her sabah ilk ışıklar gözlerimi oyardı
uyanan taş duvarlar iniltimi duyardı
bazen kendi kendimin elinden kurtulurdum
kalbimi bir çamurda çırpınırken bulurdum
ruhum bir heykel gibi düşüp parçalanırdı,
bu sesleri duyanlar gülüyorum sanırdı.
şimdi şiir bence senin yüzündür
şimdi benim tahtım senin dizindir
sevgilim, saadet ikimizindir
göklerden gelen bir yadigâr gibi
başını göğsüme sakla sevgilim
güzel saçlarında dolaşsın elim