Tanrı, bize özgür bir irade vermiştir ve bu özgür iradeye kötü fiiller işleme kabiliyetimiz de dahildir. Bu, bir insanın işlediği kötülüğü veya eziyeti, yani şahsi kötülüğü izah eder. Tanrı bize niye özgür bir irade verdi ki? diye bir soru da sorulabilir. Hayattaki imtihanımızın anlamlı olabilmesi için, özgür irade şarttır. Bir imtihan, eğer öğrenciler her soruya doğru ceva-bı vermeye mecbur bırakılıyorsa [yanlış cevap verme imkanı tanınmıyorsa) anlamsızdır. Benzer şekilde, hayat imtihanında da insanlar dilediklerini yapmak için yeterli özgürlüğe sahip olmalıdırlar. Eğer Tanrı bizim kötülük yapmamıza müsaade etmeseydi, İyilik ve kötülük anlamını yitirirdi. Şu örneği dikkate alınız: bi-risi başınıza bir silah dayayıp, sadaka vermenizi istiyor. Parayı veriyorsunuz, fakat bu yaptığınızın ahlâkî bir değeri var mıdır?
Yoktur, ancak özgür bir kişi yaparsa ahlâkî açıdan değerli olur.
Karanlıkları devirmek ve aydınlık bir çağın kapılarını açmak için en mükemmel silâh: Kalem. Sözle, yazıyla kazanılmayacak savaş yok... Kalem sahiplerine düşen ilk vazife: Telaş etmemek, öfkelenmemek, kin kışkırtıcısı olmamak. Halkı okumaya, düşünmeye, sevmeye alıştırmak. Bir kılıcın kazandığı zaferi, başka bir kılıç yok edebilir. Kalemle yapılan fetihler, tarihe mal olur, tarihe, yani ebediyete.