10/10
·112 syf.··
2026 63. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 10:16
Ali Şîr Nevayi ve Hüseyin Baykara, tarihe adlarını yazdıran can dostu iki arkadaş... Onlar daha çocukken zorlu ve maceralı bir yolculuğa çıkarlar. Simurg'a doğru yola çıkarak büyük hayaller kurarlar. Hayatları boyunca da hayallerini gerçekleştirmek için çalışırlar. Baykara, siyaset alanında, Nevayi ise Türkçeye yaptığı katkılarla adını tarihe yazdırır. Nevayi'nin adı bütün dünyaca bilinen, saygı duyulan, taklit edilen bir dilin adı olur: Nevayi Türkçesi. Simurg'a ulaşmak için yola çıkan iki arkadaş, sonunda Simurg'ta kendilerini ve sonsuzluğu bulan kuşlar gibi eserleriyle var olurlar.* #türkçeninmuhafızları serisi hem çocuklar hem de büyükler için hazırlanmış güzel bir kaynak. *arka kapak
Simurg'a YolculukÖzgür Aras Tüfek · Erdem Çocuk Yayınevi · 2016168 okunma
10/10
·400 syf.··
2026 12. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 16:55
Bu kitap Hz.Mevlâna'nın "Attâr yedi aşk şehrini dolaştı, bizse hâlâ bir küçük sokağın başındayız" diyerek övdüğü #feridüddinattar ın kitabı #simurg un öyküsü. Ben bir yorum yapmaktan hicap duyarım. Tasavvuf meraklıları mutlaka okusun deyip fikrimi ayan etmiş olayım. İşte kitaptan bir kaç alıntı #ilkemiroku #kitapsızasla #kitapokusanböyleolmazdı "Can tende gizli, Sen canda gizlisin. Ey gizlide gizlenen. Ey canların Canı. Ey her şeyden önce olan ve her şeyden üstün olan. Ey her şey kendisine ait olan ve hepsini ait olan." "Sana gelince, yok et sen kendini. Budur işte Kemal! Kaldır ortadan kendini. Budur Vuslat! " Kullar senden çekiniyor, bense kendimden korkuyorum! Çünkü senden İyilik, kendindense kötülük gördüm." "O'nun dışında her ne ararsan bir benzerini bulursun!" "Sen mumun parıldayışını götüyorsun ve memnunsun, fakat onun başındaki ateşi görmüyorsun. Bedene dışarıdan bakan kimse, gönülde neler olup bittiğini hiç bilebilir mi?" "Kim vardır benim gibi böyle tek başına, yapayalnız? Kim var deryaya daldığı hâlde dudakları kupkuru kalmış? Sırdaşım, dertdaşım olacak kimsem yok! Ne acılarımı paylaşacak biri var,ne mahremim olacak bir dost! Derdimi kime açacak, kime anlatacağım? Kim var benim halimden anlayan?" "Bir sûfî şöyle diyordu: Eğer Allah beni hesaba çekip -Ey yorgun, bitkin görünen! Yoldan (dünyadan) ne getirdin? Diye sorarsa, cevabım şu olur: Yarabbi zindandan ne getirilir?" "Ben bu dünyada kendime bir sırdaş bulamadım,o yüzden içimi hep mısralara döktüm." "..sen hayatında bir zaman cefalarla cebelleşmedikçe, huzur ve sükûnu nasıl tadabileceksin?" "Sultanım! Mademki beni böyle kolayca öldürebilecektin, bu yiğit ve kahraman orduyu getitmene ne gerek vardı?" "Sen ben misin? Yoksa ben sen miyim? Ben sende yok oldum. Yok artık ikilik!" "Hep hiç olduğuna,hiç de bu hep
Mantıku't-TayrFerîdüddin Attâr · Sufi Kitap Yayınları · 20256,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kumların Yemini- Ömer Kaan Çetin
9/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 20:53
__Tanrılar hata yaptığında bedelini herkes öder. Kanlı bir yükseliş,yine kanla son bulmuştu. Çöl Masalı serisinin ilk kitabı olan Kumların Yemini kitabının tasarımını,karakter kartlarını ve konusuna bayıldım. Kitabımız,Çöllerin Ulu Hanımı Ninibe'nin, insanlığın yanında olmak istediği için tanrılar tarafından ilahi kattan sürülür. Kardeşleri ona sırt çevirir ve gök sarayı yakılır. Ve Ninibe artık gücü az kalmış bir şekilde kendini yarattığı çöl topraklarında bulur. İhanetten sonra Ninibe'nin istediği tek şey gücünü geri kazanıp tanrılardan intikam almaktır. Kurgusuna bayılarak okudum kitabı. Özellikle Mısır mitolojisi çok güzel kurgulanmış.Çöllerin yaratıcısi Ninibe, Diyarın sönmeyen ateşine hükmeden Azeran, Ezeli Gecenin Ninesi Neith, Kaosun efendileri, İlahilerin hükümdarı Ra,Cinler ve daha bir sürü karakter var kitapta. Tabi bir de Neha tarafindan yaratılan Ten Değiştirenler var. Şahmeran sürüngenlerin kraliçesi aşkı seçtiği için ceza alarak sürgün edilen kadın, Simurg kanatlilarin efendisi kibir yüzünden sürgün edilen adam ve Puma kürklülere hükmeden gücünün sınırlarını kontrol edemediği için hapsedilen karakterimiz. Şahmeran ve Mirza'nin aşkını o kadar severek okudum ki..Çok güzellerdi her şeye rağmen, birbirlerinin yanında olmaları çok iyiydi. Son sahnede Şahmeran ile ilgili öyle bir şey oluyor ki ikinci kitabın bir an önce çıkması gerekiyor. Ninebe ve Azeran arasında olan tutkuda benim hoşuma gitti. Onları daha çok okumak isterdim. En sinir olduğum karakterlerden biri Neha kesinlikle. Yaptıkları ile okurken sinir olduğum yerler oldu.Eğer fantastik ve mitoloji okumayı seviyorsanız önerebilirim kitabı. Yazarın kalemiyle ilk defa tanıştım ve hiç sıkılmadan okudum kitabı. Ninebe'nin pes etmeden gücünü kazanmak için yaptıği eylemler,onun yanında olan
1000Kitap
Kumların YeminiÖmer Kaan Çetin · Prime Kitap · 202631 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2022 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2022 20:04
Şehname, İranlı şair Firdevsî tarafından yazılmış büyük bir destandır ve İran’ın efsanevi geçmişini, kahramanlarını ve hükümdarlarını anlatır. Eserde geçen en önemli kahramanlardan biri Rüstem’dir. “Zaloğlu Rüstem” olarak bilinen bu kahraman, olağanüstü gücü ve cesaretiyle İran’ı düşmanlardan korur. Rüstem’in babası Zal, beyaz saçlı doğduğu için dışlanmış; daha sonra Simurg adlı efsanevi kuş tarafından büyütülmüştür. Rüstem de babası gibi sıra dışı özelliklere sahip bir savaşçı olarak yetişir. Destanın en bilinen bölümlerinde Rüstem’in devlerle, düşman ordularıyla ve zalim hükümdarlarla mücadelesi anlatılır. Ancak eser yalnızca savaşlardan ibaret değildir; adalet, kader, kahramanlık, aile bağları ve insanın trajik yazgısı gibi temaları da işler. Özellikle Rüstem’in bilmeden kendi oğlu Sührab’ı öldürdüğü bölüm, dünya edebiyatının en hüzünlü hikâyelerinden biri kabul edilir. Şehname, İran kültürünün ve klasik Doğu edebiyatının en önemli eserlerinden biridir.
Şehname Zal Oğlu RüstemFirdevsi · Yeryüzü Yayınevi · 200411 okunma
Puan vermedi·204 syf.·
2026 10. kitabı
Kimilerinin her şeyin bittiğini sandığı, kimilerinin de yeni bir hayatın başladığına inandığı yerde, yüksek duvarlarla gözlerden gizlenmiş eski bir mezarlığın sessizliğinde Aynalı Baba. Ayna parçaları taktığı sarığı ve cübbesi, teneke parçaları iliştirdiği pejmürde kıyafetiyle tam bir tezat teşkil eden vakara sahip yaşlı bir adam. Ve Raci.. Pozitivizm ve maneviyat arasında sıkışıp kalmış huzursuz bir genç. Osmanlı'nın son dönem aydınlarından Şehbenderzade Filibeli Ahmet Hilmi, Amak-ı Hayal isimli kitabında buluşturmuştur bu iki karakteri. Kitap, okuru, mürşid-i kamil olan Aynalı Baba rehberliğinde irfana uzanan gizemli bir yolculuğa davet eder. Raci, yolculuğun sonunda hayallerin derinliklerinde kaybolmanın aslında kendini bulmak olduğunu keşfedecektir. Amak-ı Hayal konusu itibarıyla bir seyri sülûk kitabıdır. Ancak yazım türü olarak hangi kategoriye girdiği tartışma konusu olmuştur. İlk tasavvufî roman olduğunu söyleyenler çoğunlukta olsa da içerisindeki Buda, Zerdüşt, Brahman, Platon gibi İslam dışı unsurların varlığı onu alışılmış bir tasavvuf kitabı olmaktan çıkarmaktadır. Üslup açısından ise her ne kadar roman türüne yakın görülse de modern roman kriterlerine tam olarak uymamaktadır. Bu bakımdan Amak-ı Hayal ne tam bir roman ne de tam bir hikaye kitabı sayılabilmiştir. Muhtevası ise ne sadece tasavvuf ne de sadece felsefedir. Anlaşılan o ki Darulfununda felsefe hocalığı yapan ve tasavvufla iç içe bir hayat yaşayan yazarın bu kitapla amacı, felsefî, tasavvufî ve ahlâkî konulara ait görüşlerini okucuyu sıkmadan bir kurgu dahilinde aktarmaktır. Roman tekniğini ise sadece bir kılıf olarak kullanmıştır. Amak-ı Hayal iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Raci ve Aynalı Baba'nın tanışmasına ve Raci'nin rüya aleminde
A'mâk-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202122,3bin okunma
10/10
·407 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
"Mantık Al-Tayr" (Mantıku't-Tayr) tasavvufî mesnevi; insanın kendi iç boşluğuyla yüzleşmesini anlatan çok kıymetli bir ruh haritasıdır. Ferîdüddin Attâr, eserinde kuşları konuşturarak, insanın parçalanmış benliğini anlatıyor. Her kuş başka bir korkunun, arzunun, zaafın ya da kaçışın sembolüdür. Hüdhüd’ün rehberliğinde çıkılan yolculuk, Simurg’u arayış gibi dursa da, metnin derinlerinde insanın Tanrı’ya değil, önce kendi hakikatine ulaşma çabası vardır. Attâr’ın kurduğu yedi vadi sistemindeki mistik aşamalar; insanın ego, kibir, tutku, aidiyet ve benlikten sıyrılma sürecinin psikolojik çözümlemesidir. Kitap boyunca birçok kuşun yolda kalması, insanın hakikati istemesine rağmen konforundan vazgeçemeyişini temsil ediyor, çünkü Attâr’a göre herkes hakikati duymak ister, ama çok az insan onun bedelini ödemeye cesaret eder. Eserin en sarsıcı yanı, yolculuğun sonunda Simurg diye ayrı bir varlığın bulunmaması ve geriye kalan otuz kuşun aslında aradıkları şeyin kendileri olduğunu fark etmesidir. Bu bölüm, tasavvuf edebiyatının en güçlü kırılma noktalarından biridir; çünkü Attâr burada “aradığın şey sensin” fikrini mistik bir öğreti olarak değil, varoluşsal bir yüzleşme olarak sunuyor. Metnin dili yoğun biçimde sembolik olmasına rağmen duygusal olarak son derece sert; insanın nefsini parçalayarak olgunlaşabileceğini söylüyor. "Mantık Al-Tayr," tasavvuf klasiği, insan ruhunun kibirden hakikate doğru yaptığı yürüyüşün edebî bir yansımasıdır. (Mantıku't-Tayr, İranlı mutasavvıf şair Ferîdüddin Attâr’ın en önemli eserlerinden biridir. Türkçeye genellikle “Kuş Dili”, “Kuşların Konuşması” ya da “Kuşların Toplantısı” olarak çevrilir. Tasavvuf edebiyatının en güçlü alegorik metinlerinden biri kabul edilir. Mevlânâ Celaleddin Rûmî başta olmak üzere birçok sûfî şairi ve Doğu Edebiyatını
1000Kitap
Mantık Al-TayrFerîdüddin Attâr · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20196,4bin okunma