EDEBİYAT DÜNYASI'NDAN KISA KISA-1 FIKRA-1 SPOR MAKALESİ...
2.TÜRK DÜNYASI YAZARLAR BULUŞMASI ANKARA'DA YAPILACAK... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 28-29-30 Haziran 2026 günlerinde, hergün 10.00-18.00 saatleri arasında;Türk Dünyası Yazarlar Birliği Derneği-Hacettepe, Ulucanlar Cezaevi Müzesi Sanat Sokağı, (Mahkum Yemekhanesi) Altındağ-Ankara adresinde, Türk Dünyası 2. Yazarlar Buluşması etkinliği yapılacaktır. Yazar Lokman Gül'ün de iştirak edeceği bu proğramı isteyen herkes ücretsiz olarak izleyebilir. Etkinliği, 2024 yılında kurulan ''Türk Dünyası Yazarlar Birliği Derneği'' yöneticileri organize etmiştir. **************************************************************************************************** SİVAS KATLİAMININ 33.YILINDA VEFAT EDEN 33 YAZAR-ŞAİR ANKARA'DA YAPILACAK BİR ŞİİR ŞÖLENİ İLE 33 ŞAİR TARAFINDAN ANILACAK... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 1 Temmuz 2026 Çarşamba günü, saat.19.00'da;Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi (Maltepe Camii Karşısı) Ankara adresinde, Sivas katliamının 33.yılında 33 şairle birlikte katliamda vefat eden 33 kişi şiirlerle anılacaktır. Proğramda sahneye çıkıp şiir okuyacak olan şairlerin isimleri aşağıdaki şekildedir. Ozan Tesiri Abbas Koluaçık-Abbas Yurt-Ali Avcı-Ali Baştuğ-Barış Özcan-Can Yoldaşı Tolga Köksal-Çetin Gül-Dost Sadık Sadık Koca-Engin Yıldırım-Ozan Zari Ercan Uğur-Etem Karagülle-Fevzi Balkız-Hürmetli Fevzi Şahin-Gülseren Kılıç-Gülşani Hüseyin Parlak-Gürbüz Özçelik-Hakan Erol-Halil Efe Alpay-Mecnun Sayılır-Mehmet Kundak-Mesut Mutluer-Murat Gültekin-Muzaffer Şahin-Nimet Yıldız-Süleyman Özönen-Tekiner Aksoy-Tevrizi Tevriz Çiçek-Umut Yurdusar-Yusuf Yılmaz-Zahide Özkan Karakuş. Etkinlik Anadolu Halk Ozanları Kültür ve Dayanışma Derneği (ANDER)-Halk Ozanları Kültür Derneği (OZANDER) ve Tüm Ozanlar Yorumcular Derneği (TOY) yöneticileri tarafından organize
CANIMIZ DEĞİL, NEFSİMİZ İSTİYOR!..
(...) Eski putperestler, putlarını hamurdan kendi elleriyle yapar, onlara tapar, acıkınca da onları yerdi. Şimdikiler yapamıyor bunu, çünkü zaten yenebilecek her şey için yeterince toklar! “Bunca yemeği neden sipariş ediyorsun, istesen de hepsini yiyemezsin!” diye söylenmedi kadın. O söylenmeyince, “Ne biliyorsun, belki de ben yiyebileceğimden daha fazlasına açım!” diye karşılık vermedi adam. Böyle şeyleri pek düşünmüyorlardı yiyip içerken. Herkes, hepimiz, durma noktasını az ya da çok kaybetmiş insanlara dönüştük. İsterken aslında neye ihtiyacımız olduğunu pek düşünmüyoruz. İstememiz için önümüze konan şeyleri istemenin memuru kıldık kendimizi. Canımızın istediği her şeye sahip olmak istiyoruz. Oysa canımız değil isteyen bütün bunları, nefsimiz! Nefsimiz, yâni canımızın düşmanı... O sebeple olacak onun isteklerine boyun eğmemiz canımızı memnun etmiyor hiç. Nefsimiz istiyor, biz onun isteklerinin peşinde koşuyoruz ama canımız huzur bulmuyor. Çünkü canımızın kendi Rabbi var, başka tanrıları gözü görmüyor. “Sen mi onları yiyorsun” dedi meczup, “yoksa yediklerin mi seni yiyor!” -Gökhan Özcan, "Kazancın Metafiziği", yenisafak.com, 10 Ağustos 2023-
gökhanözcanyazıları
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Adımlar
Bu sabah da adımlayalım İstabulu ve denizini… Yarın Fethiyede kaldığımız yerden devam ederin günün hem doğumuna hem batımına, Hem denizdeki balıklar ile birkilte yüzmeye…🖋️ ADIMLAR… bir adım attığım yerde ne vardı ki gitmemle kayboldu her adımımda sonsuz ben'leri koyuyorum boşluga ve yine ben dolmuyorum geçip gittigim yerlerden iç içe öne ve arkaya bakan bir sürü ben ler koymuşumdur eskileri çocuk şimdikiler ihtiyar Asaf Hâlet Çelebi
SubhaAllah şu hassasiyete bakınız. Şimdikiler, bunda bende dahilim gıybeti alanen dilimizden düşürmüyoruz.. 🌺626. Hz. Âişe’nin naklettiğine göre: “(Bir seferinde boyunun kısa oluşunu kastederek Hz. Peygamber’e) ‘Ey Allah’ın Resûlü! Safiyye şöyle bir kadındır.’ dedim. Bunun üzerine Resûlullah (sav) şöyle buyurdu: ‘Öyle bir söz ettin ki; o söz, şayet denize karışmış olsaydı denizin suyunu bile bozardı.’” (T2502 Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 51)
Alıntı
Nedir Bu 3 Mayıs?
Sosyal medyada olduğu gibi bu uygulamada da görülen, her 3 Mayıs günü kimilerince kutlanan Türkçülük günü nedir? Ne zamandır var? 1944’de Nihal Atsız, Orhun dergisinde Sabahattin Ali’yi hedef gösterir ve Sabahattin Ali’nin açtığı hakaret davasının ikinci duruşması 3 Mayıs 1944’te Ankara’da görülür. Duruşma sırasında Atsız’ı destekleyenler mahkeme çevresinde ve sonra şehirde gösteri yapar. Bu tarih Turancılığa sahip çıkışın sembolik başlangıcı haline getirilir. Türk kültürü dünyanın birçok yerine yayılmış geniş bir kültürdür. Ama bugün 3 mayısçılara baktığınızda hiçbir kültür parçası bulamazsınız. Türk kültürünü kendi sığ ve ırkçı düşüncelerinin kurbanı ederler. Tüm dünyadan, tüm kültürlerden ve insanlardan nefret eden, herkesi düşman olarak gören hastalıklı bir haldir. Nihal Atsız’ın oğlu Yağmur’a yazdığı mektupta bunu açıkça görürsünüz. Dünyanın tüm milletlerini içerideki ve dışarıdaki düşmanlarımız diye sayar. (Oğlu da daha sonra Nazım Hikmet için şarkı besteleyecektir.) Yani sonuçta koca dünyada bir biz kalırız... Eğer bu gerçekleşmiş olsa bu sefer de kim daha Türk, kim öz Türk yarışı başlardı. Düşman yaratmadan var olamayanlar böyledir çünkü. Nefret edecekleri bir şey olmadan yaşayamazlar. Nihal Atsız’ın sevdiğim tek yönü ırkçı olduğunu açıkça söylemesidir. En azından yumuşatılmış ifadelerin arkasına saklanmıyor şimdikiler gibi. Ve bugün Türk edebiyatımızın en önemli yazarlarından birisinin, Sabahattin Ali'nin bir mezarı bile yoksa bu hastalıklı ruhların nedeniyledir. Benim için Türklük; Karacaoğlan’dır, Dadaloğlu’dur, mizahıyla Nasreddin Hoca’dır, Nazım Hikmet, Sabahattin Ali’dir. Telli çalgısını kutsal bilen bir Hititli gibi sazını yere koymayan Anadolu kültürüdür...
Düşünce
Erdemsizliğin Yükselişi
"Kimden utanayım, insan kaldı mı ki?" Çırılçıplak sokaklarda gezen bu kadın şair, Keşmir'li bir meczub-u ilahidir adı Lâl Ded. İnsanlığın mezar taşı dikileli asırlar oldu Şimdikiler insanlığın mezar taşını da tekmeliyorlar. Cahillik ve erdemsizlik bu çağın milli marşıdır.
Alıntı