Bir gece ansızın bu şehir yanarken
Seni terkedebilirim
Sen bir köşede canının peşinde
Seni bir acıya daha şahit tutabilirim
Vakit tamam yolcu yolunda gerek diyip
Adımı yokluğa karıştırabilirim
Zamansız gitmek gerek, zamana bırakmadan bizi
Bilmelisin zaman ki hiç sevmedi ikimizi
Bir sükunettedir sessizliğim arasan bulunmaz
Çivisi çıkmış şehrimizin o köşesinde
Gitmeye yakın kırık bir güvercin bırakıp evine
Dön bak son kez, izimdir benim şehrimizin külleri
Bir elvedaya mahsus gülümsemem yeterken
Yanmış şehrin külleriyle avunduğunu görüyorum
Vakit geldi seni terk ediyorum
Vakit geldi her şeye veda ediyorum
Vakit tamam senden gidiyorum
ŞD.
Ne kadar okumuş, kendilerince önemli statülerde olurlarsa olsunlar ruhlarını çürüten cinsel açlık yüzünden değer yargıları, etik değerleri, estetik bilinçleri ve en önemlisi kadına bakışları hiç gelişmemişti bu insanların... Sarılış, okşayış, aşk ve incelik yoksullarıydılar. Kadınlar, yarı hayvan yarı insan ve sanki sadece cinsel haz nesneleriydi onlar için...
31 Cumhuriyeti’nin çocuklarıydı onlar. Bu iki yüzlü Bekaret ve Abazanlık Cumhuriyeti’nin... İçlerinde mahçup bir titreyişle kıpırdanan sevgi, aşk, incelik duygularını o sahte erkek ideolojisiyle güçlenen cinsel açlıklarına rehin verenlerin cumhuriyeti...
Cezmi Ersöz
İlaçlarını yanına alma. Kitaplarımı almayayım ben de. Biraz da onlar çıldırtmıyor mu bizi? Havası ilaç, denizi kitap bir yerlere gidelim.
Gidelim buradan.
Bıktım tepemizde sallanan mânâsız sorulardan. Soru sorma artık bana. Soru sormayayım sana. Her türlü sorunun tedavülden kalktığı bir yerlere gidelim.
Gidelim buradan.
Burada insanlar kötü. Hep bir şeyler anlatmamızı bekliyorlar, hep bir şeyler anlatmamızı isteyecekler, bitmeyecek bu hiç bitmeyecek. Kimseye bir şey anlatmak zorunda kalmayacağımız bir yerlere gidelim.
Gidelim buradan.
Bak uyuyamıyorum yine. Senin de uykuların defolu, bölük pörçük. Huzur içinde uyuyabileceğimiz bir yerlere gidelim.
Ali Lidar