olduğunu hatırlatırken, bizi "biz ve onlar" tuzağına düşmekten koruyacak o insani reçeteyi de sunuyor: Kendi çok kültürlülüğümüzle ve karmaşıklığımızla barışmak. Sonuç olarak Ölümcül Kimlikler, sadece sosyolojik bir analiz ya da politik bir eleştiri değil; küreselleşen dünyada aidiyetini ve yönünü kaybetmiş modern insanın içsel pusulası. Yazarın kendi göçmenlik ve çok kültürlülük deneyiminden süzülen bu içten uyarı, sınırların ve zihinlerin giderek katılaştığı günümüzde geçerliliğinden hiçbir şey kaybetmiyor. Kimliklerimizi birbirimize karşı kuşanacağımız birer silah olarak değil, bizi birbirimize bağlayan köprüler olarak görmeyi başarabildiğimizde, Maalouf’un bu zamansız feryadı da tam anlamıyla karşılığını bulmuş olacak. Kendi içindeki çok sesliliği kaybetmek istemeyen her okurun, altını çizerek okuması gereken bir başucu eseri.
Ölümcül KimliklerAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20199,8bin okunma
Karanlığın fısıltıları
10/10
·468 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 15:48
Polisiye kitaplarını sever misiniz? Kayıp sırları geçmişin sırlarını ortaya çıkaran kitapları sever misiniz? Gerilim merak dolu bir kitaba ne dersiniz? Karanlığın için kaybolmak ister misiniz? Poliye gerilim psikojik derinlikleri seviyorsanız bu kitap tam sizlik bir kitaptır İki yaşındaki Henry Clark, bir sabah beşiğinden kaybolduğunda geriye yalnızca açık bir pencere, kanlı bir battaniye ve cevaplanmamış sorular kalır. Polis soruşturması ilerledikçe tüm oklar annesini göstermeye başlar, medya, komşular ve kamuoyu çoktan kararını vermiştir. Ancak ortada ne bir tanık vardır ne de kesin bir gerçek. Kaybolan yalnızca bir çocuk değil, hakikatin kendisidir. Henry Clark'ı bulmak ister misiniz? Henry Clark nerede? Henry Clark'a ne oldu, nerede? Sadece Henry değil daha önce de buna benzer vakalar olmuş sadece Henry'nin değil onlara da ne olduğunu kitabın ilerleyen zamanlarında görüyorsun tam gerisinde ne oluyor diye merak ederken diğer çocuğun hikayesine geçiş yapıyoruz mükemmel bir geçiş ve merak uyandırıyor #kitapalıntıları "Dürüst olmak gerekirse," dedim, "ne düşüneceğimi bilmiyorum." "'Dürüst olmak gerekirse' sözünden nefret ederim, ama senin durumunda bir istisna yapacağım çünkü senin dürüstlüğünden şüphem yok." Sesini yükseltmeyi -özellikle bir kadına karşı- nezaketsizlik ve zayıflık göstergesi olarak görüyordu.
Karanlığın FısıltılarıJohn Connolly · The Kitap · 202690 okunma
Reklam
Kütüphanemin baştacı
Puan vermedi·688 syf.··
2026 54. kitabı
Bu kitabın satılmasını uygun bulmuyorum. Bu kitap her Türk gencinin okuması gereken bir kitaptır. Genç nesile Vatan-Millet sevgisini ve değerini aşılayacaktır. Atalarımızın bizlere bıraktığı bu ülkenin ve verilen canların anlamını açıklayacaktır. O yüzden satılmamalı bence herkesin ulaşabilmesi için ücretsiz olmalı.Benimle beraber çoğu kişi bu kitabı her Türk okusun istiyor.Doğru fakat 1.4 milyon nüfuslu Estonya'dan 1.4 milyar nüfuslu Hindistan'a kadar her yerde Atamızın isminin verildiği müzeler, caddeler, mahalleler vs. var. Bu yüzden bu kitabı bütün dünya insanları okumalıdır. Türkiye Cumhuriyeti kurucusu M.Kemal Atatürk'ün ağzından ülkemizin kuruluş hikayesi, yaşanılan zorluklar ve sonrası düzen hakkında detayların verildiği önemi,Mustafa Kemal'in cümlelerini, fotoğraflarla desteklenmiş, gençler için baş yapıt. Anlayamadılar, anlayamadınız, anlayamadık. Onu kimse anlatmadı. Yalancıyı, dalkavuğu çıkardılar ekrana. Unutturmak istediler. Unutmadık. Kalbimiz vatan aşkıyla çarpıyorsa kalbimizin attığını kim unutturabilir? Kimse anlatmadıysa biz de kendi ağzından dinlemeliyiz vatanı kurtarmak için verdiği savaşı. Yalancılara ve dalkavuklara inanmayı bırakmalıyız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygı ve rahmetle anıyorum... Ne mutlu Türküm diyene
NutukMustafa Kemal Atatürk · Parola Yayınları · 201434,4bin okunma
10/10
·755 syf.··
2026 19. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 20:04
Bir tuğla gibi klasiği daha bitirdik. Alexandre Dumas Üç Silahşor dünyaca ünlü, hepimizin herkesin bildiği, filmlerinin dizilerinin yapıldığı balesinin oynandığı hatta bu romandan uyarlanan Türk filmi bile varmış, dünya Edebiyatına Klasiklere girmiş çok ünlü tarihi macera romanı...Tatbikî böyle bir roman elbette okuyucusuna akıcı, sürükleyici, heyecanlı etkileyici gelecektir. Üç Silahşor Masalsı bir Aşk ve macera Romanı olmasına rağmen bence ahlak, şövalyelik ruhu, Kardinal-Kral rekabeti ve çekişmesiyle geçmişten günümüze insanlık daha doğrusu Avrupa tarihine ışık tutmaktadır.. Roman 1625 yılında Kral XIII. Louis zamanı Fransa'sında silahşor olmak isteyen genç bir delikanlının (d'Artagnan), babasının arkadaşı olan silah kullanmakta çok yetenekli, usta olan silahşor (Mösyö de Trêville) ve onun üç adamının (Athos, Portos, Aramis) yanına gitmesi ve kardinalin kaçırttığı bir kadına aşık olmasıyla yaşanan heyecanlı ve sürükleyici maceralar konu ediliyor... Ayrıca 17. yy Avrupası'ndaki Fransa İngiltere rekabeti ve siyasi sosyal yapıyı da kısmen anlatıyor. Üç Silahşor e veda ederken kendimce tüm romanı kapsayan ana fikir alıntıyı paylaşıyorum. "Alçak ve iğrenç insanların yanı sıra, soylu ve yüce kişilikler de vardır." sayfa 649 - Türkiye İş Bankası Kültür yayınları..
Üç SilahşorAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202111,4bin okunma
10/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
Bir zamanlar Bulikov kentinde altı ilah vardı; Olvos, Kolkan, Voortya, Ahanas, Jukov, Taalhavras. Altısı da Kıta’da hayat bulmuş, kendi bölgelerini kurmuş ve 500 yıl sürdüğü tahmin edilen kavgalarla birbirbirleriyle savaşıp durmuşlar ancak sonrasında savaşmayı bırakıp birlik olup, genişlemeyi seçmişler. Ancak Kaj, elindeki güçlü bir silah sayesinde, ilahları yok etmiş.O günden sonra mucizelerin kenti olan bu yer, artık sansürlü ve yasaklı bir tarihe sahip olmuş. Tarih bilimci Dr. Efrem Pangyui ise ilahları araştırmak amacıyla Bulikov kentindeydi ancak bu araştırması ölümüne sebep oldu.Bunun bir cinayet olduğu ise su götürmez bir gerçekti.Birileri onun ilahları araştırmasına karşıydı.Bu olayın ve ilahların ardındaki gizemi çözmek ise Shara Komayd ve biricik tehlikeli sekreteri Sigrud’a kalmıştı. Shara olayların içine daldıkça çook daha derinlere, eskilere, mucizelere gitmesi gerektiğini anlayacaktı.Tabi ki tehlikelerin içine dalacak, ölümlerden dönecek olmaları işin tuzu biberiydi.İlahlar öldüğünden beri gerçekleşmeyen mucizelerin yeniden vuku bulmaları ise Shara için bambaşka kapılar açacaktı. Vay be diyorum.Oldukça ilginç ve aşırı akıcı bir seriye giriş yaptım.Shara ve Sigrud favori karakterlerim oldu.Ama Votrov…üzümlü kekim, o son sana hiç yakışmadı…Neyse yine güzel bir fantastik seriye başladığımı düşünüyorum ki çok heyecanlı bir maceraya giriş yapacakmışız gibi bitti.
Merdivenler KentiRobert Jackson Bennett · İthaki Yayınları · 2018127 okunma
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 107. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 00:00
Herkese Merhaba Bugün sizlere Con Sinov kaleminden Corinne & Mustafa Kemal - Son Mektup kitabının yorumu ile geldim Mayıs ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 110 sayfalık bir kitap •Madam Corinne; Cenova asıllı, entelektüel bir kadın. Hayatını Mekteb-i Harbiye'nin yakışıklı subayı Ömer Lütfü Bey ile birleştiriyor ama Balkan Savaşı’nda eşini şehit verince dünyası kararıyor. Tam bu acının ortasında Mustafa Kemal çıkıyor karşısına. Silah arkadaşının emanetine sahip çıkmak için yaptığı taziye ziyareti, yıllar sürecek derin bir sırdaşlığın ilk adımı oluyor. •Mustafa Kemal o dönem henüz tüm dünyanın tanıdığı o büyük lider değil; kabına sığmaz ama bir o kadar da ketum bir binbaşı. Yüreğini kasıp kavuran o büyük hayalleri, ülkenin kaderini değiştirecek fikirleri duyan o çok az insandan biri Corinne oluyor. Ve aralarındaki mektup trafiği, Mustafa Kemal'in 21 Kasım 1913’te Sofya’ya gidişiyle başlıyor. •12 Ocak 1914’te Corinne’e yazdığı mektupta, içindeki büyük ihtiraslardan bahsediyor. Bu hırs makam için değil; vatanın kurtuluşu için. Henüz ortada dünya savaşı yokken kafasındaki o modern Türkiye vizyonunu, kadının toplumdaki yerini ilmek ilmek buraya yazıyor. Bu satırlar, 10 yıl sonra gerçek olacak muazzam bir kehanetin belgesi resmen. •Ardından o cehennem gibi Çanakkale Siperleri dönemi geliyor. Ölümün nefesinin hissedildiği siperlerde bile sırf insan kalabilmek, zihnini diri tutmak için Corinne’den ısrarla Fransızca romanlar, tiyatro oyunları istiyor. •İstanbul işgal edildiğinde, evinde Mustafa Kemal’in imzalı portresi asılı diye Corinne ve ailesi hapse atılıyor, ardından Roma'ya sürgün günleri başlıyor. Cumhuriyet kurulduğunda Corinne’in yazdığı o gurur dolu son mektubu tüylerimi diken diken etti. Yıllar sonra Türkiye'ye döndüğünde, yoğun devlet işlerinin ve bürokratik duvarların araya girmesiyle
Corinne & Mustafa Kemal - Son MektupCon Sinov · Masa Kitap · 052 okunma
Reklam
Reklam