Eskiden şehirlerin giriş çıkışlarında mezarlıklar olurmuş giren de çıkan da ölümü hatırlasın diye... Şimdilerde şehirlerin giriş- çıkışlarında alışveriş merkezleri var. Şehre giren de çıkan da "sadece yesin, içsin, giyinsin" isteniyor.
Bütün yaşamımı birilerinin yanında durarak geçirmiştim. Birilerinin bana açtığı boşluklara sığmış, taşmamış, yükselmemiş bile ama kurumamış da, orada eski bir göl gibi durup beklemiştim. Ben bugüne kadar hiç yegane öznesi olduğum bir işe kalkışmamıştım. Hiç kendi kaderimi tayin edecek bir adım atmamış, ekseriyetle bana gösterilen yere ilişmiş, bundan şikâyet etmemiş ama şimdilerde yeni yeni ve epey sarsılarak fark ettiğim şekilde bu sınırları belirlenmiş hayattan sandığım kadar tatmin olmamıştım. Bir şeyler eksik kalmış gibi geliyordu.
Çok merak ediyorum, sen şimdilerde kimsin? Zamanla birlikte ne kadar değiştin? İnsanlar değişmez diyorlar hep. Çoğu zaman da haklılar. Değişmek istemeyen insan değişmez tabii, buna ihtiyaç duymaz. Ama hiç olmazsa arada bir dünyaya bakıp açık yüreklilikle “Sorun sende değil bende” diyebilmek gerekiyor galiba. Koskoca gezegenin tutup bize uymasını beklemekten daha kolay bir şey varsa o da kendini ona uydurmaktır gibime geliyor. Tebdil-i benlikte hemen her zaman ferahlık vardır Osman.
İntihar, şimdilerde sadece bir gözden kaybolma yoludur. Ürkekçe, sessizce yapılır ve tam bir başarısızlığa uğrar. Artık bir eylem değil, sadece bir boyun eğmedir.