İkinci Dünya Savaşı sonrası Fransa’nın taşrasında, birbirine zıt görünen iki genç kız — asi Fabienne ve uslu Agnès — sıradışı bir dostluk kurar. Fabienne’in hayal gücü ve oyunlarıyla şekillenen dünyada, birlikte yazacakları bir kitap onların hayatını bambaşka bir noktaya taşır.
Bir yarım portakalın diğerini tamamlamadığı, aksine kendine özgü bir bütünlük kurduğu bir hikâye… Yiyun Li, Fabienne ve Agnès’in dostluğu üzerinden hem masalsı hem de sarsıcı bir atmosfer kuruyor. Savaşın gölgesinde filizlenen bu bağ, hayal gücü ile gerçeğin ince çizgisinde ilerleyen unutulmaz bir roman yaratıyor.Ben çok sevdim.İkinci kez okuyuşum..
Kazkafanın KitabıYiyun Li · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,113 okunma
Mezopotamya’nın antik şehri Ninova’dan başlayan, kayıp bir şiirin (Gılgamış Destanı parçaları) izini süren bir yolculuk…
Viktorya dönemi Londra’sında, yoksulluktan kurtulmanın tek umudu zekâsı ve hafızası olan Arthur’un hikâyesi…
2014’te Dicle kıyısında Ezidi kızı Narin’in trajik savaş, göç ve hayatta kalma mücadelesi…
2018’de Londra’da kalbi kırık bir hidrolog olan Züleyha’nın hem kişisel acıları hem de köklerine dair bağ arayışı…
Tüm bu parçalar su, şiir ve insanlık belleği etrafında birbirine bağlanıyor.
Bu roman, aslında bir “zamanlar arası köprü” kuruyor. Suyun hafızasıyla insanın unutkanlığı arasında bir karşıtlık çiziyor. Tarih, mitoloji, savaş ve kişisel acılar iç içe geçerken, okuyucuya hem geçmişin derinliğini hem de bugünün kırılganlığını hatırlatıyor. Elif Şafak, farklı çağlardan sesleri bir araya getirerek, “insanlık hikâyesi”ni bütünlüklü bir şiire dönüştürüyor.
Bu kitap, sadece kayıp bir şiirin değil, insanlığın unutulmuş hafızasının da izini sürerken, beni hem geçmişin tozlu sayfalarına hem de bugünün yaralı coğrafyalarına götürdü. Okudukça anladım ki su hatırlıyor, biz unutsak da…