Tecavüz haberleri, tecavüzü gerçekleştiren erkek ile uğrayan kadın arasında bir aidiyet bağı kurar ve hepimiz için normalleştirilmiş biçimde "tecavüzcüsü" denilmesinin sebebi de budur. Bu söylem biçimi, şiddeti gerçekleştiren erkeğu şiddete maruz kalan kadının "sahibi" konumuna yerleştirerek eril anlayışı pekiştiriyor. Bu söylemi kullananların tecavüzü onayladığını düşünmüyorum diyebilirsiniz. Oysa bu edilgen hal kadınları daha özgüvensiz kılarken, erkeklerin iktidarını ve her istediklerini yapma cesaretini pekiştirerek tecavüzcüleri cesaretlendiriyor.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Şimdi aramızda noksan olan şeyin ne olduğunu biliyorum! dedi. Bu eksik sana değil, bana ait. Bende inanmak noksanmış.. Beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanamadığım için, sana âşık olmadığımı zannediyormuşum.. Bunu şimdi anlıyorum. Demek ki, insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar. Ama şimdi inanıyorum. Sen beni inandırdın.. Seni seviyorum.. Deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum.."
"Etrafıma kırıldığım zaman beni sen teselli edeceksin, işte o zaman ben her şeyi unutarak senin boynuna sarılacağım" diyorsun. O zaman ben de senin boynuna sarılarak hiç, hiç bırakmayacağım. Sen herhangi bir şeye üzülürsen seni kollarımın arasında avutacağım. Eğer gözlerinden bir damla yaş gelirse, güzel gözlerini sıcak dudaklarımla öperek kurutacağım. Bundan sonra sana hiç kimse benim kadar yakın olamayacak.
"Gözlerimi kapadığım zaman senin hayalini görüyorum.." diyorsun.
Ah Aliye, ben gözlerim açıkken bile hep seni görüyorum. Her şeyde senin hayaline tesadüf ediyorum.