Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Rauf ve Maria Puder'in aşkında boğulduğumu hissettim. Konu aşina olduğumuz bir konu olsada yazıldığı dönem itibarıyla bakıldığında o günler için özgün bir kitap. Bu roman benim ilk Sabahattin Ali romanımdı. Okurken bolca hüzünlenip ağladım ve eğer Sabahattin Ali okumadıysanız net bu kitaptan sonra tüm kitaplarını okumak isteyeceksiniz..Kürk Mantolu Madonna ... Kısa, öz, yalın ve en sonunda insanın içini acıtsın diyorsanız işte aradığınız son zamanların en sansasyonel kitabıdır. İçeriğinde her insanın kendinden birşeyler bulabileceği, ayrıca bolca toplumsal konunun işlendiği, aşk romanı gibi görünse de psikolojik romanlardan tut tekrar tekrar okumak isteyeceğiniz derin sözler mevcut. Altını çizerek okudum geri dönüp bakınca neredeyse tüm kitabı çizdiğimi fark edip bıraktım kalemi defalarca. Raif Efendinin acısını kendi acınız gibi hissedeceğinize temin edebilirim çünkü bir aşk ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Karşımıza çıkan her insanın bir hikayesi vardır. İçine kapanık, sessiz insanların göründüğü gibi değil de aslında içlerinde ne fırtınaların koptuğu, insanlara önyargılı yaklaşılmaması gerektiği ve herkesin yaşanmaya, okunmaya değer bir aşk hikayesi olduğu... Bana olan etkilerinden birisi de karşılaştığım insanları gözlemleyerek kendimde "acaba neler yaşadı da böyle bir insan oldu?" merakını uyandırması oldu. Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna romanında Maria Puder ve Raif Efendi'nin aşkını askerdeyken, kolu çatlak halde yazmış ve kitabı yazarken yaşadığı acıyı giderebilmek için kolunu sık sık sıcak suya soktuğu biliniyor. Deyim yerindeyse Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali'nin dizinin üstünde yazdığı bir kitap
"Şimdi aramızda noksan olan şeyin ne olduğunu biliyorum! dedi. Bu eksik sana değil, bana ait. Bende inanmak noksanmış.. Beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanamadığım için, sana âşık olmadığımı zannediyormuşum.. Bunu şimdi anlıyorum. Demek ki, insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar. Ama şimdi inanıyorum. Sen beni inandırdın.. Seni seviyorum.. Deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum.."