İç Kitabı

7,9/10  (20 Oy) · 
62 okunma  · 
14 beğeni  · 
1.031 gösterim
Müjdeliyorum:
Yeni çağın yeni kıtası "iç" tir.
Kırpıntısız seyahatlerin vakti gelmiştir.
Pek yakında insan, kendi "iç"ine gidecektir.
Ve: Kendimden bir melek kopartıp, fırlattıysam
bile "sözlü" aleme, yine de hiçbir şey onu bir
karıncaya çeviremeyecektir.
İşte bu yüzden,
atıp çözdüğüm düğümleri, bu iç yolculuk
hikayesini-elbette hala taşıyorsa meleksi
kıpırdanışları-bu sözleri, sadece melekler
sevecektir.
(Tanıtım Yazısından)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2012
  • Sayfa Sayısı:
    116
  • ISBN:
    9789752890220
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
Gizem Özağaç 
16 Haz 21:04 · Kitabı okudu · 3 günde · 7/10 puan

Altı düğüm ve onların çözülmesinden oluşuyor kitap. Asıl meselenin "yapmak"tan ziyade "olmak" olduğunu dile getiriyor. "iç"imizden, onun varlığına erişmekten ve sonunda iç'in yitirilmesi gerektiğinden bahsediyor. İç çözülmeyi insan dışı şeylerle (çağla, kelebek, denizkestanesi, taş, zakkum, albino tavuskuşu) izah ediyor. İç' in herkesin keşfetmesi gereken bir kıta olduğunu dile getiriyor. Bir miktar kişisel gelişim, bir miktar felsefe barındırıyor içinde. Kısa kısa metinlerden oluştuğu için okunması kolay.

Ezgi Aylanç 
03 Eyl 19:12 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

"'Taş, taş olmayı öğrenir' diye devam eder...
Tesellisiz bir zamanda yazmıştım İç Kitabı'nı, insanın bütün tesellileri tek tek çürütüp tükürüp attığı o zamanlardan birinde. İnsanın içinin kitabı ne zaman yazılır zaten!" Diyen yazarın okuduğum ikinci kitabı. Tahmin edilmesinin zor olmadığını düşünüyorum ki birincisi; "Düğümlere Üfleyen Kadınlar"dı. Ki onu da çok severek okumuştum. Uzun zamandır bir Ece Temelkuran okuma hissi vardı içimde özlemiştim kalemini. Uzun bir ara vermişim ki; bu aranın fazla uzun olduğunu kitabını alıp okuyunca bir kez daha anladım. Yukarıda yaptığım ufak alıntısından :) anlaşılacağı gibi bir sohbet-bir sesleniş usulü yazılmış şiir-metin kitabıdır bu. Yazar, içini-içimizi çıkarıp koymuş önümüze. Mutlaka içinde bir pasajında kendinizden bir nokta bulabileceğiniz bu kitap tam altı düğüm (çağla, kelebek, denizkestanesi, taş, zakkum ve albino tavuskuşu ) ve bu düğümlerin çözümlerinden oluşmakta. Ve düğümler hakikatli birer düğüm diyebilirim :). Şayet ben çözümlere gelesiye kadar allak bullak oldum. Bu nedenle başlangıçta zor bir kitap olarak gözükse de iki kere okunmadan asla hakkında tam bir hüküm giydirilebilecek bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Belki bir baş ucu kitabı olmasa da -ki ben çok uzak bir noktaya kaldırmayı düşünmüyorum.- elinizi attığınızda bir bölüm açıp okuyup kapatabileceğiniz ve o küçücük bölümünde kaybolacağınız kitaplardan.

Bahar Erdal 
21 Haz 23:01 · Kitabı okudu · 161 günde · 5/10 puan

Bir kitabı bu kadar ağırdan alıp, uzun süre beklemeye bırakmamıştım. Başladıktan bu yana çok kitap okudum yerine. Şimdi son satırlarını okuyup da düşününce herkesin kendinden çok şey bulacağı, cümlelerdeki 'iç' çekişleri duyacağı bir kitap olduğuna karar verdim. Ancak yine de çok sevdiğimi ya da hiç sevmediğimi söyleyemem. Karmaşık bir bağ kurdum sanırım kitapla. Ki 6 düğüm ve bu düğümlerin çözümlemeleri arasında ben hep daha çok düğüm oldum. "Zehri taşımak, çok daha zehirlidir zehirlenmekten" , belki de açıklamak için durumu, bir nokta atışı olmuştur.

ebru cemre 
11 Ara 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Müjdeliyorum;
Yeni çağın yeni kıtası, "iç"tir.
Kıpırtısız seyahatlerin vakti gelmiştir.Pek yakında insan,kendi "iç"ine gidecektir.
'
'
Nasıl güzel bir kitap okudum.Kısa kısa cümlelere ne çok anlam yüklemiş Ece Temelkuran.Kendime doğru bir yolculuk yapmamı sağladı bu kitap.hemde çok güzel bir uslûpla,naif bir dokunuşla...
Tek kelimeyle mükemmeldi Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve asla son olmayacak.

Kitaptan 64 Alıntı

Hiç Yok 
17 Haz 16:45 · Kitabı okudu · 4/10 puan

Gidiyorum. Ben, senin iç'inim. İç'in gidiyor. Sen, artık baş­kasıdır. Sen, artık başkalarınındır. Başkalarının dilinde bir sen'dir artık sen; onların diliyle konuşmayı beceren. İster istemez unutan içinin dilini, çünkü ben gidiyorum. İçinin acı­sını aldın yazarak ve şimdi buyurdun bana gitmemi. Gidiyorum, iç'in artık yolculuktur.

İç Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 112 - Everest Yayıncılık)İç Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 112 - Everest Yayıncılık)
Hiç Yok 
17 Haz 00:04 · Kitabı okudu · 4/10 puan

Sen, hiç kimsesin. Sen, hiçbir şeysin.

İç Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 18 - Everest Yayınları)İç Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 18 - Everest Yayınları)
Hiç Yok 
17 Haz 00:06 · Kitabı okudu · 4/10 puan

Yine de sen biliyorsun: eksiksin ve başka türlüsün.

İç Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 19 - Everest Yayınları)İç Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 19 - Everest Yayınları)
Hiç Yok 
 17 Haz 11:55 · Kitabı okudu · 4/10 puan

İsyankar iyiliğim kötülük gibi geliyor kulağa.

İç Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 51 - Everest Yayıncılık)İç Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 51 - Everest Yayıncılık)
Hiç Yok 
17 Haz 00:14 · Kitabı okudu · 4/10 puan

Güzeldin, bakınca şaşılacak kadar güzel, konuşulunca ondan da güzel. "Böyle bir güzellik sahibini zorlar."

İç Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 20 - Everest Yayınları)İç Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 20 - Everest Yayınları)
Hiç Yok 
17 Haz 00:29 · Kitabı okudu · 4/10 puan

Kim için? Ne için? Niye bunca kıvranış? Bu soruları yanıtladın. Kimse için değil. Kendin için bile değil bu acı. Hiçbir şey için değil. Kimileri böyle doğuyor. Kimileri böyle oluyor. Öğrenmeden biliyor bir "iç" olduğunu. En başından biliyor.

İç Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 25 - Everest Yayınları)İç Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 25 - Everest Yayınları)
Gizem Özağaç 
14 Haz 00:12 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Sadece kafanın içinde oluşan sesle konuşabilmek insanüstü bir sabır ve sessizlik gerektirir.

İç Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 43 - Can Yayınları)İç Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 43 - Can Yayınları)
Gizem Özağaç 
13 Haz 23:00 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Her parçalanan oyuncak "tamir edildiğinde" bir parça fazla gelir.

İç Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 30 - Can Yayınları)İç Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 30 - Can Yayınları)
Gizem Özağaç 
13 Haz 23:04 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Yazı, açıklanamaz. Müzik, açıklanamaz. Oyun, açıklanamaz. Dans, açıklanamaz. "Yapmak", açıklanır; "olmak" açıklanamaz. Her şeyin açıklanabilmesi "yapılmasındandır", "olmamasındandır". "Olanları" açıklamaya yönelik kifayetsiz çabalar, insanlığın geri kalanının kendisini aptal hissetmemesi için bir destek, bayağı bir işbirliği faaliyetidir.

İç Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 33 - Can Yayınları)İç Kitabı, Ece Temelkuran (Sayfa 33 - Can Yayınları)