Ey kör! Aç gözünü de düşlerden uyan. Simurg'u göremesen de bari küçük bir serçeyi gör. Kaf Dağına varamasan bile hiç olmazsa evinden çıkıp kırlara açıl ; böcekleri, kuşları, çiçekleri ve tepeleri seyret. Bırak dünyanın haritasını yapmayı! Daha hayattayken bir taşı bir taşın üstüne koy. Gülleri ve bülbülleri göremeyip gün boyu evinde oturan adam Dünya'nın kendisini hiç görebilir mi ?
Ey kör! Aç gözünü de düşlerden uyan. Simurg'u göremesen de bari küçük bir serçeyi gör. Kaf Dağına varamasan bile hiç olmazsa evinden çıkıp kırlara açıl; böcekleri, kuşları, çiçekleri ve tepeleri seyret."
Ab- Hayat: İçen kişiyi ölümsüz kıldığına inanılan su. Ölümsüzlük suyu, bengisu
Aciz: Acz: Güçsüz, gücü yetmeyen; güçsüzlük, yetersizlik.
Adem: 1. İlk peygamber 2. Insan, insanoğlu, Âdemoğlu.
Adem: Yokluk, hiçlik.
Ahiret: Ahret: Öteki dünya, öldükten sonra gidileceğine inanılan dünya
Akdoğan: Kuşları avlayıp sahibine getirmeye alıştırılmış yabani doğan.
Ali: Hazreti Ali.
Anka Kuşu: Küllerinden yeniden doğan efsanevi kuş. Zümrüdüanka Kuş. Simurg, Otuz Kuş da denir.
Arş: Bir şeyin en üstü, tavanı, gökyüzünün en yüksek katları.
Atesperest: (Bkz. Zerdüşt)
Ay-Balık: (Farsça: Mah-Mahi) En yukarısı yerine Ay, en aşağısı yerine Bali denir. En üstten en alta, her şeyi içine alan demektir.
Aymak: Ayılmak, kendine gelmek, aklı başına gelmek.
Ayyar: Melamiliğin savaşçı ve asker kesimi.
Babil: Babil kenti ve eski bir uygarlık adı.
Bağdat: Bağdat kenti.