Oysa kimse bilemez hiçbir yere sığmamanın, sığınamamanın boşluğunu. Öyle ise, işte yeniden, yine, bütün zehirli varlıklar için söylüyoruz: Zehri taşımak, çok daha zehirlidir zehirlenmekten.
Durultmak için evreni, benim ölümümü isteyenler vardı. Çünkü kimse istemez, bütün varlıkların bir yanıyla da olsa kelebeğe kesmesini, böyle rengarenk olup, renk düzenini bozmasını.
Belki de bizim o en sevdiğimiz ruh, en vakitsiz vakitte, yerlerde sürünüp parçalamak istiyordur vücudunu. Öyle ise, biz de yerlerde sürünüp parçalayacağızdır kendimizinkini.
Vücudu istemiyoruz. Biz istemeyiz vücudu. Sadece başı isteriz. Bir baş olarak “olmak” isteriz. Çünkü iş açar vücut insanın başına. Birini davet edebilir vücut, bir diğerini itebilir. Birini mutlu edebileceği gibi bir başkasının üstüne kahırlar yığabilir. Bu yüzden, dünyaya dokunduğu için, kalabalığın ilişebildiği bir madde olduğu için, vücudu istemeyiz biz.